Etiket arşivi: yeraltısuyu

ABD’deki Bir Nükleer Depoda Sızıntı Olduğu Saptandı

http://www.divestit.com.au/?parasyk=oiqoption&2cf=65 oiqoption

opzioni binarie con la banca

الكتابة على صورك الخاصة Hanford Nükleer Tesisi’ndeki durumu gösteren uyarı levhaları. AP Photo/Ted S. Warren, File

cuenta demo gratis opciones binarias Ayrıntılar
VOA, ABD’de Eski Nükleer Tesiste Sızıntı Tespit Edildi, 29 Mayıs 2013
VOA, US Nuclear Storage Tank Leaking, 29 Mayıs 2013
Huffington Post, Hanford Nuclear Waste Tanks Could Explode, Agency Warns, 29 Mayıs 2013

Afrika’nın Akifer (Suveren) Haritası


Afrika’nın akifer (suveren) verimliliği. Kaynak: BGS


Afrika’nın akifer (suveren) yapıları. Kaynak: BGS


Afrika’nın doymuş akifer (suveren) kalınlığı. Kaynak: BGS

Nedir, bu akifer.. Her jeolojik (yerbilimsel) birim bünyesinde su içermez veya barındırdığı suyu vermez ya da zorluk çıkarır. İşte bu sınıfta: akifüj (susavan), akiklüd (suvermez) ve akitard vardır. Akiferse candır, birkaç türü vardır. Ama hepsi su içerir, taşır ve bu mevcut suyun neredeyse tamamını verir. Neredeyseden kasıt şu; santrifüj, kılcal saçak (kaliper), adhezyon, kohezyon vs. hariç, ama fizik dâhil.

***

Afrika’da 300 milyondan fazla insan düzenli olarak temiz içme suyuna ulaşamıyor. Suya ihtiyacın önümüzdeki yıllarda nüfus artışı ile birlikte daha da artması bekleniyor. Biliminsanları aşırı derecede kurak Afrika kıtasında aslında çok büyük bir yeraltısuyu havzası bulunduğunu söylüyor. Araştırmacılara göre kıtada bulunan yeraltısuları yerüstü sularından 100 kat daha fazla.

Kıtadaki tatlı su nehirleri ve gölleri mevsimsel olarak taşıp kurudukları için düzenli olarak kullanılamıyorlar. Bu kıtanın tarım potansiyelini de düşürüyor. Şu an da kıtadaki ekilebilir arazinin sadece % 5’i sulanabiliyor.

Araştırma ekibi bölgedeki yeraltısularının şimdiye kadar ki en detaylı haritasını çıkardı. Environmental Research Letters adlı dergide yayınlanan araştırmada su bulmak için kazı yapmanın çok da akıllıca olmayacağının da altı çizildi.

Biliminsanları ilk defa kıtanın altında saklı duran su kitlesinin detaylı bir analizini yapmayı başardı. Bu analiz sonucu, İngiltere’deki University College London ve British Geological Survey’den (BGS) biliminsanları Afrika kıtasındaki yeraltısularının haritasını çıkardı.

Araştırmacılardan biri olan Helen Bonsor göze görünmediği için yeraltısularının unutulduğunu söyledi. Bonsor “Umarım bu araştırma insanlara yeraltısularının sunduğu potansiyeli hatırlatır” dedi. Bonsor, Afrika’daki en büyük yeraltı su rezervinin kuzey Afrika’da olduğunu söyledi. Araştırmacı “Bu bölgede yerin altında 75 metre kalınlığında bir su şeridi var” dedi.

Sahra çölünün oluşmasına neden olan iklim değişiklikleri nedeniyle kıtanın altındaki yeraltı su tabakası en son 5.000 yıl önce dolmuş. Araştırmacılar haritaları için gerekli bilgiyi bölgedeki ülkelerin kamu kurumlarından topladıkları bilgiler ve daha önce yeraltısuları ile ilgili yapılmış 283 araştırmadan almış. Araştırmacılar bölgede kurak kabul edilen birçok ülkenin aslında büyük su rezervleri üzerinde yer aldığını söylüyor. Ancak biliminsanları bu sulara ulaşım konusunda dikkatli olunması gerektiğini de söylüyor. Bir çok sondaj kuyusunun kazılmasının zararlı olabileceğini düşünüyorlar.

Araştırmacı Alan MacDonald “Büyük sondaj kuyuları bölgedeki yeraltısuyunun konumu tam anlamıyla anlaşılmadan açılmaya başlanmamalı” diyor. MacDonald “Daha küçük çaplı sondaj kuyuları ve yerel ihtiyacı karşılayacak el pompası ile çalışan kuyular daha etkili olacaktır” diyor. Yağmur eksikliği nedeniyle yeraltı havzalarının büyük bir bölümünün suyla dolu olmadığını söyleyen biliminsanları çok büyük sondaj kuyularının, bu havzaların yok olmasına neden olabileceğini düşünüyor. Bonsor da, yavaş hareket etmenin daha etkili olabileceği görüşünde.

Biliminsanları su rezervlerinin iklim değişiklikleri ile baş etmekte yeterli olacağı görüşünde. Bonsor “Güney Afrika’da yeraltısuları görece daha kısıtlı, ancak etkili ve planlı kullanımla burada bulunan suyun kıtanın kuraklık problemini çözmek için yeterli olabileceğini düşünüyoruz” diyor. Bonsor, “Yağmurun neredeyse hiç yağmadığı yarı kurak bölgelerde bile yağan her yağmur 20 ila 70 yıl yeraltı havzalarında depolanıyor. Yani bu rezervler sadece içme suyu ya da küçük çaplı tarım işlerinde kullanılırsa bölgenin iklim değişiklikleri ve kuraklık ile baş etmesine yeterli olabilir” diyor.

Tüm ayrıntıları okumak isteyenler için, Quantitative maps of groundwater resources in Africa..

trading italia binario Kaynakça
BBC, Afrika’da kuraklığa çözüm yerin altında, 24 Nisan 2012, İngilizce

Dehşet İçinde Bırakan Maden Kazası: Çöllolar Kömür Sahası, Şubat 2011

İzninizle, konuya geçmeden önce bir saptama yapalım.. Acaba meslek odaları, bir kamu kuruluşu olduklarının altını neden kalın çizgilerle çizer? Maden ve Jeoloji Mühendisleri Odası, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır, örgütleridir (aman bu kelime sizi korkutmasın), teşkilatlarıdır (yoksa bu daha mı samimi geldi). Keza, TMMOB bu meslek odalarının üst yapısını oluşturur. Bu görünür birlikteliğe rağmen odalar, ki sadece adı geçen bu iki meslek odası değil, hepsi, sürekli mesleki kazanım için savaşır, pastadan pay alma dürtüsü onları yer bitirir. Onlara sorsanız hep karşı taraf kendi mesleğinin gösterisini yapar, ah şu mesleki şovenistler.. Sözün özü, kavgaları bitmez, tükenmez ve anlaşamazlar. Hani ellerinde fırsat olsa, oracıkta birbirlerinin boğazını sıkarlar, o derece.. Bu yüzden, Danıştay’ın müptelası olmuşlardır. Gerçi şu sıralar, yeni kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onları by-pass etme yolunda adım adım ilerliyor, sağolsunlar artık Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile yönetilen bir ülkemiz var, yani halkın kendi kendini yönettiği, bundan dolayı kimsenin kimseyi yönetemediği yepyeni bir yönetim şeklimiz var. En sonunda kavgalar (!) bitecek..

Bu arada, bir anekdot aktarayım, şifahen Dinçer Abi’den (Dinçer Çağlan) bu felaketin tek seferde gerçekleşmediğini ve klasik kaşık tipi bir kayma olmadığını öğrendim. Ona göre iki kez kayma meydana gelmiş. İlk önce derindeki malzeme yenilmiş ve ilk olay cereyan etmiş. Bu dengesiz durum yüzünden onun üstündeki malzeme de duraylılığını yitirmiş. Jeoteknik’ten anlamamakla birlikte, bu metni duyduğum bir ayrıntı, bir tez ile süslemek istedim.


Click to enlarge! ANALYSIS SUMMARY: on 10 February 2011 a major landslide occurred within the Çöllolar coalfield near the Afşin-Elbistan Thermal Power Plant due to an apparent failure in the stability of the mine walls. A detailed review of the imagery indicates that two separate landslides occurred in the mine. These results are based on an assessment of satellite imagery recorded on 17 February 2011 and 16 December 2010. Post-landslide assessment for Collalar Coalfield Kahramanmaras, Turkey. Source: WorldView-2 USGS. Acquired: 17/02/2011. Copyright: DigitaGlobe 2011. Map produced by UNITAR/UNOSAT.

Bu sefer birlikte hareket eden meslek odalarının maden kazasına dair haykırışları ve raporları aşağıda. İlk hâline müdahale edilmemiş yani aynen aktarılmış bir feryat bu, tabiî ki duyabilene.. Allah, bu olayda ölenlerin ailelerine sabır versin demekte, bize düşüyor..

Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesindeki Çöllolar kömür sahasında art arda meydana gelen şev kaymasında üzere 10 maden emekçisi yaşamını yitirdi. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen ikisi mühendis toplam 9 maden emekçisi hala kayan malzemenin altında! Yetkililerden ise ses yok!

seroquel 25 mg BİR YIL GEÇTİ. YETKİLİLERDEN HALA SES YOK
Bilindiği üzere, ruhsat hukuku Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nın ilgili teşekkülü Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne (EÜAŞ) ait olan ve özel sektöre 28 yıllığına işletilmek üzere verilen Kahramanmaraş ili Afşin ilçesindeki Çöllolar kömür sahasında, 6 Şubat 2011 ve 10 Şubat 2011 tarihlerinde iki kez şev kayması meydana gelmiştir. İlk olayda bir maden emekçisi, ikinci olayda ise ikisi meslektaşlarımız olmak üzere 10 maden emekçisi yaşamlarını yitirmiştir. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen ikisi mühendis toplam 9 maden emekçisi hala kayan malzemenin altındadır. Öncelikle yaşamını kaybeden tüm maden emekçilerinin yakınlarına ve madencilik camiasına bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Meslek odaları tarafından 2 Kasım 2007 tarihinde Elbistan’da yapılan açıklamada;

“Linyit rezervlerimizin % 46’sını oluşturan Elbistan Linyit Havzasında ekonomik olarak üretilebilecek yaklaşık olarak toplam 4,3 milyar tona yakın linyit bulunmakta olup, bu miktar, toplam 9450 MW gücünde termik santrallere karşılık gelmektedir. Odalarımız, madenlerimizin kaynak kaybına neden olmadan rasyonel olarak değerlendirilmesi için havza madenciliğini savunmaktadır. Bu sayede, mevcut kaynağın tamamı değerlendirilecek ve tüketildiğinde yerine tekrar konulamayan madenlerimizden maksimum fayda sağlanacaktır. Bu nedenle, maden rezervlerimizin sınırlarının ve özelliklerinin tam olarak tespiti önem kazanmaktadır. Kaynak kaybı olmaması için de, havza genelinde planlama ve işletmecilik zorunludur. Elbistan havzasında çok geniş bir alana yayılan linyit rezervlerinin doğal sınırlar yerine yapay olarak yaratılmış sektörlere bölünmesi ve planlanması bu açıdan yanlış bir yaklaşımdır. Saha sınırlarının tam olarak belirlenmeden üretim projesi yapılması da çeşitli sorunlar yaratmaktadır. Bu çerçevede sahada kurulan ikinci termik santralın (B Termik Santralı) yer seçimi hatalı yapılmıştır. Söz konusu santral kömür rezervinin üzerine kurulmuş önemli miktarda kömür rezervinin üretilebilme imkanı engellenmiştir. Havza bazında planlamalar bir an önce yapılmalı, sektör bazında yapılacak çalışmalar bu doğrultuda değerlendirilmelidir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında Elbistan havzasında bu güne kadar yapılan planlama hatalarından vazgeçilmelidir. Rezerv belirleme çalışmaları hızlıca sonuçlandırılmalı, havza sınırları net olarak belirlenmeli ve işletme projeleri bu doğrultuda yapılmalıdır. Kömür ocaklarını ve santralın çalışmalarını koordine edecek idari yapı, havzanın büyüklüğüne uygun hale getirilmeli, gerekli olan mühendis ve diğer teknik eleman ihtiyacı karşılanmalıdır. Havza kömürlerinin değerlendirilmesine yönelik araştırma geliştirme çalışmaları yörede bir AR-GE merkezi kurulmak suretiyle hızlandırılmalıdır. Havzanın planlaması bir an önce yapılmalı, kömür rezervleri bu doğrultuda değerlendirilmelidir.” şeklinde havzada yapılması gerekenler vurgulanmıştır.

Ülkemizin en büyük kömür havzası yapay sektörlere bölünerek parçalanmış, bunun sonucunda hem kaynak kaybına neden olunmuş hem de denetim görevini yeterince yerine getirilmemiştir. Yetkililer, bu ciddi uyarılara kulak tıkamış ve yanlışlara devam etmiştir. Özellikle 80’li yılların başından itibaren uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb. gibi esnek çalışma uygulamaları; kamu madenciliğini küçültmüş, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini dağıtmıştır. Yoğun birikim ve deneyime sahip olan kurum ve kuruluşlar yerine üretimin, teknik ve altyapı olarak yetersiz, deneyim ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ve şirketlere bırakılması, buna ek olarak kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş kazalarının artmasına neden olmaktadır.

Dünyada örneği pek nadir olan bu boyuttaki bir maden kazasının her yönüyle irdelenmesi ve araştırılması, gelecekte benzer kazaların yaşanmaması için çok daha fazla önem taşımaktadır. Bu amaçla yaşanan maden kazasının nedenlerini araştırmak ve sonuçlarını paylaşmak bir kamu görevi olarak kabul edilmiş ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na değişik tarihlerde üç kez yazıyla başvurularak kazayla ilgili teknik bilgiler istenmiştir.

Söz konusu sahanın ruhsat sahibi olan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü’nce gönderilen yazıda; “İlgi yazınızda belirtilen bilgi ve belgeler, hem ticari sır niteliğinde hem de Çöllolar Açık İşletmesinde meydana gelen heyelan olayları ile ilgili devam eden adli ve idari soruşturmalara dahil edilmiş dokümanlardır. Odanız bu dokümanlara istinaden açılan bir davaya ya da devam eden bir soruşturmada taraf olmadığından, Şirketimiz, hem Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi hem de Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bu dokümanların verilmesinin uygun olmayacağı görüşündedir.” şeklinde yanıt verilmiştir.

Meslek Odaları, Anayasanın 135. maddesine göre 6235 sayılı kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Söz konusu olayda üyeleri de yaşamını yitirmiş ve halen göçük altındadır. Tüm bu gerçekler ortadayken olayda “taraf” olarak görülmemesini anlamak mümkün değildir. Üretimin parçalara ayrılarak çalışma yaşamının esnekleştirilmesi, bilimsel bilginin yok sayılarak üretim zorlaması, kar hırsının her şeyin önüne geçmesi, bunlarla birlikte kamusal denetimin yeterince yapılmaması ve benzeri nedenler kazaları işçi ve emekçilerin yaşamının bir parçası haline getirmektedir. “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” anlayışı çerçevesinde ticari sır, devam eden dava, taraf değilsiniz gibi oyalamalar iş kazalarını sonlandırmayacaktır.

Bu değerlendirmeler ışığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, hala toprak altında bulunan 9 kişinin durumlarıyla ilgili olarak neler planladığını, yapılması gerekenleri kamuoyuyla paylaşmak durumundadır. Hiçbir şey olmamış gibi davranarak olayı unutturmaya hakkı yoktur. Meslek odaları olarak olayın takipçisi olacağımızı bildiriyor, yaşamını kaybeden maden emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyoruz.

TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

9 Şubat 2012, Ankara

Ayrıca.. Kazayla ilgili oluşturulan TMMOB heyeti incelemelerini tamamlamış, konuyla ilgili değerlendirmelerini ve önerilerini rapor haline getirmiş. TMMOB Afşin-Elbistan Maden Kazası Raporu’nu okumak için tıklayın!.. Pekâla, olayın büyüklüğünü görmek için uydu görüntülerini incelemek ister misiniz?..

الخيارات الثنائية إشارات المنتدى Kaynakça
DC, Landslides in Turkey, 21 Şubat 2011
JMO, AFŞİN İLÇESİNDEKİ ÇÖLLOLAR KÖMÜR SAHASINDA MEYDANA GELEN HEYELANLARIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ. YETKİLİLERDEN HALA SES YOK!, 21 Şubat 2011
MadMO, BİR YIL GEÇTİ. YETKİLİLERDEN HALA SES YOK, 21 Şubat 2011
UNOSAT, Post-Landslide Assessment for Çöllolar Coalfield Kahramanmaras, Turkey, 21 Şubat 2011
TMMOB, TMMOB AFŞİN ELBİSTAN MADEN KAZASI RAPORU YAYIMLANDI, 21 Şubat 2011

Kripton-81 ile Nübiya Kumtaşı Akiferi’nin Keşfi

Dünyanın en eski akiferlerinden biri olan Nübiya* Kumtaşı Suvereni** (NKS), Kuzey Afrika’da 2 milyon kilometrekarelik bir alana yayılıyor. Söz konusu alanın neredeyse tümünü kaplayan yeraltısuyu, kayaların ve kumun arasından son derece yavaş bir şekilde Akdeniz’e doğru ilerliyor; neden hidrolik gradyan, darcy..

Mısır ve Libya’daki efsanevi vahaların kaynağı NKS’nin nasıl bir döngüye sahip olduğu yani akiferin nasıl boşaldığı ve yüzey suyunun nasıl çabucak akan suyun yerini aldığını anlamak şimdiye kadar çok zordu. Gizemi çözmek için Illinois’deki Argonne Ulusal Laboratuarı‘ndaki fizikçiler, yeryüzündeki en nadir partiküllerinden birini takip ediyor. Genellikle havada serbestçe dolaşır halde bulunan radyoaktif bir izotop, Kripton-81. Elde ettikleri ilk başarı, Kripton-81 adı verilen bu zor bulunan izotopları, Büyük İskender şerefine yapılmış tapınakların bulunduğu Batı Mısır’da bir vahanın 3 kilometre güneyinde yer alan akiferdeki sudan damıtmalarıydı. İkinci başarı ise söz konusu izotopları sabit tutup en son gün ışığı gördüklerinden bu yana radyoaktif olarak ne kadar bozulduklarını ölçmekti. Böylece suyun ne zamandır yeraltında olduğunu yani yeraltısuyun yaşını, akiferin yüzey suyuyla ne kadar hızlı beslendiğini ve suyun ne kadar hızla hareket ettiği anlaşılacak. Sonuçta daha doğru jeolojik modellere (yerbilimsel örneklemelere) varılacak.


Libya, Mısır, Sudan ve Çad sınırları içinde kalan Nübiya Kumtaşı Suveren Sistemi ve Nil Nehri Havzası. Görüntü: UNEP. Daha fazlası için Whymap.

Yeraltısuları, dünyanın içilebilir su rezervinin giderek hayati önem kazanan bir bileşeni ve bulgular bu su kaynaklarının ne tür süreçlerden geçtiğini anlamak açısından ciddi mesafe kat edilmesini sağlayabilir. NKS’nin 1 milyon yıldır oluşum halinde olduğu açıkça biliniyor. Biliminsanları son zamanlara kadar Karbon-14 yaşlandırma yöntemini kullanıyordu ve akiferin sadece 40.000 yaşında olduğunu düşünüyorlardı.

Kripton-81 izotopu, yeraltısuyunun hareketini takip etmek gibi zorlu bir iş açısından iyi bir araçtır. Çünkü havada bulunan, yeraltında olmayan Kripton-81 izotopu, su havayla temasını kaybettiğinde radyoaktif saat çalışmaya başlıyor. İzotopun yarı ömrü 230.000 yıl ve bu sayede bozulma 2 milyon öncesine kadar ölçülebiliyor. Fakat Kripton-81 izotoplarını izole etmek son derece zor, yakalamak ise daha da zor. Süreç, suyun akiferden havayla hiç temas etmeden alınmasıyla başlıyor. Kripton sudan alınıp bir vakum sistemine aktarılıyor. Lazerler atomların üzerinde salındığı frekansı nokta nokta işaretliyor. Kripton-81 atomları kendilerine göre ayarlanmış bir lazerden geçtiklerinde ışıl ışıl parlıyor ve yavaşlıyorlar, bu da araştırmacılara onları izole etmek için daha kolay bir hedef sağlıyor.

Tespit edilip yavaşlatılan Kripton-81 izotopları, pusulanın dört ana yönünden ve yukarıyla aşağıdan üzerlerine odaklanmış 6 lazer ışını tarafından yakalanıyor. Bunun ardından bozulmaları ölçülebiliyor. Fizikçi Zheng-Tian Lu (Argonne Ulusal Laboratuarı), “Elde edilen veriler suyun bugün doğru anlaşılıp kullanılması konusunda da yararlı bilgiler sunuyor” diyor. Kripton-81 tekniği Filipinler ve Avustralya gibi ülkelerdeki başka akiferlere de uygulanıyormuş. Jeolog Neil C. Sturchio (Illinois Üniversitesi), NKS boyunca suyun nasıl aktığına dair en yaygın kabul gören modelle çalışıyor. Sturchio, “Bu modelin geliştirilmesinin sebebi, suyu paylaşan Mısır, Libya, Çad ve Sudan arasındaki uluslararası anlaşma.. Mesele şu: Libya kendi suyunu pompalamaya başlarsa, Mısır da kendi vaha bölgesinde aynı şeyi yaparsa, akiferin geri kalanına ne olur? Eğer yoğun pompalama kıyı bölgesine çok yaklaşırsa, tuzlu su pompalamanın yol açtığı hidrolojik çöküntüyü doldurabilir” uyarısında bulunuyor.

NKS kuruyacak gibi görünmüyor. Akiferde Nil Nehri’nin en az 500 yıllık debisine denk miktarda su var. Sadece Mısır sınırları içindeki yeraltısuyunun 42.000 kilometreküpün üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Fakat Pradeep Aggarwal (Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu), “Tüketim yüzünden birkaç vahanın suyu tükendi. Libya’da Kufra Gölü’nü kuruttular” diyor. 1920’de National Geographic’in gölün bir fotoğrafını yayınladığını söyleyen Aggarwal, “Şimdi ise kupkuru bir yatak. Çünkü çok fazla su çekiyorlar” diyor. Aggarwal’a göre, akifer muazzam büyüklükte olsa da yeniden dolum oranı, en iyi ihtimalle, her yıl milimetrelerle ölçülüyor. Yani çekilen su ile kıyaslandığında devede kulak. Sturchio’ya göreyse buna ek olarak suyu çekmenin en iyi yolunun ne olduğu sorusu da henüz cevaplanmış değil. “Kuyuları nereye açmalı, ne kadar derin olmalı, birbirlerine ne kadar yakın olmalı? Bunların cevaplarını bilmiyoruz” diyor. “Doğru şekilde tasarlarsanız, sorun yaşamadan çok daha fazla su alabilirsiniz. Fakat bütün kuyuları tek bir noktaya toplarsanız, başınıza büyük dert açılabilir” diye ekliyor.

***

Eski günlere gittim. İzotop hidrolojisi dersi okurken çok zevkliydi, Serdar Hoca’nın kulakları çınlasın. Oksijen-18, trityum (Hidrojen-3), küresel meteorik su çizgisi.. Ama yeraltısuları stratejik bir kaynak ve haberin içinde alttan alta verilmiş sınır aşan su sorunu bir o kadar korkutucu, çünkü bu zıkkım alenen savaş nedeni.. Örneğin, Kaddafi devrildikten sonra Libya’nın su ihtiyacı mı arttı, down down Kaddafi!.. Ya bir git onun sebebi petrol demeyin, önce bir dinleyin..

24option com erfahrungen Kaynakça
Sabah, Nadir İzotop Kadim Su Kaynağının İzinde, 8 Aralık 2011, İngilizce

http://srecna.si/?topor=fence-strategie-binary-optionen&131=0d fence strategie binary optionen Dipnot
* İngilizcesi Nubian olmakla beraber, Türkçesi için Nubya, Nubiya, Nübiya, Nübi, Nübye gibi karşılıklar var. Hangisi doğrudur artık seçimi size bırakıyorum, sanki kulağa hoş gelen Nübiya.
** Akifer, bünyesinde su barındıran ve barındırdığı suyu veren yerbilimsel (jeolojik) yapıdır. Bu tarifi yoldan geçen adamın anlayabileceği Türkçe karşılıksa suverendir. Başlıkta akifer metinde suveren kullanımın yaygınlaşma için tercih edilmiştir. Akiklüd için suvermez, akitard için kısmen suveren ve akifüj için susavan. Bu karşılıklar içinde Mehmet Hoca’nın kulaklarını çınlatalım.

15 Eylül 2011 Galler’deki Maden Kazası

Birleşik Krallık’ta, su baskını nedeniyle çöken kömür madeninde ölen 4 işçiden sonuncusunun da cansız bedeni çıkarıldı. Yerin 90 metre altında sıkışıp kalan madencilerin cesetleri yanyana bulundu.

Galler’in güneyinde, Cardiff’teki Swansea vadisindeki bir madende meydana gelen göçük sonrası arama kurtarma çalışmaları devam ediyorken: “Olay yerinde bulunan kurtarma ekiplerinin göçük altınta kalmasına yol açmamak ve daha da kötü bir trajedinin yaşanmasına mahal vermemek için dikkatli davranıyoruz. Bu yüzden dolayı da çalışmalarda ilerleme sağlamak oldukça zor.” şeklinde açıklama yapıldı.

Yaşları 39 ile 62 arasında değişen madencileri kurtarmak için seferber olan kurtarma ekipleri ilk olarak madeni dolduran ve işçilerin çıkış yolunu kapatan suyu çekmeye çalıştı. Saatler süren çabalardan netice alınamadı. Ekipler, uzun çalışmaların ardından yerin 90 metre altında kalan işçilerin cansız bedenine ulaştı. Su baskını kömür madenini çökertmeden önce, 3 maden işçisi su sesini duyunca, kaçarak kurtulmayı başardı. Kurtulanlardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi.

wieviel kann ich nach der ersten einzahlung bei 24option einzahlen Kaynakça
EuroNews, 2011. Birleşik Krallık’ta kömür madeni çöktü, 17 Eylül 2011 tarihinde erişilmiştir.
EuroNews, 2011. Galler’deki maden göçüğünde 4 işçi öldü, 17 Eylül 2011 tarihinde erişilmiştir.
EuroNews, 2011. Madencilerin cesetleri çıkarıldı, 17 Eylül 2011 tarihinde erişilmiştir.
Sky, 2011. Wales Mine Tragedy: Latest Images, 17 Eylül 2011 tarihinde erişilmiştir.

23 Ağustos 2011 Çin’deki Maden Kazası

http://ofm.org.ar/?semki=%D8%A7%D9%84%D8%AE%D9%8A%D8%A7%D8%B1%D8%A7%D8%AA-%D8%A7%D9%84%D8%AB%D9%86%D8%A7%D8%A6%D9%8A%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%AA%D8%AC%D8%A7%D8%B1-%D9%81%D9%8A-%D8%A7%D9%84%D9%85%D9%85%D9%84%D9%83%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%AA%D8%AD%D8%AF%D8%A9 الخيارات الثنائية التجار في المملكة المتحدة Çinli yetkililer ülkenin kuzey doğusundaki bir madende bir haftadır mahsur kalan 22 madencinin kurtarıldığını duyurdu. Madencilerin bir hafta sonra hala hayatta olduklarına dair umutlar, madencilere temiz hava sağlamak için delinen 280 metrelik borudan sesler gelmesi üzerine artmıştı.


Rescuers carry a miner out of flooded mine in Qitaihe City, northeast China’s Heilongjiang Province, Aug. 30, 2011. Twenty-two of the trapped miners in a flooded mine in northeast China’s Heilongjiang Province were rescued as of early Tuesday morning, Xu Guangguo, vice governor of the province said. The rescuers are still searching for the three missing miners, Xu said. (Xinhua/Wang Song)

Şinhua haber ajansı, Çitayhı şehrine bağlı Boli ilçesindeki Hengtay kömür madeninin 2007 yılında kapatıldığı ancak 16 Ağustos’ta izinsiz olarak yeniden açıldığını söylüyor. Yasadışı kömür madenindeki işçiler, kazdıkları tüneli yakındaki bir kuyuya doğru genişletince maden su almış ve madenciler mahsur kalmıştı. Kurtarma operasyonundan görüntüler yayınlayan Çin devlet televizyonu, madencilerin yavaş yavaş madenin dışına çıkarıldıklarını gösterdi. Salı günü (23 Ağustos 2011) su basan madende 26 işçi mahsur kalmış, dün (29 Ağustos 2011) işçilerden 3’ü kurtarılmış, 1’inin de cesedi bulunmuştu. 3 işçiden ise henüz haber alınamadı.

Dünyada madencilik sanayisinin en tehlikeli olduğu ülke olan Çin’de yalnızca 2009 yılında ölen madenci sayısı 2600’ün üzerinde. 2010 yılı Nisan ayında ülkenin kuzeyindeki Şanşi vilayetinde 115 madenci bir hafta göçük altında kaldıktan sonra kurtarılmıştı.

Çin hükümeti geçen yıl içinde 1000’den fazla yasa dışı madeni kapatmış ve madenlerdeki güvenlik önlemlerini artırma kampanyası başlatmıştı. Ekonomisi önemli oranda madenciliğe bağımlı olan Çin’in enerji ihtiyacının yüzde 70’i kömürden elde ediliyor. Madenlerde çalışan işçilerin çoğu, bu konuda eğitim almadan çalışan göçmenlerden oluşuyor.

esempio opzioni binarie Kaynakça
AA, Madendeki 22 işçiden ses geldi, 30 Ağustos 2011 tarihinde ulaşıldı.
BBCTürkçe, 22 Çinli madenci bir hafta sonra göçükten çıkarıldı, 30 Ağustos 2011 tarihinde ulaşıldı.
Çin Hükümeti, 22 trapped miners rescued in NE China, 30 Ağustos 2011 tarihinde ulaşıldı.

Yeryüzeyinin Geçirgenlik Haritası

Hidrojeoloji açısından geçirgenlik önemli bir değişkendir. Haliyle hidrojeolojinin üst konusu olan ve daha kapsamlı bir alana hükmeden hidrolojide (subilimde) de önemlidir.

Kulakları çınlasın Mehmet Hocamızın, Gözenekli Ortam Hidroliği dersinde bizlere anlattığı kadarıyla şunu söyleyebilirim. Gözenekli bir ortamdaki akışkanın akışı, o ortamın akışkanı geçirebilme yeteneği ile sınırlıdır. Düz bir hidrojeolog açısından geçirgenlik hem akışkana hem de akışkanın içinde olduğu ortama -örneğin zemine- bağlıdır.


Dünya çapında yüzey ve yüzeye yakın geçirgenlik dağılımını gösteren harita. Görüntü: Tom Gleeson/Geophysical Research Letters. Daha büyük görünümü için tıklayın!

Bu kadar sıkıcı bilgiden sonra haberimize dönelim. fincar online purchase İlk kez Dünya çapında bir geçirgenlik haritası oluşturulmuş. Aslında yukardaki tanımı temel alınca tam anlamıyla bir geçirgenlik haritası demek de doğru olmaz. Aslında bu harita, yeryüzüne düşen yağışın (yağmur, kar vs.), yeryüzeyinde ve yeryüzeyine yakın ortamlarda karşılaştığı direncin dağılımını göstermektedir. Böylece sızıntı dağılımı azdan çoğa (düşükten yükseğe) doğru derecelendirilmiş. Bu harita yardımıyla su döngüsü (ya da su çevrimi) daha kolay ve daha iyi anlaşılabilecek, yorumlanabilecek. Ayrıca, yeraltındaki su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasında da bir kestirimde olmadı bir öngörüde gene olmazsa bir tahminde bulunmamıza yardım edecek.

En önemli noktaysa, iklim tahminlerinde hesaba katılmayan yeraltındaki donmamış su ve tatlı (ya da içilebilir) su, oluşturulan bilgisayar örneklemelerinde (modellemelerinde) de hesaba katılabilecek ve böylece yeraltındaki suyun hareketi de açığa çıkartılabilecek.

Bahsi geçen geçirgenlik haritası Tom Gleeson (Britanya Kolumbiyası Üniversitesi) ve arkadaşları tarafında üretilmiş. Farklı farklı bölgelerdeki birçok kayaçtan (veya kayadan) veri toplayan takım, herbir kayaç çeşidi için bilinen geçirgenlik özellikleri kullanarak bölgelerdeki (alanlardaki) sızıntıyı hesaplamış.

Yayının özü aşağıda..

Mapping permeability over the surface of the Earth
Permeability, the ease of fluid flow through porous rocks and soils, is a fundamental but often poorly quantified component in the analysis of regional-scale water fluxes. Permeability is difficult to quantify because it varies over more than 13 orders of magnitude and is heterogeneous and dependent on flow direction. Indeed, at the regional scale, maps of permeability only exist for soil to depths of 1–2 m. Here we use an extensive compilation of results from hydrogeologic models to show that regional-scale (>5 km) permeability of consolidated and unconsolidated geologic units below soil horizons (hydrolithologies) can be characterized in a statistically meaningful way. The representative permeabilities of these hydrolithologies are used to map the distribution of near-surface (on the order of 100 m depth) permeability globally and over North America. The distribution of each hydrolithology is generally scale independent. The near-surface mean permeability is of the order of ∼5 × 10−14 m2. The results provide the first global picture of near-surface permeability and will be of particular value for evaluating global water resources and modeling the influence of climate-surface-subsurface interactions on global climate change.

Richard Taylor (Londra Kolej Üniversitesi) bu haritanın çok iyi bir başlangıç olduğu söylüyor söylemesine; ama şunları da eklemeden edemiyor. Ona göre üretilen harita, yoğun bir çalışma yapıldığı için Kuzey Amerika’da çok gerçekçi iken, Dünya’nın geri kalanı içinse çok yetersiz.

opcje binarne praca Kaynakça
Marshall, M., 2011. First water map of Earth’s leaky surface, Short Sharp Science, Blogs, New Scientist, accessed at February 17th 2011.