Etiket arşivi: yıkım

Deprem Öncesi, Esnası ve Sonrasında Yapılacaklar

strike_slip_fault

Doğanın en korkutucu ve en yıkıcı fenomenlerinden birisi şiddetli depremler ve dehşet verici olan yıkıcı etkisidir. Bir deprem gezegenimizin toprağın altındaki tabakaların kırılması ve kaymasıyla uzun bir süredir biriktirdiği yükün serbest bırakılması ile aniden yaşanılan bir sallantıdır. Yüz milyonlarca yıl boyunca tektonik levhaların gücü gezegenimize şekil vermiştir. Gezegenimizin yüzeyini oluşturan büyük tabakalar birbirlerinin üzerinden, altından ya da yanlarından geçmektedir. Bazen bu hareket ağır adımlarla gerçekleşir. Başka zamanlarda tabakalar kilitlenir ve böylece biriktirdikleri enerjiyi serbest bırakamamaktadırlar. Birikilen enerji yeterince büyüdüğü zaman bu tabakalar kilitten kurtulur. Eğer bir deprem nüfusun fazla olduğu bir yerde yaşanırsa, bir sürü ölüme, yaraya ve eşya ve/veya yapıların zarara uğramasına sebep olabilmektedir. Depremler bir sene içerisinde herhangi bir zamanda gerçekleşebilir. Bir depremin tam olarak ne zaman yaşanılacağını tahmin edebilmek oldukça zor bir şey olduğundan sizin ve sevdiklerinizin bir deprem gerçekleşmeden evvel bir ön hazırlık yapması oldukça önemli bir şeydir.

Deprem Öncesi Yapılması Gerekenler
opções binárias bastter (1) İlk olarak bir acil durum kiti hazırlamanız ve bir de yakınlarınızla iletişime geçebilmeniz için bir plan kurmanız gerekir. Deprem çantalarında neler olması gerektiği alttaki resme bakarak görebilirsiniz, ya da isteğinize bağlı olarak hazır deprem çantalarını sipariş edebilirsiniz.

deprem_cantasi

binaire opties systeem (2) Rafların duvarlara sıkı bir şekilde bağlı olduğundan emin olunuz.

funzionamento trading opzioni binarie demo (3) Büyük ya da ağır objeleri rafların en alt kısımlarına yerleştiriniz. Böylece deprem esnasında bu objeler üzerinize düşmez.

är det lagligt att köpa Sildenafil Citrate (4) Cam gibi kırılabilecek objeleri dolapların en altına yerleştiriniz.

cosa è autopzionibinarie (5) Duvara asılan resimlerinizin ve aynalarınızın sağlam bir şekilde yerleştirildiğinden ve yatak, kanepe ya da insanların oturabileceği yerlerden uzak olduğundan emin olunuz.

waarheid binaire opties (6) Yanma riski taşıyan elektrik kabloların ve gaz bağlantıların düzgün olduğundan emin olunuz. Tamir şart ise için tek başınıza çalışmaya kalkışmayınız ve gerekirse bir uzman çağrınız.

http://www.statlogistics.com/?nlo=bin%C3%A4re-optionen-wer-verdient&ab4=89 binäre optionen wer verdient (7) Olası gaz ya da su sızıntısı için esnek boruları tercih ediniz, çünkü bunlar kırılmaya daha dayanıklıdırlar.

opcje binarne od czego zaczac (8) Su ısıtıcının, buzdolabın, ocağın ve gaz bağlantısı olan cihazların duvara ve yere bağlı ve sabit olduğundan emin olunuz.

afm waarschuwing binaire opties (9) Tavanda ve temelde derin çatlaklar varsa tamir ettiriniz. Bir uzmandan yapıyla ilgili strüktürel (yapısal) kusurların olup olmadığı konusunda bilgiler alınız.

För Inderal på nätet utan recept (10) Yanabilme özelliğine sahip ürünleri kilitleri olan dolapların içerisinde tutunuz.

La sua paternità è rivendicata da Satoshi Nakamoto (uno pseudonimo) nel 2009, che ha lanciato il Bitcoin come mezzo di scambio, definita come una valuta separata dalla valuta reale, completamente convertibile in dollari o in euro. http://kidpowercs.org/options-en-binary.pdf options en binary Riassumendo i punti salienti del test su 24option bisogna sicuramente sottolineare una piattaforma per il trading funzionale e graficamente curata, così come il rendimento potenzialmente elevato con la modalità High yield. (11) Kaldığınız yerde güvenli yerleri belirleyin. Bunları iç duvarlar ya da dayanıklı masalar olabilir. Bu yerleri aklınızda daima bulundurunuz.

perazioni binarie (12) Gerekirse yakınlarınızla antrenmanlar yapabilirsiniz. Masaların altına girdiğiniz zaman tutunun. Bu “Çök, Kapan ve Tutun” tekniği olarak bilinir (Drop, Cover & Hold On).

köpa viagra från england Deprem Sırasında Yapılması Gerekenler
Eğilin, saklanın ve tutunun. Fazla hareket etmeyiniz ve eğer kapalı bir alandaysanız, sallanma geçene kadar orada durunuz, böylece ne zaman çıkmanın güvenilir olduğunu öğrenebilirsiniz.

strategie binäre optionen Eğer Bir Yapının İçindeyseniz;
http://al-aalem.com/?binara=%D8%A3%D8%AF%D8%A7%D8%A1-%D8%A7%D9%84%D8%B1%D9%88%D8%A8%D9%88%D8%AA-%D8%AE%D9%8A%D8%A7%D8%B1-%D8%AB%D9%86%D8%A7%D8%A6%D9%8A&691=c6 أداء الروبوت خيار ثنائي (1) Demin de söylediğimiz gibi eğilin, saklanın ve tutunun. Eğer yakınınızda bir masa yoksa o zaman yapının kenarına gidin, eğilin ve kollarınızla yüzünüzü ve başınızı koruyun.

segnali operativi per opzioni binarie (2) Camdan, pencerelerden, dış kapılardan, duvarlardan ve düşebilecek her şeyden uzak durunuz.

opzioni binarie eur/usd (3) Eğer bir yataktaysanız, orada kalın ve başınızı bir yastıkla koruyun. Eğer üzerinize düşebilecek ağır bir şey varsa [mesela tepenizde bulunan aydınlatma fikstürü (tesisatı)] o zaman daha güvenilir bir alana gidiniz.

(4) Dayanıklı olup olmadığından emin olmadığınız kapılardan geçmeyiniz. Kapıların olduğu alanlar genellikle dayanıklı değildir ve korunmak için ideal yerler değildir.

(5) Dışarı çıkmanın güvenilir olduğu bir zamana kadar içeride kalınız ve sallantının bitmesini bekleyiniz. Yapı sallanırken dışarıya çıkmayınız. Araştırmalar gösteriyor ki birçok insanın yaralanmasının sebebi yapıda farklı bölgelere yöneldikleri ya da çıktıkları içindir.

(6) Asansörleri kullanmayınız. Olası bir elektrik kesintisiyle içeride hapsolabilir ya da sert bir düşüş yaşayabilirsiniz.

(7) Elektrik kesintisinin yaşanabileceğini ve yangın alarmının da devreye girebileceğini unutmayınız.

Eğer Dışarıdaysanız;
(1) Yapılar (binalr vs.), sokak lambaları ve elektrik kablolarından uzak duracak şekilde yerinizden kıpırdamayınız ve korunmak için bir yapıya girmeyiniz.

(2) Sanılanın aksine en büyük tehlike yapının dışarısında bulunmaktadır. Tehlikeli olan alanlar yapıların girişleri ve dış duvarına yakın olan yerlerdir. 1933 Long Beach depreminde hayatını kaybeden insanların birçoğu yapının dışarısına koşmalarıyla beraber üzerlerine devrilen duvarlardan ve yapıdan düşen parçalardan (pencere, duvar, eşya vs.) dolayı öldüler. Deprem sırasında yerin hareketinden dolayı yaşanılan ölüm ve yaralanma olayları ise nadirdir.

Eğer Hareket Eden Bir Aracın İçindeyseniz;
(1) Yapılardan, ağaçlardan ve elektrik kablolarından uzak duracak bir şekilde aracınızın içerisinde kalınız.

(2) Deprem durunca dikkatli bir şekilde yolunuza devam ediniz. Deprem sırasında hasar gören yollardan, köprülerden ve rampalardan uzak durunuz.

Eğer Enkaz Altındaysanız;
(1) Etrafı görebilmek için kibrit yakmayınız. Yanlışlıkla kendinizi yakabilirsiniz.

(2) Fazla hareket etmemeye çalışın ve tozun yükselmesine sebep olmayın. Bu şekilde üzerinize daha fazla ağırlık katacak şeylerin düşmesini ve nefesinizin tutulmasını engellemiş olursunuz.

(3) Ağzınızı bir şeyler örtünüz.

(4) Kurtarma ekibin sizi tespit edebilmesi için bir boruya ya da ses çıkarabilecek bir şeye vurun. Yanınızda bir ıslık varsa onu kullanınız. Başka şansınız kalmadığı sürece bağırınız, çünkü bağırdıkça size tehlikeli gelebilecek derecede toz yutabilirsiniz.

(5) Arama-Kurtarma konusunda uzman kişiler gelene kadar sevdiklerinizi arayıp çıkarmak isteyebilirsiniz, ancak unutmayınız ki bastığınız yerlerin altında başka insanlar da olabileceği için ağırlık oluşturup birisinin hayatını kurtarırken bir başkasının ölümüne sebep olabilirsiniz.

Deprem Sonrasında Yapılması Gerekenler
(1) Deprem durunca, çevrenizi kontrol edin ve hareket etmenin güvenilir olup olmadığından emin olun. Fırsatınız varsa da yapıdan çıkın.

(2) Deprem sonrasında gelecek dalgalanmaları unutmayınız. Bunlar ana depremden daha az şiddete sahiptir ama yine de ana depremin oluşturduğu zayıflıkları yıkabilecek kadar güçlü olabilirler. Bunlar ana depremden sonra ilk saatler, günler, haftalar ve hatta aylar içerisinde bile yaşanabilir.

(3) Yaralı insanlara yardım etmeye çalışınız. Ağır yaralı insanları yerinden fazla oynatmamaya çalışınız ve yardım için bekleyiniz, fakat acil bir durum söz konusuysa onları kurtarabilirsiniz (örneğin, o esna bir çökme yaşanabilir ve kişiyi kurtarmanız gerekebilir).

(4) Bir deprem sonrasında en tehlikeli şeylerden birisi de yangının olmasıdır. Mümkünse küçük boyutta ateşleri söndürmeye çalışınız.

(5) En son durumlar hakkında önemli bilgiler edinebilmek için bir radyo ya da televizyon arayınız.

(6) Denize yakın yerlerde yaşıyorsanız, olası tsunamilere dikkat ediniz ve buradan uzaklaşınız.

(7) Telefonu sadece acil durumlar için kullanınız.

(8) Eviniz artık güvenli değilse ve yakınlarda insanların kalabileceği güvenli bir barınak ya da yapı varsa oraya gidiniz.

(9) Yardımınıza ihtiyaç duyulmadığı zamanlarda zarar görmüş yapılardan uzak durmaya çalışınız. Otoriteler güvenli olduğunu söyledikleri zaman evinize dönebilirsiniz.

(10) Aracınızı kullanırken dikkat ediniz ve eğer geceyse sokak ışıkların sönme olasılığını göz önünde bulundurunuz.

(11) Evinizde döndüğünüz zaman dolapları açınca dikkatli olunuz.

(12) Kırılmış objelerin size zarar vermemesi için uzun bir pantolon, uzun kollu bir üstlük, sağlam ayakkabılar ve mümkünse eldivenler giymeye çalışınız.

(13) Eğer yere ilaçlar ya da yanabilecek sıvılar dökülmüşse onları hemen temizleyiniz. Gaz sızıntısının ya da bir tür kimyasalın kokusunu alıyorsanız o zaman alanı terk ediniz.

(14) Şömineniz varsa orayı da inceleyiniz. Fark edilmeyen hasarlar bir yangına sebep olabilir.

(15) Beyaz eşyalarınızı da kontrol ediniz.

(16) Gaz sızıntısı tespit ettiyseniz, camınızı açık bırakıp binayı terk ediniz. Ana gazı kapatabiliyorsanız kapatın ve telefonla uzman kimselere ulaşmaya çalışınız. Eğer gazı kapattıysanız, o zaman ancak bir uzman tarafından geri açılması gerekir.

(17) Elektrikle çalışan sistemlerde hasar olup olmadığını kontrol ediniz. Eğer bir hasar tespit ettiyseniz o zaman elektriği ana yerden kapatınız. Eğer şalterleri kapatabilmek için sulu bir alandan geçmeniz gerekiyorsa o zaman birkaç tavsiye için önce bir elektrikçiyi arayınız.

(18) Su tesisatında bir sorun var mı kontrol ediniz. Eğer bir sorun tespit ederseniz o zaman su firmasını arayınız. Su sorunu nerede mevcut ise ona bağlı olan şeyleri kullanmayınız (örneğin, tuvalet ya da musluk).

Daima hazırlıklı olmaya çalışın. Amacımız sizleri korkutmak değildir ama gezegenimizde hayatımızı tehdit eden bir sürü şey bulunmaktadır (orman yangınları, tsunami, sel, toprak kayması vs.). Japonya bile mimaride önde gelen ülkelerden birisi olsa da, depremler ve tsunamiler her zaman tehlikelidir. Buradan Japonya’da yaşanılan facianın öncesi ve sonrasını gösteren görüntülere farenizi görüntünün üzerine getirerek bakabilirsiniz.

Fotoğraf: Marco Di Lauro/Getty Images
Fotoğraf: Marco Di Lauro/Getty Images

Milattan önce 1. yüzyılda yaşamış olan Romalı yazar, mimar ve mühendis olan Vitruvius’a göre mimari bir eseri oluşturan üç ana bileşen bulunmaktadır, bunlar “Utilitas, Venustas, Firmitas” yani “İşlevsellik, Estetik, Sağlamlık”. Mimaride yapıların önemi açısından önem sırası şu şekildedir: Sağlamlık, İşlevsellik, Estetik. Bu önem sırası hiçbir zaman tam tersi olmamalıdır, bu yüzden oturacağınız binaları da sırf güzel göründükleri için değil, sağlam oldukları için seçiniz.

Bu metin, Deprem Öncesi, Esnası ve Sonrasında Yapılacaklar başlığı altında yayınlanmıştır. Bütün hakları Arsel Acar’a (Evrim Ağacı) aittir. Makalenin orijinal hâline dokunulmadan ufak dokunuşlar yapılmıştır. Sadece girizgâh bölümü olduğu yerden çıkarılmış ve en sona eklenmiştir.

Evrim Ağacı ekibi olarak sizlere biyoloji, fizik, arkeoloji, skeptisizm gibi birçok konuda bilgi verebilmek için uğraşıyoruz, ancak bu bilgilerin yanında bir de doğayı ve hayvanları korumakla ilgili bilgiler de paylaşmaya çalışıyoruz. Bu seferki yazıda korumak istediğimiz asıl şey sizsiniz. Bu yazıyı 17 Ağustos tarihinde hazırladık ve 1999 Gölcük Depreminde ölenleri anmakla ve bugün hayatta olan yakınlarına başsağlığı dilemekle beraber gelecekte yaşanılacak olan depremler için de sizler için deprem öncesi, esnası ve sonrasında yapılacaklar konusunda kısa ve anlaşılır bir yazı hazırlamak istedik. Buradaki bilgilerin çoğunu bu siteden çevirdik.

Yazıya farklı kaynaklardan birkaç bilgi de ekledik ve araştırabileceğiniz yerli ve yabancı kaynakları da yazının en altında paylaştık. Depremler doğanın bir parçasıdır ve her ne kadar sağlam yapılar inşa etmeye çalışsak da, her zaman onun kurallarıyla oynamak zorundayız, bu sebeple kendimiz için ve çevremizde sevdiklerimizin güvenliği için burada yer alan adımları iyi bilmemiz önemlidir. Birçok kaynakta depremlerde yapılması gerekenler konusunda uzun bilgiler yer almaktadır. Bunların birçoğu geçmişte yaşanılan olaylardan ve tecrübelerden elde edilmiş bilgilerdir, fakat her ne kadar bu uzun yazılara da vakit ayırıp okumaya çalışsak da, deprem sırasında panikleyip bildiğimiz her şeyi unutabiliriz, tıpkı arabayı yıllarca kullanan bir insanın sokağın ortasına birden çıkan bir çocuğu görüp de paniklemesiyle firene basmayı unutması gibi. Bu sebeple uzun detaylar yerine sizlere basit bir “Yapılması Gerekenler” şeklinde bir yazı hazırladık.

Kaynaklar ve İleri Okuma:
Ready
Ready Checklist
Thomson Reuters
Food Safety
Amazon AWS
FEMA
ShakeOut
USGS
Earthquake Country
AFAD
Ankara AFAD
Sağlık Vakfı
ABC
Kocaeli Üniversitesi
DEÜ

İtalya’daki Deprem Davasına Şaşı Bakış

İtalyanlar için durum basit, olay kasıtsız adam öldürme. Bilim dünyası içinse karar, “Burası Galileo‘nun memleketi, zaten başka bir sonuç beklenemezdi!” şeklinde alaycı ya da “İtalya’da mafya dışarda, biliminsanları hapiste!” şeklinde sarsıcı. Aşağıda, saygın kurum veya kuruluşların verdiği nâzik serzenişleri okuyabilirsiniz.

Italian Court Action Likely to Harm Efforts to Mitigate Earthquake Losses
Conviction of Italian Scientists May Hinder Open Discussion of Seismic Risk
Royal Society and NAS issue statement regarding the recent conviction of Italian earthquake scientists
AGI Statement on the Conviction of Italian Seismologists (.pdf)
Scientists alarmed by verdict of Italian court
Guilty: L’Aquila Earthquake Scientists Sentenced to 6 Years Imprisonment
Roundup of EGU Twitter discussion on L’Aquila (ya da direkt sohbetin tam dökümü)
The L’Aquila Verdict: A Judgment Not against Science, but against a Failure of Science Communication
Seismologists found guilty of manslaughter
Shock and law
Italian court finds seismologists guilty of manslaughter
Italian Scientists Jailed for Failing to Predict Earthquake
Italy Still Hasn’t Learned

Bilim dünyası, bu davaya “İtalyan biliminsanları deprem tahmininde yanıldığı için tutuklandı” diye bakıyor. Fakat gerçek bu değil. Ben İtalyanların yanındayım. Bu adamlar, suçlu. Çünkü İtalyanlar, bu biliminsanlarının aynı bakanımız Erdoğan Bayraktar gibi, “Burada deprem olmaz!” dediğini söylüyorlar. Hatta o günkü Berlusconi hükümetini kurtarmak için televizyon karşısına geçip, halkın içini ferahlatan açıklamalar yaptıklarını ekliyorlar. İşte tam da burada, “etik” denilen kavram devreye giriyor.

Deprem tahmini üzerinde yapılan birçok araştırma var. Birçoğu komik geliyor insana.. Fakat 309 kişinin ölümüne neden olan depremde, ne deprem öncesi Radon seviyesindeki artış ne de kurbağaların ilginç davranış sergilemesi açıklama yapan biliminsanlarının dikkatini çekmedi. Çekmemesi de normal. Ama sizin dikkatinizi şu konuya çekmek istiyorum. Bu biliminsanları, zavallı İtalyanları korkmadan uyuması için telkin edici cümleler kurarak evlerine gönderdi. Onlara “Son bilimsel çalışmalar bile depremi tahmin etmekten uzak. Bu yüzden evinizde kalıp kalmamak size (siz yüce İtalyan halkına) kalmış” demediler. Bu davada, depremin olmayacağını tahmin edenler yargılandı ve suçlu bulundu. Pekâlâ, siz karar verin. Bu davranış etik mi, değil mi..

Bu arada bizim ülkeden ses sedâ çıkmadı, başta JMO, JFMO, YKD, TÜBA, TÜBİTAK ya da ne varsa.. Fakat 2013’te JMO’nun düzenleyeceği, 66. Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nın teması “Deprem ve Etik“. Bakalım kurultayda, dünyayı sallayan bu konunun bahsi geçecek mi..

Filipinler’de Yıkım: Bopha Tayfunu

Filipinler’de tropikal Bopha (Tr. Bofa, Pablo) tayfununun büyük bir yıkıma yol açtığı Mindanao Adası’nda ölü sayısı artıyor. Resmî kaynaklara göre felakette yaklaşık 500 kişi yaşamını yitirdi, 400 kadar da kayıp var.


Bopha makes landfall. Görüntü: NASA

Babam hastanede durumu kötü. Annem ve büyük abim suya kapıldı. Annem bana giderken seni seviyorum dedi.
— Kazazede çocuk

Halihazırda Batı’daki Palavan Adası’nı geçmekte olan tayfunun Filipinler’e ulaşmasından önce on binlerce kişi güvenli bölgelere taşınmıştı. Nev Bataan kentinde ani sel baskını sonucu 43 kişinin öldüğü belirtiliyor. Dağların yamaçlarından süzülen su ve çamurun, köyde tahliye merkezi olarak kullanılan okulun salonunu bastığı belirtiliyor. Compostela Valley eyalet valisi Arturo Uy, “Güvende olduklarını düşünüyorlardı. Ama suyun yolunda olduklarını bilmiyorlardı” dedi. Nev Bataan’a giden anayolun kapalı olduğu, ordunun durum tespiti için bölgeye helikopterler sevk etmeye çalıştığı belirtiliyor. Compostela Valley eyaleti Mindanao Adası’nda felaketten en çok etkilenen bölge. Komşu Davo Oriental eyaletinde de 30 ile 50 arasında ölüden söz ediliyor. Yetkililer, Nev Bataan’a ceset torbası ve diğer acil yardım malzemelerinin sevk edileceğini açıkladı.

Corazon Soliman adlı bir yetkili, ‘Dışarıda, açıkta cesetler var. Hastalık yaymak istemiyoruz.” dedi. Soliman, ağaçların devrilmesi ve köprülerin yıkılması nedeniyle birçok yerleşim birimine ulaşılamadığını, yaklaşık 30.000 nüfuslu Cateel kasabasında binaların yüzde 95’inin hasar gördüğünü, burada 23 kişinin boğularak ya da ağaçların altında kalarak can verdiğini söyledi. İçişleri Bakanı Manuel Roxas ise bir köprünün çökmesi nedeniyle tayfunun kıyıya ulaştığı noktada bulunan Baganga, Cateel ve Boston’un dış dünyayla bağlantısının kesildiğini belirtti.

10.000 hektarlık (100 kilometrekarelik) bir alanda su baksınlarına ve heyelanlara yol açan Bofa Tayfunu, ülkedeki toplam tarım alanlarının yaklaşık dörtte birine zarar verdi.

Filipinlerde her yıl yaklaşık 20 tayfun görülüyor. Tayfunlar her seferinde çok sayıda kişinin ölümüne neden oluyor ve büyük yıkıma yol açıyor. Geçen yıl Vashi tayfunu Mindanao adasında 1.500 kişinin ölümüne neden olmuştu.

Kaynakça
BBC, Filipinler’de tayfun felaketi: En az 200 ölü, 5 Aralık 2012
DW, Bopha tayfunu Filipinler’i vurdu, 5 Aralık 2012
EN, Filipinler’in güneyini Bopha tayfunu vurdu, 5 Aralık 2012
EN, Filipinler’de durum içler acısı, 5 Aralık 2012
EN, Filipinler tayfun felaketinin yaralarını sarmaya çalışıyor, 7 Aralık 2012

Türkiye’nin Diri Fay Haritalarını İndirmek İçin Tıklayın!

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA), mevcut Türkiye Diri Fay Haritası’nı güncellemişti. Aşağıda pafta pafta MTA tarafından saptanmış diri/etkin/aktif fayların haritaları bulunmaktadır. İndirilemeyen paftalarda, MTA tarafından diri/etkin/aktif fay varlığı saptanamamıştır. 1/250.000 ölçekli paftaları indirmek için görüntüye tıklamanız yeterli!


Büyütmek için tıklayın!

Bu çalışmanın bütün hakları MTA’ya aittir. Tüm haritalar, Türkiye diri/etkin/aktif faylarının tanıtımı açısından bir rehber niteliğinde hazırlanmış olup, yer seçimi amaçlı çalışmalarda kullanılabilecek resmî bir belge niteliği taşımaz. Bu tür kullanımlardan doğacak sorumluluk MTA’ya ait değildir.


Sıkı (!?) güvenlik önlemleri alınmış MTA fay kazı alanından bir kare, Yeniköy (Simav, Kütahya).

Haritalar basıldı; ama çalışmalar durdurak demeden devam ediyor. 2012 sonbaharında, Fuat Hoca ve arkadaşlarla arazide gezerken MTAlılara rastladık, buradan Hasan Abi’ye selam olsun. MTA, hâlâ capcanlı, dipdiri Simav Fayı üzerinde çalışıyor. Yanlış hatırlamıyorsam, Yeniköy (Simav) ve Sofular Mahallesi’nde (Pazarlar) araştırma hendekleri (çukurları) açılmıştı, paleosismolojik çalışmalar..

Kaynakça
MTA, Yenilenmiş Diri Fay Haritaları, 25 Kasım 2012

Artçı Şok!? İtalyan Deprembilimciler Hapis Cezası Aldı

İtalya’da 2009’daki “deprem öncesinde halka yanıltıcı, eksik ve çelişkili” bilgi verdikleri suçlamasıyla yargılanan 6 biliminsanı ile 1 kamu görevlisi suçlu bulundu. Yerel mahkeme sanıkları çok sayıda kişinin ölümüne sebebiyet vermekten altışar yıl hapse mahkum etti.

Artık sorumlulukları konusunda daha ciddi davranmak zorundalar. Amacımız buydu, intikam almak değildi. Açıkçası kız kardeşim asla geri dönmeyecek, ne bugün ne de daha sonra.
—Bir deprem kurbanının yakını

Savcılık, sanıkların depremden önce insanları yanıltan güvenceler verdiklerini öne sürerken, savunma avukatları büyük depremleri tahmin etmenin imkansız olduğuna dikkat çekiyor. 2009 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremde L’Aquila kenti yerle bir olmuş 309 kişi hayatını kaybetmişti.

Savcılar yargılanan 7 kişiyi, deprem öncesinde kenti sarsan yüzlerce sarsıntıyı inceledikten sonra halka yanıltıcı bir şekilde sakinleştirici açıklamalar yapmakla, dolayısıyla tedbir alınmamasından doğan ölümlerden sorumlu olmakla suçluyordu. Dava, bilimin yargılandığını düşünen bilim çevrelerinde infial yarattı. 5 bini aşkın biliminsanı İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano’ya yollanan açık bir mektuba imzalarını koyarak yargılanan uzmanlara destek verdiler.


Büyütmek için tıklayın! İtalya’nın sismik (deprem) tehlike haritası. Görüntü: Istituto Nazionale di Geofisica e Vulcanologia

Savcı Fabio Picuti, sanıkların “eksik, yetersiz, uygunsuz ve suç teşkil edecek düzeyde yanlış analizlerinin L’Aquila halkına güvende oldukları yolunda hatalı bir izlenim verdiğini, bu yüzden birçok insanın ilk büyük sarsıntı olduğunda evlerini terketmemiş olduğunu” söyledi.

7 sanık, hükümetin kurduğu Ciddi Risk Komisyonu’nun üyeleriydi. Bu komisyona büyük depremden aylar öncesinden bu tarihi ortaçağ kentini sarsmaya başlayan yüzlerce küçük sarsıntıyı değerlendirme ve tehlike düzeyini saptama görevi verilmişti. Depremden bir hafta önce komisyon güven verici bir açıklama yapmış ama aynı zamanda daha büyük bir deprem olup olmayacağını tahmin etmenin mümkün olmadığını da belirtmişti. Komisyon ayrıca depremle ilgili önlemlerin artırılması özellikle de binaların sağlamlığının kontrolü konusunda tavsiyelerde bulunmuştu.

Komisyonun 31 Mart 2009 tarihinde yaptığı toplantının tutanaklarında, İtalyan Jeofizikçiler Enstitüsü’nün eski başkanı Enzo Boschi’nin çok sayıda küçük sarsıntının ille de büyük bir depremin habercisi olmadığını söylediği görülüyor. Ciddi Risk Komisyonu’nun o zamanki başkanı Franco Barberi’nin de aynı toplantıda bu sonuca vardığı kaydediliyor.

Savcıların tezi, bu rahatlatıcı açıklamalar nedeniyle birçok kişinin evlerinde kalmayı tercih ettiği ve bu yüzden öldükleri yönündeydi. Savunma avukatları ise dava boyunca depremlerin kimsenin hatası olmadığını, bu olayda bir suçlu aranmaması gerektiğini söylediler. Bir savunma avukatı, yapılan suçlamaları “ortaçağ hukukundan çıkma” diye niteledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan biliminsanları birliklerinden Union of Concerned Scientists bir açıklama yayınlayarak İtalyan mahkemesinin kararını “saçma” ve “tehlikeli” olarak niteledi. Avrupa Birliği’ne bağlı Yerbilimleri Enstitüsü Jeoloji Bölümü şefi Charlotte Krawczyk’e göre de “mahkeme sanıklar değil aslında tüm bir bilim hakkında hüküm vermiş oldu” ve “hatalı davrandı”.


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=NPvFv8a0PWg


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=YlE59lStnRo


Büyütmek için tıklayın! L’aquila depremini özetleyen görsel. Görüntü: USGS

Kaynakça
BBC, İtalya depreminde ölümlerin faturası bilim insanlarına, 22.10.2012, İngilizce
EN, İtalya’da depremi “tahmin edemeyen” bilim adamlarına hapis cezası, 24.10.2012
EN, İtalya “depremzede” bilim adamlarını tartışıyor, 24.10.2012
EN, İtalyan mahkemesine bilim adamlarından tepki, 24.10.2012

Ege Bölgesindeki Derin Sondaj Uygulamaları ve Alınan Dersler

Ege’deki derin sondajlarda önemli veriler elde edilmiştir. Sondaj derinlikleri 3000 metrelere, kuyu dibi sıcaklıkları 288 °C derecelere ulaşmıştır. Bu derinlik ve sıcaklıklarda daha önce karşılaşılmayan sorunlar meydana gelmiş ve sorunlar tam olarak çözümlenmediği için kuyuların üretim kalitesini etkilemiştir. Muhtemelen kuyuların ömrünü de etkileyecektir.


Tipik (!) sondaj kulesi. Görüntü: CA


Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=AH80_jJGxa0


Göremeyenler için http://www.trthaber.com/videolar/jeotermal-patlamalara-cozum-bulunamiyor-7525.html


Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=1rDvsWa-FN0

GİRİŞ
Sondajların düşük maliyetli ve kaliteli olmasınıetkileyen bir çok husus vardır, en önemlileri şöyledir;
– Sondaj sıvısı
– Casing design ve çimentolama
– Sapma kontrolu
– Kuyu bitirme testleri
– Sondaj takibi

SONDAJ SIVISI
Açılan derin sondaj kuyularının üst kısımlarda uygulanan sondaj sıvı programları genelde başarılıdır. Rezervuar bölümde ise sorunlarla karşılaşılmıştır. Genellikle kaçaklı olan bu bölümde klasik yöntemlerle çalışılmıştır. Kısmi kaçaklı ve tam kaçaklı seviyelerde rezervuara oldukça fazla çamur kaçırılmıştır. Bu çamurla birlikte kesilen kırıntıların bir kısmıda çatlaklara gönderilmiştir. Oysa bu seviyelerde UBD veya NBD (under, near balance drilling) çalışılması gereklidir. Dünyada gittikçe yaygınlaşan bu sistemde rezervuar minimum kirletilmektedir. Under balance drilling ile kısaca bilgi vermek gerekirse;

Jeotermal kuyularda su seviyesinin yüzeyden yüzlerce metre derinlerde olduğu durumlara sık rastlanmaktadır. Buralarda su seviyelerin üstündeki formasyon pore pressure (gözenek basıncı) sıfırdır. Su seviyelerinin altında ise bu basınç derinlikle, formasyon sıcaklığına bağlı olarak artar. Kuyudaki sondaj akışkanı ile formasyon basıncı arasındaki dengesizlik kaçağa neden olur.

Kaçak, sondaj akışkanına kaçak önleyici katarak veya çimento yaparak önlenmeye çalışılır. Ancak bu durum, sondajın üst seviyelerinde iken yapılabilir. Rezervuarlarda LCM (lost circulation material) veya çimento kullanımı kirlilik yaratacağı ve üretimde ciddi düşüşlere neden olacağı için kullanılmaz. Bu konu batı ülkelerinde özellikle yeni jeotermal yasalarında ve yönetmeliklerinde net olarak belirtilir.

Rezervuarın delinmesi sırasında çamur kullanımı çatlakların tıkanmasına ve sonrasında kuyu inkişafında yeterli temizliğinin neredeyse imkansız hale gelmesine neden olmaktadır (Yüksek basınçlı rezervuara sahip jeotermal alanların bazı kısımlarında kuyu kendini temizleyebilmekte ama burada da kuyudaki transmissivite (kh, iletimlilik) değerinin uygun delinmesi ve inkişafının yapılabilmesi halinde daha yüksek olacağı literatürde takip edilmektedir).

Rezervuarın delinmesi sırasında çamur kullanılmasa ve su ile delinse bile yine denge sağlanamayıp kaçakların olması söz konusudur. Bu durumlarda devri daim olmadan kör ilerlenmekte ve kesilen kırıntıların çatlaklara gitmesine neden olunmaktadır. Özellikle derinlerdeki (>2000 metre) rezervuarların delinmesi sırasında kesilen kırıntılar WOB (weight on bit, matkap üzerindeki ağırlık) değerlerinin belirsizliği ve yetersizliği nedeniyle daha ince olmaktadır. Kaçakların kısmi olması halinde kırıntıların bir kısmı dışarı alınabilmektedir ama geri kalan çatlaklara dolmaktadır. Devridaimin hiç olmaması durumunda ise bütün kırıntılar çatlaklara gitmektedir.

Böyle bir durumdaki olumsuzluklar şöyle sıralanabilmektedir.

– Kırıntı hiç gelmemesi durumunda kuyudan bilgi alınamamaktadır (formasyon, rezervuar, sıcaklık vs.).

– Zaman zaman bu kırıntılar kuyuya akmakta ve takım sıkışıklığına neden olmaktadır.

– Çatlaklar, kırıntıların kaçak önleyici gibi görev yapması nedeniyle tıkanmaktadır.

– Kuyunun inkişafında özellikle güçlü, yeterli tahriklere ihtiyaç duyulmakta ve çoğu zaman bu durum
hava paketi (compressor+booster, sıkıştırıcı+güçlendirici) olmadığı için sağlanamamaktadır.

Bu nedenle kuyuların bu bölümünde son zamanlarda havalı su (aerated water) kullanılmaktadır. Son yıllarda HGS (hollow glass sphere, cam baloncuk) da kullanılmaya başlanmıştır. Bu şekilde, kullanılan akışkanın yoğunluğu düşürülmekte ve sirkülasyon sağlanmaktadır. Böylece kuyu problemleri ve rezervuar kirliliği engellenmektedir ve kuyu üretime açıldığında kuyu temizliği problemleri yaşanmamaktadır.

Özetle söylemek gerekirse yerin altında mevcut olan çatlak sistemindeki suyu çıkarmak için yapılan delme işleminde rezervuara verilen kirlilik kalıcı olmakta ve örneğin 800 T/H (ton/saat) üretim yapacak kuyu yerine sadece 100-200 T/H debi elde edebilirsiniz (hatta 0 üretim). Yani bir jeotermal sahada daha az maliyetle aynı akışkan elde edilebilir, veya aynı maliyete daha fazla akışkan sağlanabilir. Mevcut durumda ise, firmalar, hedefledikleri enerji için daha fazla harcama yapmaları söz konusudur. ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ ARAŞTIRMA VEYA İŞLETME RUHSATINI ALDIKLARI YERALTI KAYNAKLARININ MİNİMUM KAPASİTEDE KULLANIMLARINA NEDEN OLMAKTADIRLAR VE ONBİNLECE YILDIR SUYUN DOLAŞTIĞI ÇATLAKLARIN ÇOĞU ARTIK KALICI OLARAK TIKANMAKTADIR VE YENİLENEBİLİR KAYNAK ARTIK YENİLENEMEZ HALE GELMEKTEDİR.

CASING DESIGN VE ÇİMENTOLAMA
Casing tasarımlarında bölgede birçok sahada hatalı olarak 20″ casing iptal edilmektedir. Bu konuda literatür taraması yapılırsa dünyada böyle uygulamaların yapılmaması için bazı ülkelerde yasa ve yönetmeliklerde bile ilgili maddelerin olduğu görülebilir. Örneğin USA (ABD) ve Kanada’nın birçok eyalet yasasında böyle maddeler vardır.

USA da bu maddeler “ten percent” diye adlandırılmaktadır zira çoğu yasada “yüzey borusunun toplam kuyu derinliğinin %10’dan daha az olamaz” diye maddeler mevcuttur. Açılan kuyular uzun vadede daha ekonomik, güvenli, verimli ve çevreyle barışık olacaktır.

Çimentolama konusundaki problemler nedeniyle casing’lerin uzun yıllar dayanıp hizmet verebilmesi son derece kuşkuludur. Nedenleri şöyledir;

– Master valfın bağlı olduğu 13 3/8” casing çimentolamalarının çoğunda yüzeyde çimento yoktur ve top-job işlemi yapılmıştır. Top-job işleminde indirilen 1” lik su borusu çimento yüzeyine kadar indiği varsayımıyla buradan çimento basılmaktadır. Ancak su borusunun çimento yüzeyine oturmasının hiçbir garantisi yoktur. Casing manşonu veya kendi manşonu takılabilir. Çimento bazı kuyularda boru içinden yapılmadan önce casing kesilmekte ve anülüse su kaçırılmaktadır. Ayrıca 1” lik su borusunda basılan debi çok düşük olup çimentolama tekniğine uygun değildir. Anülüste çimentosuz kalan kısımlar daha sonra üretim halinde borunun çeşitli deformasyonlarına neden olabilmektedir. Ayrıca burada kalan akışkanın buhar basıncı çok yüksek değerlere çıkıp casing’i içe doğru patlatmaya yetmektedir. casing’in daha fazla gerilimine neden olmaktadır.

– 9 5/8” üretim casing çimentolamalarında boruların yine büyük çoğunluğunda yüzeyde çimento eksiktir. Su borusuyla olmak yapılmaya çalışılan çimentoların yüzeye kadar yapıldığı kuşkuludur.

– Dünyadaki uygulamalarda, kuyu bitiminde, casing çimentosu ve casing çeşitli ölçümlerle kontrol
edilmektedir. Bunlar örneğin;

– Hot hole corrosion instrument(HHCC)
– Casing inspection caliper survey (CIC)
– Cement bond log (CBL)
– Down hole video camera
– Casing collar locator
– Electro magnetic casing corrosion detection
– Multifinger caliper tool
– Acoustic tool
– Casing potential profile tool
– Cement evaluation log

Bölgede hiçbir kuyuda casing ve çimento için ölçüm yapılmamaktadır.

SAPMA KONTROLU
Bölgede kullanılan sondaj makineleri petrol ve gaz sondajlarında kullanıldıklarından genellikle sedimanter formasyonlarda çalışan ve özellikle düşük çaplardaki stabilizasyon ekipmanları sert formasyona uygun değildir. Örneğin sleeve tipli stabilizerların 120 °C üzerinde kullanılmaması önerilmektedir (Drillco, Smith). Kulelerde her an eğim ölçümü yapacak wireline vinçleri de çoğunda olmayıp ancak çıkışlarda totco atarak eğim öğrenilebilmektedir. Ama sert ve aşındırıcı formasyon nedeniyle hızla çaptan düşebilen stabilizerin kuyuda eğimin artmasına neden olduğu çok geç anlaşılmaktadır. Aynı yöne sabit açıyla delmeye devam edilmeyip WOB değerini azaltarak açıyı hızla düşürmeye yönelince de dogleg (köpek ayağı) oluşturulmakta ve aşırı sürtünme ve torklara neden olmaktadır. Sürtünme artınca matkaba verilen ağırlık doğru dürüst bilinememekte ve genelde uygun WOB verilememektedir. Bu ise ilerleme hızlarının aşırı yavaşlamasına neden olurken öğütülen kırıntılar adeta un gibi olup zaten kaçaklı ilerlenirken bu kırıntıların çatlaklara girmesine neden olunmaktadır. Özellikle sürtünme ve tork değerleri kuyuların erken bitirilmesine neden olmaktadır.

KUYU BİTİRME TESTLERİ
Sondaj biter bitmez akış temizliği, kuyu temizlenene kadar yapılması gerekirken kuyular kirli kapatılmaktadır. Daha sonraları ise asitleme ile üretim artışları sağlanmaya çalışılmakta ancak ilerleme sırasında oluşan kirlilikler genellikle kalıcı olmaktadır.

Kuyular tam açık ve dikey üretime açılması ideal iken genelde temizlik testinde ilk 100-200 metreden, genellikle 5” lik DP’ler (Drill colar, tij) indirilerek içinden hava basılmaktadır. Bunların tool jointleri 6 3/8” çapındadır. Bu şekilde üretimden sonra kuyu kapatılmaktadır. 9 5/8″ üretim casing’in iç çapı 8,681″ (47 ppf) olmasına rağmen DP’lerin yüzey alanı %33, tool jointler dikkate alındığında %54 daralttığı görülmektedir.

SONDAJ TAKİBİ
Bu konu en kritik konulardan biri olup öncelikle ele alınması gereken husustur. Derin sondajların takibi, dünyada genelde 2+1 mühendis tarafından yapılmaktadır. 2 mühendis işte iken üçüncüsü izinde olarak çalışılmakta ve sahada 12+12 saat üzerinden sondaj firmasını yönlendirilmektedir. Bizde ise çoğu firmada mühendis 1 tanedir.

Bazılarında ise hiç yoktur ve işler tamamen sondaj firmasının insafına bırakılmaktadır.

Bazı firmalar işleri sondör seviyesinde elemanlarla sürdürmeye çalışmaktadırlar.

Bu konular genellikle ilgili devlet kurumları tarafından kontrol edilememektedir. Yasa ve yönetmeliklere göre yeni mezun bir mühendis imzasının bile yeterli olması, daha sonra yatırımcıların kayıplarına ve yeraltı kaynaklarının heba olmasına neden olacaktır.

Yatırımcıların daha fazla para kaybetmemeleri için bu konuya önem vermeleri gerekir. İşin anahtar teslimi
şeklinde verilmemesi halinde eleman bulunamıyorsa gerekirse yurt dışından temin edilmesi gerekir.

SONUÇ VE ÖNERİLER
Kuyuların özellikle rezervuar bölümleri uygun açılmalıdır. Kuyu bitirilmesinin ardından temizlik akışları daha uzun sürelerde yapılmalıdır. Sondaj makinesi henüz sahada çalışırken her kuyu için casing ve çimentolamaların kontrolüne yönelik ölçümler yapılmalıdır. Hasarlı bir casing’in başlarda üretimi etkilemeyebileceği ve hasarın anlaşılmasının imkansız olabildiği literatürden takip edilmektedir. Erken tespit edilebilecek bir hasarın tamirat maliyeti düşük olacaktır, aksi halde sahaya daha sonra getirilecek kulenin mob (mobilizasyon) ve demob (demobilizasyon) ücretleri, beklemelerle oluşacak enerji kayıpları, olası çevreye verilebilecek zararlarla maliyetin boyutları tahminlerin çok ötesinde olabilir.

Yasa ve yönetmeliklerin eksiklikleri olabilir ancak dünyadaki uygulamalara bakarak çalışmak hem firma için hem de ülkemiz için çok yararlı olacaktır.

Problemler tartışmaya açılmalı ve firmaların ticari kaygıları nedeniyle gizli tutulan hususlar daha sonra çok daha fazla maliyete neden olacağı için tartışmalardan kaçınılmamalıdır.


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=JFEI48G2FmE


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=FiKclm1a_Mk


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=4iW_AMsZoWg

Metnin bütün hakları Mehmet Tuğran’a (Maden Mühendisi) aittir. Orijinal yazı Derinden E-Dergisi’nin Şubat 2012 tarihli 9. sayısında yer almaktadır. Metnin bir yeri yazarı tarafından değiştirilmiş, birkaç küçük değişiklik yapılmış, birçok görüntü eklenmiştir.