Etiket arşivi: yenilenebilir enerji

Türkiye’de Yenilenebilir Enerji

http://www.soleg.de/?optionende=bdswiss-app-android&74b=3a bdswiss app android

Türkiye'deki yenilenebilir enerjinin gelişimini ele alan görsel. Görüntü:Dünya Bankası
Türkiye’deki yenilenebilir enerjinin gelişimini ele alan görsel. Görüntü:Dünya Bankası

opcje binarne range

Bugün binäre optionen handeln vergleich Türkiye rüzgâr santrallerindeki artış oranı bakımından dünyada birinci sırada yer almaktadır –bu alandaki toplam öngörülen potansiyelinin sadece % 5’ini kullanmasına rağmen. Ayrıca, Türkiye’deki nehirler ve göller yaklaşık 140 TWh’lik ekonomik olarak kullanılabilir bir enerji potansiyeli oluşturmaktadır. Ülkenin ilave 20.000 MWh’lik kapasite oluşturan etkileyici hidrolik potansiyeli ve büyüyen jeotermal sektörü, Türkiye’nin enerji üretimine özel sektörün daha fazla dâhil edilmesine ve hem enerji yoğunluğunda hem de toplam sera gazı emisyonlarında önemli azalımların sağlanmasına yardımcı olan genel yenilenebilir enerji stratejisinin köşe taşını oluşturmaktadır.

Yerli ve yenilenebilir enerji ile enerji verimliliği konusundaki bu atılımın bir parçası olarak, Dünya Bankası Grubu, kapasitesinin arttırılması, yerli yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve ülke çapında enerji verimliliğinin arttırılması amacıyla Türkiye ile birlikte çalışmaktadır. Türkiye yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri için binär optionen versteuern 1 milyar ABD dolarının üzerinde Dünya Bankası finansmanı kullanmıştır ve bu projeler sayesinde Türkiye’de özel sektör yenilenebilir enerji şirketlerinin ürettiği elektrik önemli ölçüde artmış ve ülke çapında CO2 emisyonlarında önemli azalmalar sağlanmıştır. Son 10 yıl içerisinde, özel sektöre ait yenilenebilir enerji tesislerinde üretilen elektrik miktarı neredeyse 18 kat artmıştır –2002 yılında 1.490 GWh iken 2012 yılında 26.235 GWh. Ayrıca, Dünya Bankası Grubu ile koordinasyon içerisinde geliştirilen projeler الخيارات الثنائية حساب اختبار Türkiye’de sera gazlarının her yıl 3,3 milyon ton kadar azaltılmasına yardımcı olmaktadır.

Dünya Bankası Grubu’nun desteği ile elektrik üretimi alanında yapılan bu çalışmalar, Türkiye genelinde enerji verimliliğinin arttırılmasına yönelik devam etmekte olan çalışmalar ile desteklenmektedir. Türkiye küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin enerji verimliliğini arttırmaya yönelik önlemlerine öncelik vererek, aynı anda hem KOBİ’lerinin işletme maliyetlerini düşürerek rekabet güçlerini yükseltebilmekte hem de enerji yoğunluğundaki ve sera gazı emisyonlarındaki azaltımlar yoluyla ekonomisini daha yeşil hale getirebilmektedir. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Enerji Verimliliği Projesi, Türkiye ile Dünya Bankası Grubu arasında bu alandaki en son işbirliğini oluşturmaktadır. 201 milyon ABD doları tutarındaki bu proje Türkiye genelindeki KOBİ’ler için 300 GWh’nin üzerinde yıllık enerji tasarrufu sağlamak ve aynı zamanda CO2 emisyonlarında 2018 yılına kadar 154.000 tonluk bir ilave azaltım daha sağlamak için tasarlanmıştır.

video platformvideo managementvideo solutionsvideo player

www topoptions com Ayrıntılar
Dünya Bankası Rüzgar, Su ve Buhar – Türkiye’nin Enerji Sektörü için Üçlü bir Kazanç, 6 Eylül 2013
Dünya Bankası Türkiye: Yerin Altından Elektrik Üretimi, 7 Eylül 2013

* Puant, elektrik tüketiminin en yüksek ve elektrik birim fiyatının en fazla olduğu zaman dilimini belirtmek için kullanılır. Bu zaman dilimi, akşam 17.00 ile gece 22.00 saatleridir. Dilimize peak (Tr. pik) kelimesinin yanlış ifade edilmesiyle geçmiş ve böyle kullanılagelmiştir.

MTA: Jeotermal Kaynaklarımızın Durumu, Arama Politikaları ve Değerlendirilmesi

Jeotermal enerji; çevre dostu, yenilenebilir, meteorolojik koşullardan kısa vadede etkilenmeyen, güvenilir, entegre kullanıma uygun (sırasıyla elektrik, ısıtma, termal turizm vb.) ve yerli bir enerji kaynağıdır.

jeotermal_santral

Ülkemiz 31500 megavat termal (MWt) jeotermal potansiyel ile dünyada ilk 10 ülke arasındadır. İlk jeotermal enerji aramaları Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 1962 yılında İzmir Balçova’da başlatılmıştır. Balçova’da bugün 25.000 konut eşdeğeri ısıtma yapılmakta olup termal turizmde en iyi durumdadır. MTA, ülkemizde bugüne kadar 459 adet kuyu, 205.000 metre sondajlı arama yaparak 187 adet saha keşfetmiş ve doğal çıkışlar dahil 4000 MWt ısı enerjisi kullanıma hazır hale getirmiştir. MTA ve özel sektör tarafından yaklaşık 250.000 metre jeotermal sondajı yapılmıştır. Bundan sonra en az 1.500.000 metre jeotermal sondaj yapılması gerekmektedir.

1990 yılından bu yana durma noktasına gelen jeotermal enerji arama çalışmaları; 2004 yılından itibaren hızlandırılarak, sondajlı aramalar yılda 2.000 metrelerden 20.000 metreye çıkarılmıştır. Özel sektörle birlikte 40.000 metre olmuştur. Yeniden hızlandırılan “Jeotermal Arama Çalışmaları” neticesinde; ülkemiz jeotermal kaynak görünür ısı kapasitesi 40 yılda 3100 MWt ile çıkarılmışken son dört yılda bu rakam % 30 arttırılarak 4000 MWt’ye çıkarılmıştır. 100 adet toplam 60.000 metre jeotermal sondajı yapılarak 900 MWt ısı enerjisi elde edilmiştir. 1962 yılından beri açılan toplam 459 kuyunun %22 si olan 100 adedi bu dönemde açılmış ve bunun sonucunda: dört tanesi elektrik üretimine uygun olmak üzere 15 adet yeni jeotermal alan keşfedilerek saha sayısı 187’ye çıkartılmıştır.

Arama çalışmalarının yanı sıra yatırım güvenliğini sağlamak amacıyla “Yenilenebilir Enerji Kanunu, 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği” çıkarılarak teşvikler getirilmiştir.

Türkiye jeotermal kullanımında dünya beşincisi, Avrupa birincisidir. Zengin jeotermal potansiyelimizin tamamının harekete geçirilmesi halinde, entegre kullanımlarla birlikte;

– 1000 MWe (yılda 8 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik, 3.000.000 konutun ihtiyacına denktir, net 800 milyon ABD doları gelir)

– 500.000 konut eşdeğeri ısıtma (yılda 1 milyar m3 doğalgaz ithali önlenmiş olacaktır, yılda 400 milyon ABD doları döviz tasarruf)

– 30.000 dönüm sera ısıtması; (30.000 kişiye istihdam, net 600 milyon ABD Doları gelir)

– 400 adet termal tesis; (1.000.000 yatak kapasitesi, 250.000 kişiye istihdam, net 5 milyar ABD doları gelir)

Yılda toplam 6,8 milyar ABD doları net gelir sağlanacaktır.

opzioni binarie altri corsi e lezioni MTA’nın Jeotermalde Yeni Açılım ve Hedefleri
– Bilinen mevcut Jeotermal sistemlerin derindeki uzantısı araştırılarak jeotermal potansiyelimizin arttırılması,

– Ülkemiz yerkabuğunun daha derin kısımlarında yüksek sıcaklık içeren ancak yeterli gözenek ve geçirgenliğe sahip olmayan kızgın kayaçların bulunduğu alanların tespiti, haritalanması ve envanterinin hazırlanması,

– Mevcut jeotermal alanların sürdürülebilir üretimini sağlamak ve yenilenebilir özelliğini korumak amacıyla işletmecilere bilimsel ve teknolojik destek sağlamak.

Bu yazı, MTA’nın 18.08.2008 tarihli basın bildirisidir.

Jeotermal Kaynaklardan Elektrik Üretimi

Ucuz enerji çağından pahalı enerji çağına girilirken ömrü son derece kısıtlı olan konvansiyonel enerji kaynaklarının, bir gün tükenebileceği düşünülmeye başlanmıştır. Bu kaynaklardan kömür, dünya rezervlerinin %15’ini, petrol %14’ünü, doğal gaz ise %11’ini oluşturmaktadır. Yeni rezervler bulunmaması durumunda, kömürün 240 yıl, doğal gazın 50 yıl, diğer hidrokarbonların 64 yıl süreyle dünya enerji gereksinimini karşılayacağı varsayılmaktadır. Bu nedenle, hızla artan nüfusun ve teknolojik yeniliklere bağlı olarak gelişen endüstrinin enerji gereksinimi karşısında, konvansiyonel enerji kaynaklarının yerine geçebilecek, yeni ve yenilenebilir doğal kaynakların araştırılması, bulunması ve bunlardan yararlanılması konusunda büyük bir arayış içine girilmiştir.

Dünyadaki enerji kaynakları, fosil kaynaklar (kömür, petrol, doğal gaz, turba, petrollü kayalar vb.) yenilenebilir kaynaklar (hidrolik, biyomas, jeotermal, güneş, rüzgar, gelgit dalga, jeotermal gradyan) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları üzerindeki araştırmalar büyük bir hızla devam etmektedir. Jeotermal enerji, yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde çok önemli bir yer tutmaktadır.

http://www.symstar.co.uk/?civka=istruzioni-auto-opzioni-binarie&28c=13 istruzioni auto opzioni binarie JEOTERMAL ENERJİ
Jeotermal enerji, yerkabuğu içerisinde hazne kayalarda bulunan, basınç altında aşırı derecede ısınmış suların içerdiği bir enerjidir. Ekonomik önemdeki jeotermal enerji birikimi, sıcaklığı 40° C-380° C arasında olup, 3000 metreye kadar olan derinliklerde geçirimsiz kayalar altında yer alan, geçirimli hazne kayalar içinde bulunmaktadır. Bugüne kadar yapılan araştırmalar, üç jeotermal sistemin varlığını ortaya koymuştur. Bunlar, sıcak su sistemi, kuru buhar sistemi ve sıcak kuru kaya sistemleridir.

binaire opties werking Sıcak Su Sistemi
Yeryüzünde sıcak su esaslı sistemler, buhar esaslı sistemlerden yirmi kat daha fazla bulunmaktadır. Sıcak su sisteminde, derindeki hazne kaya içerisinde, basınç altında, yüksek sıcaklıkta, erimiş kimyasal madde bakımından çok zengin, farklı kimyasal özellikte sular bulunmaktadır. Bu tür sistemlerden sondajlarla yeryüzüne çıkarılan sıcak su+buhar karışımından elde edilen buhardan, elektrik enerjisi üretilmekte, buharı alınmış sıcak su ise, atılmaktadır.

ترجمة مقالات Kuru Buhar Sistemi
Buhar esaslı sistemler, sıcak su sistemlerinden farklı olarak, çok fazla ısınmış, nem miktarı az, sıcaklığı yüksek buhar üretirler. Bu tür buhar, bir enerji kaynağı olarak doğrudan jeotermal santrallere gönderilerek elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Bir bakıma, bu tür enerji kaynakları, yerkabuğu içerisinde oluşmuş birer doğal nükleer reaktör olarak kabul edilebilir.

http://asturmadera.com/wp-content/uploads/2016/02/BALANCÍN-EL-BURRITO-686x364@2x.jpg mejores brokers de opciones binarias 2015 Sıcak Kuru Kaya Sistemleri
Yerküremizde özellikle genç aktif volkanik kuşaklarda, jeotermal gradyanın çok yüksek olduğu bölgelerde, sıcak su içermeyen yüksek sıcaklığa sahip kızgın, kuru kayalar bulunmaktadır. Bu tür sistemlere soğuk su basılarak sıcak su + buhar karışımı alınmakta ve bu, bir enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır.

İzlanda'daki Nesjavellir Jeotermal Enerji Santrali. Görüntü: Gretar Ivarsson
İzlanda’daki Nesjavellir Jeotermal Enerji Santrali. Görüntü: Gretar Ivarsson

http://mihconsultancy.co.uk/news/social-sector-career-path-government-review contex forex mobile JEOTERMAL ENERJİNİN ELEKTRİK ÜRETİMİNDE KULLANILMASI
Çeşitli araştırma tekniklerinin uygulanması sonucunda, jeotermal enerjinin oluştuğu uygun jeolojik koşullarda yapılan sondajlarla aşırı derecede ısınmış sular, yaş ve kuru buhar olarak yeryüzüne çıkarılmaktadır. Bu jeotermal akışkan, üzerindeki basıncın azalması ile su-buhar fazlarına ayrılmaktadır. Ayrılan buhar, jeotermal santrallere gönderilerek, elektrik enerjisine dönüştürülmekte, atık su ise, diğer ısıtma sistemlerinde kullanılmakta veya yeraltına basılmaktadır. Yaş buhar, buhar yüzdesinin ve entalpisinin yüksek olması durumunda elektrik üretimi için daha verimli olmaktadır.

Yerkabuğunun derinliklerinden elde edilen kızgın kuru buhar ise, doğrudan jeotermal santrallere gönderilerek elektrik enerjisine dönüştürülmektedir.

Elektrik üretimi için en elverişli jeotermal kaynaklar, yüksek sıcaklıklı ve yüksek entalpili kuru buhar sistemleridir. Bunların sıcaklıkları 250ºC-380ºC arasında değişmektedir. Çok az nemliliğe sahip buhar, kızgın kuru buhar olarak tanımlanmaktadır.

1985 yılı sonunda Yerküre üzerindeki jeotermal santrallerin toplam kapasitesi 4763MW (Megavat) dolayında bulunmaktaydı. Yapımı sürdürülen jeotermal santrallerle 2000 yılından, 72890MW elektrik enerjisi üretimi beklenmektedir. Bu veriler, jeotermal enerjinin ileride önemli bir güç kaynağı haline geleceğini ve konvansiyonel fosil enerji kaynaklarının yerini alacağını göstermektedir.

Bugünkü enerji gereksinimi karşısında jeotermal kaynakların enerji üretimine olan katkısı küçük görülebilir. Ancak bu enerji türünün araştırılması ve yararlanma biçimi ile ilgili çalışmaların oldukça yeni olması da gözden uzak tutulmamalıdır.

Tükenirliği olmayan, yenilenebilen bu enerji kaynağı üzerinde, yerküremizde çalışmalar sürdürülmekte, özellikle yararlanma biçimleri konusunda yeni araştırmalar yapılmaktadır. Jeotermal enerji kaynaklarının araştırılması konusunda başarılı çalışmalar yapılmakta ancak, bu enerjiden pratik ve ekonomik biçimde yararlanma konusunda yavaş bir ilerleme gözlenmektedir.

http://amylyx.com/?lili=%D8%A7%D8%B3%D8%AA%D8%B1%D8%A7%D8%AA%D9%8A%D8%AC%D9%8A%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%AE%D9%8A%D8%A7%D8%B1%D8%A7%D8%AA-%D8%A7%D9%84%D8%AB%D9%86%D8%A7%D8%A6%D9%8A%D8%A9-%D8%A3%D9%81%D8%B6%D9%84 استراتيجية الخيارات الثنائية أفضل JEOTERMAL ENERJİNİN ELEKTRİK ÜRETİMİ DIŞINDA KULLANILMASI
Isıtmada, soğutma sistemlerinde, jeotermal akışkanlardan kimyasal maddelerin elde edilmesinde, ziraat sektöründe, balinoterapide, seraların ısıtılmasında, turizmde çeşitli alanlarda jeotermal enerjiden oldukça önemli biri şekilde yararlanılmaktadır. Bu tür kullanımlar için düşük entalpili ve 25ºC-180ºC arasındaki sıcak sular, yeterli olmaktadır. Bunlar az miktarda çözünür madde içermekte, ekonomik (kolaylıkla elde edilebilir, yüksek yatırıma gerek olmayan) derinliklerde yer almaktadır. Bu nedenle orta sıcaklıktaki jeotermal kaynaktan bu tür enerjinin elde edilmesi kolay ve ekonomiktir.

Düşük sıcaklıklı akışkanlar ısı kaynağı olarak kullanılabildiği gibi, yüksek sıcaklıklı jeotermal sistemlerde yer alan sıcak sular da bir ısı kaynağı olarak kullanılmaktadır.

ABD’de tüketilen enerjinin %15-%20’, sıcaklığı 100ºC-150ºC arasında değişen jeotermal akışkanlardan karşılanmaktadır. Jeotermal enerjinin kullanılmasıyla bu ülkede, önemli ölçüde petrol ve doğal gazdan tasarruf sağlanmaktadır.

Jeotermal enerjinin elektrik enerjisi dışında kullanım alanları çok yaygın olup, enerji dönüşümündeki etkinliği, elektrik enerjisi üretiminden beş, altı kez daha fazladır. Ayrıca ısı depolaması, yüksek sıcaklıklı jeotermal sistemlerin yüz katını aşmaktadır. Çünkü, elektrik dışı uygulamalar için gerekli olan düşük ve orta sıcaklıklı jeotermal kaynaklar, sayı ve potansiyel bakımından yerküre üzerinde elektrik üretimi için kullanılan yüksek sıcaklıklı jeotermal kaynaklardan daha fazla bulunmaktadır. Bu nedenle, jeotermal enerjinin elektrik enerjisi eldesi dışında kalan alanlardaki kullanımı, gelecekte bu enerjiden elde edilen elektrik enerjisi üretimini aşacaktır.

azioni binarie si guadagna DÜŞÜK VE ORTA SICAKLIKLI JEOTERMAL KAYNAKLARDAN ELEKTRİK
ÜRETİMİ
Bugüne kadar jeotermal kaynakları, yüksek sıcaklıklı (180ºC-380ºC), düşük ve orta sıcaklıklı (25ºC-180ºC) olmak üzere araştırılmış; bunlardan yüksek sıcaklıklı jeotermal kaynaklar, elektrik enerjisi eldesi dışında kalan alanlarda kullanılmıştır. Ancak özellikle ileri ülkelerde yapılan yeni araştırmalar, düşük ve orta sıcaklıklı kaynaklardan da elektrik enerjisi üretilebileceğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, jeotermal enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretilmesi konusunda sınırlamalar ortadan kalkmış, elektrik enerjisi üretim sıcaklığı 80ºC’ye kadar inmiştir.

Konvansiyonel buhar türbinlerinde olduğu gibi düşük ve orta sıcaklıkta jeotermal kaynaklardan elektrik enerjisi üretebilen yeni sistem, rankine güç devresi prensibine dayanmaktadır. Fakat, konvansiyonel buhar türbinlerinden farklı olarak, sistemde, su yerine kaynama noktası düşük karbonflorür veya hidrokarbon ailesinden organik hareketli bir sıvı kullanılmaktadır. Bu organik sıvının seçiminde, molekül ağırlığı, kimyasal kararlılığı, sistemde kullanılan malzeme ile olan uygunluğu, optimal hacim/basınç karakteristikleri için kaynama noktası gibi özellikler göz önüne alınmaktadır. Bu organik sıvı ile çalışan enerji dönüştürücüleri standart, taşınabilir, komple üretim santralleridir. Bu tür santrallerde, bütün güç üniteleri fabrikasyon olarak imal edildiğinden, güç santralinin kurulması için gerekli olan proje uygulaması uzun zaman almamaktadır. Jeotermal kaynağın sıcaklık ve debisine bağlı olarak, 300kW arasında değişen elektrik üretebilen uygun paket santraller imal edilmiştir.

Elektrik üretilebilen bu paket güç santralleri, kendi içerisinde tam otomatik olup ısı kaynağının parametrelerine bağlı olarak uygun bir güç üretmektedir. Sistemde kullanılan organik sıvı, düşük ve orta sıcaklıklı jeotermal akışkanlarla çalıştığı zaman buhardan çok daha fazla avantaja ve verime sahiptir. Bu çalışma sıvısı, güç çıkışını optimize edecek şekilde, jeotermal kuyudan elde edilen suyun sıcaklık ve debisine göre seçilmektedir. Üretim sırasında kullanılan çalışma sıvısı, buharlaşma aygıtı içerisinde yer alan eşanjörden geçen jeotermal akışkanının sıcaklığı ile ısınarak buharlaşmakta, elde edilen buhar ise türbine gönderilerek jeneratörleri çalıştırmaktadır. Türbinden çıkan kullanılmış buhar, su ve hava soğutmalı yoğunlaştırma sistemlerinde yoğunlaştırıldıktan sonra pompa yardımıyla buharlaştırma aygıtına tekrar gönderilmektedir.

Bu santraller, buhar santrallerine göre çok daha pratik olup, ekonomik ve teknik avantajlara sahiptir. Her şeyden önemlisi, büyük alanlar kaplamamakta, daha basit bir teknoloji gerektirmekte, bir yerden bir yere taşınabilmekte, her türlü jeotermal kaynaktan elektrik üretilebilecek şekilde imal edilmektedir. Bu tür santraller için 80ºC-180ºC arasında değişen sıcaklığa sahip jeotermal kaynaklar ile 1-10 bar arasındaki düşük basınçlı doğal buhar yeterli olmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde elde edilen enerjinin düşüklüğüne bakılmaksızın, bu tür enerji kaynaklarını değerlendirmeye yönelik yatırımlar yapılmaktadır.

Jeotermal kaynakların karakteristik özelliklerine göre bazı örnekler vermek gerekirse, bunlar kısaca şöyle özetlenebilir: 160ºC giriş, 85ºC çıkış sıcaklığına sahip, 2210 ton/saat debisi olan sıcak su kütlesinden 8,4MW; giriş sıcaklığı 130ºC, çıkış sıcaklığı 100ºC, debisi 1415 ton/saat olan sıcak su kütlesinden 6MW, 120ºC giriş, 80ºC çıkış sıcaklığı olan 850 ton/saat debideki jeotermal kaynaktan da 3,6MW elektrik üretilebilmektedir.

opszioni binarie SONUÇLAR
Jeotermal kaynaklardan elektrik üretmek için yüksek sıcaklıklı sistemler öncelikle araştırılırken, düşük ve orta sıcaklıklı sistemlerden de, elektrik üretilebileceği göz önüne alınmalı, bunu gerçekleştirmek için yeni teknolojiler vakit geçirilmeden uygulanmalıdır. Özellikle, büyük miktarlara varan atık sıcak sulardan elektrik üretimi için yeni santraller kurulmalıdır.

Jeotermal enerji uzun ömürlü olup, maliyeti diğer konvansiyonel enerji kaynaklarına göre çok daha ucuzdur. Bu enerjinin çok yönlü kullanılması durumunda, fosil enerji kaynaklarından büyük ölçüde tasarruf sağlanacaktır.

Bu metin, Elektrik Mühendisi Mustafa AKSOY (Kıbrıs Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Saymanı) tarafından hazırlanmıştır.