Etiket arşivi: şeylgazı

Şeylgazı Üretimi Her Ülkede Uygulanabilir Mi?

Köp Kamagra på nätet Arvidsjaur, Sverige


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=BJsggzmgMI0

seroquel xr 300 mg side effects Başarısız örnekler
Stuart Elliott (Platts), Polonya örneğine işaret ediyor. Polonya Avrupa’daki şeylgazı rezervleriyle dikkat çeken bir ülkeydi. Verimli şeylgazı rezervleri Polonyalı yetkililerin üretim sürecine başlama kararı almasını sağladı. Birçok Amerikalı enerji şirketi kendi ülkelerindeki başarının bir devamını burada gerçekleştirmek için üretim sürecine katıldı. “Fakat Polonya örneği başarısızlığa uğradı” diyor Elliott.

Polonya’da 2013 yılı için 30 ile 40 arası kuyu açılması planlanmıştı. Fakat şu ana kadar maliyet açısından uzun süreçte verimli olması planlanan sadece 1 kuyu açıldı. Exxon Mobil, Talisman ve Marathon gibi şirketler ülkedeki operasyonlarına son verdi. Chevron, Conoco Phillips ve San Leon ise azimle şeylgazı aramaya devam ediyor.

Paul Stevens (Chatham House) birçok kişinin Polonya hükümetini “açgözlü ve ahmak olmakla” suçladığını belirtiyor. Her ne kadar yetkililer mevzuat usullerini yabancı yatırımcıları çekmek için değiştirseler de cezai vergi usulleri ve yabancı şirketlerin yerel ortaklarıyla çalışma koşulu gibi şartlar ülkeye yönelik yatırımcı ilgisini azaltıyor. Fakat Stevens, ABD’deki başarının neden Avrupa’da uygulanamadığı ile ilgili olarak Rex Tillerson’ın (Exxon Mobil) açıklamasına dikkat çekiyor: “ABD’de şeylgazının çıkartılmasını olanak sağlayan teknoloji Polonya’nın coğrafi koşulları için yeterli olmadı.”

http://www.kenyadialogue.com/?selena=forex-on-lile&625=26 forex on lile Büyük şüpheler
Şeylgazına büyük umutlar bağlayan ülkelerden biri de İngiltere’ydi. ABD’de enerji piyasasının şeylgazının verimliliğine ikna olması için 100’e yakın kuyu açılmıştı. Fakat İngiltere’de son 4 yılda birkaç test kuyusu açıldı. Sürecin bu kadar yavaş ilerlemesinin nedeni şeylgazına yönelik kamuoyu tepkisi. İngiltere’de şeylgazı çıkarma sırasında meydana gelen yersarsıntıları (depremleri) yüzünden süreç 18 ay askıya alınmıştı.

John Williams‘a (Pöyry) göre kaygıların fazla olması nedeniyle mevzuat usullerinin çok net olması gerekiyor. “Her şey kusursuz olmalı. En ufak hata tüm süreci baltalayabilir. Onun için şu ana kadar pek ilerleyemedik” diyor Williams. Bu konudaki şeylgazı karşıtlığı da devam edecek gibi gözüküyor.

Stevens, şeylgazı çıkarma sürecindeki ağır metal ya da radyoaktif maddeler yüzünden suların kirlenmesi ve metan kaçakları gibi bir ihtimalin meşru bir kaygı olduğunu belirtiyor. Şeylgazının kömür ve petrole oranla daha çevre dostu olduğuna dikkat çeken Stevens, “fakat sonunda o da bir fosil yakıt” diye uyarıyor. Stevens, yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımların buraya aktarılmasının da ciddi bir kaygı oluşturduğunu söylüyor.

Şeylgazına yönelik kaygılar sadece İngiltere ile sınırlı değil. Bu konudaki protestolar dünyanın hemen hemen her yerinde gerçekleştiriyor. Geçen yıl 20 farklı ülkeden çevreciler, şeylgazı çıkartma yöntemi olan hidrolik kırılmanın (hidrolik çatlatmanın) zararlarına karşı küresel bir eylem günü ilan etti. Fransa çoktan hidrolik kırılma yöntemlerini yasakladı. Romanya, Almanya ve Bulgaristan’da ise arama çalışmalarına ara verildi.

qual è la migliore piattaforma di trading online con le opzioni binarie Temel çalışmalar
Petrol çıkarma çalışmalarına daha fazla alışık olan Amerikan kamuoyunun aksine Avrupa’da şeylgazına yönelik yoğun tepki var. Bu tepki de şeylgazı çalışmaları ile ilgili ilerlemeye darbe vuruyor. binäre optionen mindesteinzahlung 100 En temelde Avrupa’daki çevre mevzuatı çok katı. Ayrıca şeylgazı ile ilgili araştırma ve yatırımlar ABD dışında çok da sınırlı.

Amerikan hükümeti 1980’lerin başlarında şeylgazı ile ilgili temel araştırmalara yönelik milyonlarca dolar katkı sağladı. Ama Avrupa Komisyonu devlet yardımlarının aksine temel araştırma ve geliştirme yatırımlarının işletmeler tarafından yapılmasını istiyor. Kısacası ABD’deki şeylgazı işletmeciliği bir günde doğmadı, 25 yılda gelişerek bu seviyeye geldi.

Stevens, mülkiyet haklarının da şeylgazı ile ilgili araştırmalarda önemli bir etken olduğunu söylüyor. ABD’de konut sahipleri yeraltındaki kaynakların da sahibi konumunda. Böylece konut sahipleri kendi arazilerinde bir enerji kaynağının bulunması durumunda fiyat ile ilgili şirketlerle anlaşıp çıkarım haklarını şirketlere verebiliyorlar. Fakat Avrupa’daki yeraltı kaynaklarının sahibi devletler. Hiçbir devlet de pazarlık yapmadan çıkarım hakkını enerji şirketlerine devretmeye hazır değil. Bu soruna ek olarak birçok ülkedeki yer koşulları, alt yapı ve boru hatlarının eksikliği ABD’deki şeylgazı devriminin tekrarlanabilmesi ile ilgili ciddi eksiklikler olarak gözüküyor.

Ayrıca şeylgazının Avrupa’daki enerji fiyatlarına nihai etkisinin nasıl olacağına yönelik kaygılar da var. Pöyry‘nin tahminlerine göre, şeylgazının kullanılması durumunda Avrupa’daki toptan gaz fiyatları 2020 ile 2050 arasında % 6 ile 14, elektrik fiyatları da % 3 ile 8 arasında azalabilir. Toptan satış fiyatları enerji faturalarının sadece bir etkeni olduğundan hane başına etkisi daha az bile olabilir. Bu veriler Avrupa’da şeylgazının enerji fiyatlarına etkisinin ABD’ye oranla çok daha az olabileceğine işaret ediyor.

binäre optionen startguthaben ohne einzahlung Türkiye’de şeylgazı
Amerikan Enerji Enformasyon Ajansı’nın (EIA) yayınladığı bir rapora göre Türkiye’de Güneydoğu Anadolu havzasında Dadaş ile Trakya havzasında Hamitabat formasyonlarında çıkarılabilir şeylgazı miktarı 680 milyar m³ olarak veriliyor. Bu miktar Türkiye’nin bugünkü yıllık tüketimi (46 milyar m³) esas alınırsa yaklaşık 14-15 yıllık bir tüketime denk düşüyor.

Cüneyt Kazokoğlu’nun yaptığı analize göre Türkiye’de henüz mevcut şeylgazı ve petrol rezervlerinin Türk mercileri tarafından belirlenmemiş olması, Türkiye’de çalışmaların sondajlı ön araştırma aşamasında olduğunu gösteriyor.

http://fysiotopics.nl/old/wp-admin/ binäre optionen 60 sek strategie Büyük hedefler
Şeylgazının geleceğinin umut verdiği ülkelerin başında Çin geliyor. Elliott, Çin’de enerjiye olan talebin giderek arttığına ve yetkililerin şeylgazı çıkarımı için milyarlarca dolar harcamaya hazır olduğuna dikkat çekiyor. Çin yönetimi 2020 yılına Amerika’nın mevcut şeylgazı üretiminin üçte birine ulaşmayı hedefliyor. Uzmanlar bu hedefin büyük olduğuna işaret ediyor. Fakat ülkedeki yer koşulları, ucuz işgücü, kolay mevzuat ve kamuoyu tepkisinin olmaması, Çin’in bu hedefe ulaşmasını kolaylaştırıyor. Ama Çin için ise asıl sorun “su”. Çin’in şeylgazı rezervlerinin büyük kısmı ülkenin oldukça kurak kuzey batısında bulunuyor. Çıkarma sürecindeki suya ihtiyaca dikkat çeken Elliott. Bu durumun en büyük engel olduğunu belirtiyor. Çin’in şeylgazı ile ilgili büyük hedefleri olmasına karşın şu ana kadar şeylgazı arama ile ilgili ciddi bir girişim yok.

Amerika’da binlerce şeylgazı üretim merkezi var. Ama dünyanın geri kalanındaki şeylgazı merkezlerinin sayısı bir elin parmağını geçmiyor. William’a göre Çin’in şeylgazı üretebilmesi 8 ile 10 yılı bulabilir. Bu bile dünya enerji fiyatlarını kendi başına etkileyebilir. Dünyanın geri kalanı için bu kadar sürede şeylgazı üretimine başlamak gerçekçi gözükmüyor. Stevens, ancak 15-20 yıl sonra farklı bölgelerde şeylgazı üretimine geçilebileceğini söylüyor.

Şeylgazının enerji fiyatlarını sabitleyebileceğini ve güvenliğini sağlayabileceğini düşünen hükümetlerin beklentileri pek gerçekçi değil. Şeylgazı bu hedefleri karşılayacak doğru bir reçete olmayabilir.

http://accomacevents.com/?aladin=binäre-optionen-ab-10-euro binäre optionen ab 10 euro Ayrıntılar
Anderson, R., Kaya gazı üretimi her ülkede uygulanabilir mi?, 8 Nisan 2014’te ulaşıldı. Orijinal kaynak Shale industry faces global reality check

ABD’deki Doğal Sızıntıyla Yanan Ateşin Kökeni Şeyl Gazı

Biliminsanları, yerin derinliklerinden gelen gazlar sayesinde sürekli yanan ve ‘ http://nottsbushido.co.uk/hotstore/Hotsale-20150822-113994.html ukoptions com Sonsuz Ateş Şelalesi’ adını alan ateşin sırrını çözdü. Araştırmalar, sönmeyen ateşi besleyen doğalgazın farklı bir kimyasal tepkimede oluştuğunu ortaya koydu. Sonsuz Şelale Ateş ise doğal yollardan oluşan ve alevin titremesi sağlayan bir çukurdan gelen gazla besleniyor. Araştırma, şelalenin aynı zamanda dünyanın en yüksek yoğunlukta metan ve propan gazına sahip olduğunu ortaya koydu.

Chestnut Ridge Parkı’nın bir bölümünde yer alan şelale, dünyanın dört bir yanında kendiliğinden yanmakta olan yüzlerce ateşten birine sahip. Arndt Schimmelmann (Indiana Üniversitesi), yüzyıllar, belki de binlerce yıl önce yerli kabileler tarafından yakıldığı düşünülen ateşin, aslında dünyadaki örneklerinden farklı olduğunu belirtti. Schimmelmann, mağaradaki ateşin yerin derinliklerinde yer alan, antik ve son derece sıcak killi şist ( Tastylia best buy şeyl) kayalarından geldiğini düşünüyor. Schimmelmann, killi şist içindeki karbon moleküllerinin parçalanarak küçük doğalgaz molekülleri ortaya çıkması için, sıcaklığın suyun kaynama noktasında veya daha sıcak olması gerektiğini belirtti.

Ateşi besleyen gazın geldiği kayaların, içtiğimiz çay veya kahve kadar sıcak ve jeolojik olarak sanıldığından çok daha genç olduğu belirtildi. Bulgular, ateşi besleyen gazın farklı bir süreçten geçtiğini, bir çeşit katalizörün, gazı kayalardaki organik moleküllerden ortaya çıkardığı ifade edildi.

Schimmelmann, “Bu mekanizma uzun yıllar konuşuldu ancak kimse inanmadı… Burada farklı bir gaz oluşumu süreci yaşandığına inanıyoruz. Eğer bu doğruysa, gaz benzer şekilde farklı yerlerde de oluşuyor olabilir. Kısaca, dünyadaki killi şist gaz kaynaklarının sanıldığından fazla olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

vs_eternal_flames
Chestnut Ridge Park’ındaki alev (üstte) ve Cook Forest State Park’taki alev (altta).

Araştırmacılar, Chestnut Ridge Park’ındaki ateşi ve Pennsylvania eyaletinin kuzeybatısında yer alan Cook Forest State Park’ında yer alan ‘Aralıksız Yanan Çukuru’ karşılaştırdı. Schimmelmann, ateş çukurunun ‘Sonsuz Ateş Şelalesi’ kadar özel olmadığını çünkü eski bir gaz kaynağı tarafından beslendiğini belirtti.

Marine and Petroleum Geology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, elde edilen iq option metatrader sonuçlar, dünyada atmosfere salınan metan gazının yaklaşık yüzde 30’unun doğal kaynaklardan geldiği bilgisini doğruladı. Biliminsanları, yerin derinliklerinde bulunan gaz kaynaklarını ‘sonsuz ateşlere’ çevirmenin faydalı olabileceğini belirtti.

Ateş, metan gazını karbondioksite çeviriyor. Karbondioksit, metana kıyasla atmosferde 20 kat daha az ısı hapsediyor. Ancak, sonsuz ateş oluşturulabilecek kaynakların son derece az olduğu düşünülüyor. Gaz, metan yiyen bakterilerin gazı karbondioksite çevirdiği çatlaklardan yüzeye ulaşıyor veya gazın alev almasına imkan vermeyen açıklıklardan yüzeye varıyor.

Natural seepage of shale gas and the origin of “eternal flames” in the Northern Appalachian Basin, USA
Natural hydrocarbon gas seeps are surface expressions of Petroleum Seepage Systems, whereby gas is ascending through faults from pressurized reservoirs that are typically associated with sandstones or limestones. A spectacular “eternal flame” in western New York State marks a gas macroseep of dominantly thermogenic origin emanating directly from deep shale source rocks, which makes this a rare case in contrast to most Petroleum Seepage Systems where gas derives from conventional reservoirs.

The main flaming seep releases about 1 kg of methane per day and may feature the highest ethane and propane (C2 + C3) concentration ever reported for a natural gas seep (∼35 vol. %). The same gas is also released to the atmosphere through nearby invisible and diffuse seepages from the ground. The synopsis of our data with available gas-geochemical data of reservoir gases in the region and the stratigraphy of underlying shales suggests that the thermogenic gas originates from Upper Devonian shales without intermediation of a conventional reservoir. A similar investigation on a second “eternal flame” in Pennsylvania suggests that gas is migrating from a conventional sandstone pool and that the seep is probably not natural but results from an undocumented and abandoned gas or oil well. The large flux of the emitted shale gas in New York State implies the existence of a pressurized gas pool at depth. Tectonically fractured shales seem to express “naturally fracked” characteristics and may provide convenient targets for hydrocarbon exploration. Gas production from “tectonically fracked” systems might not require extensive artificial fracking.

http://posgrado.ipa.org.ar/?seyl=iq-option-prepaid&052=d6 iq option prepaid Ayrıntılar
NTVMSNBC, ‘Sonsuz Ateş Şelalesi’nin sırrı çözüldü, 25 Haziran 2013
Indiana Üniversitesi, Geologists study mystery of ‘eternal flames’, 25 Haziran 2013

EIA: Türkiye’deki Şeylgazı Potansiyeli 4,6 Trilyon Varil

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) yayımladığı rapor ile dünya kaya gazı haritasını ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye’de mevcut tüketim rakamını 100 yıl karşılayacak kayagazı (şeylgazı) rezervi var. Ancak bunun yaklaşık 14 yıl yetecek miktarı üretilebilir nitelikte.

seyl_gazi_turkiye

Şeylgazı devrimiyle global doğalgaz ticaretinde kuralları yeniden yazan ABD, şu ana kadar yapılan tahminler doğrultusunda dünyadaki şeylgazı potansiyeline ülke ülke yer veren bir rapor yayımladı. Türkiye’den Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki rezervlerin incelendiği rapora göre, bu iki bölgede toplam 4,6 trilyon metreküp yerinde şeylgazı var, ancak bunun 651 milyar metreküpü alınabilir nitelikte. Öte yandan, bu iki bölgedeki kayapetrolü (şeylpetrolü) miktarı ise toplam 4,7 milyar varil.

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de yaklaşık 45 milyar metreküp doğalgaz tüketildi. Bu tüketim rakamına göre 4,6 trilyon metreküplük tahmini şeylgazı rezervi, Türkiye’nin 100 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayabilir. EIA’nın tahminlerine göre, Güneydoğu Anadolu’daki havzada 3,7 trilyon metreküp yerinde şeylgazı miktarı var. Ancak bunun 481 milyar metreküpü alınabilir kısmı teşkil ediyor. Aynı havzada, 4,6 milyar varili alınabilir nitelikte olan, 91 milyar varil yerinde şeylpetrolü var. Trakya havzasındaki yerinde kaya gazı miktarı ise 962 milyar metreküp olarak tahmin edilirken, bunun 170 milyar metreküpü alınabilir durumda. Trakya’daki yerinde şeylpetrolü miktarı da 2 milyar varil ve bunun alınabilir kısmı 100 milyon varil.

TPAO uzmanları, bu hesapların tamamının konvansiyonel olmayan gaz ve petrol için olduğunu vurgularken, “Ayrıca bu hesaplara Tuz Gölü ve Doğu Anadolu dahil değil” yorumunu yapıyor. Buralardaki incelemeler bittiğinde tahminler daha yukarı çıkabilir. Raporda, şeylgazı ve şeylpetrolüne yönelik arama faaliyetlerinin de gerçekleştiği Güneydoğu Anadolu ve Trakya havzalarına yer verilirken, “Türkiye, Sivas ve Tuz Gölü havzalarında da kaya gazı kaynaklarına sahip olabilir. Ancak bu iki havzada fazla inceleme olmadığından mevcut rezervuar bilgileri sınırlı” deniliyor.

Güneydoğu Anadolu havzasının öncelikle petrol eğilimli aktif bir havza olduğu ifade edilen raporda, burada bugüne kadar 100 petrol sahası keşfi yapıldığı vurgulanıyor. Güneydoğu Anadolu havzasının, Suudi Arabistan ve Irak’ın petrol bölgeleriyle benzer coğrafyaya sahip olduğu kaydedilen raporda, “TPAO ve Shell, şu anda Sarıbuğday-1 sahasında şeylgazı aramaları yapıyor. Shell, bu havza için beş kuyulu bir arama programı açıkladı” deniliyor.

Hamitabat gaz sahasının 1970’te keşfedilmesiyle, Trakya Havzası’nın Türkiye’nin en önemli gaz üretilen bölgesi haline geldiği vurgulanan raporda, şunlar kaydediliyor: “Türkiye’deki toplam doğalgaz üretiminin yüzde 85’inin gerçekleştiği bu havzada, bugüne kadar 13 doğalgaz ve üç petrol sahasında toplam 350 kuyu açıldı. Trakya Havzası’ndaki faaliyetlerin çoğu sıkı gaza yönelik oldu ve özellikle TPAO ile TransAtlantic Petroleum tarafından gerçekleştirildi. Bu şirketler henüz şeylgazı testlerine yönelik bilgi yayınlanmadı.”

MTA Doğal Kaynaklar ve Ekonomi Bülteni’nden bir inceleme Şeylgazı (shale gas) ve Ekonomik Değeri.

ozioni forex Ayrıntılar
Erdil, M. 100 yıl yetecek ‘Türk kaya gazı’, 19 Haziran 2013
EIA, Technically Recoverable Shale Oil and Shale Gas Resources: An Assessment of 137 Shale Formations in 41 Countries Outside the United States, 19 Haziran 2013

Güney Afrika Topraklarında Gaz Avı

Yohannesburg ile Cape Kenti arasında bulunan, yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki Karoo bölgesinin büyük kısmını kaplayan bu çorak arazi (adı yerel dilde “susamış toprak” anlamına geliyor) çok az yağmur alıyor. Buna rağmen Shell ve diğer büyük enerji şirketleri bölgede, kuyu başına 3,7 milyon litre veya daha çok su isteyebilen yeni bir sondaj teknolojisi yardımıyla, binlerce doğalgaz kuyusu açmayı umuyor. Şirketler zehirli atık suların tümünü bertaraf etmenin bir yolunu da bulmak zorunda kalacak zira en yakın çöp sahası veya sanayi atığı tesisi yüzlerce kilometre uzakta.

Güney Afrika yerin çok altındaki şist kayaçlarına hapsolmuş, daha önceleri erişilemeyen doğalgaz rezervlerini kullanıma açmak isteyen ve sayıları giderek artan ülkelerden biri. Hidrolik çatlatma veya kısaca “çatlatma” denilen kuyu açma teknolojisi, gaz vergileri sayesinde yeni bir gelir kaynağı yaratma, binlerce kişiye iş sağlama ve elektriksiz yaşayan yaklaşık 10 milyon Güney Afrikalıya elektrik üretecek enerji santrallerine yakıt bulma umudu sunuyor. Ama petrol ve gaz şirketleri ile paraya sıkışan hükümetlerin kuyu açmayı düşündüğü, buradaki ve diğer kıtalardaki sahaların çoğu hassas bölgelerde bulunuyor. Buralardaki yetkililer, sondajların emniyetli biçimde yapılmasını sağlayacak kaynaklarla siyasi nüfuz ve deneyimden yoksun. Michael Klare’ye (Massachusetts Hampshire College) göre, şist kayaçlarındaki yeni doğalgaz kaynakları İran, Katar ve Rusya gibi tarihsel açıdan en büyük gaz üreticisi olan ülkelerin jeopolitik önemini azaltabilir. Yeni kuyu açma süreçleri, şist gazı konusunda daha fazla tecrübesi olan ABD şirketleri Halliburton, Chesapeake Energy ve Exxon Mobil’i avantajlı kılıyor. Aralarında Çin, Hindistan ve Pakistan’ın da olduğu 30’u aşkın ülke şu anda, çatlatma tekniğini kullanmayı göz önünde bulunduruyor.

Gaz üretiminde görülen hızlı artış ise boru hattı ile uzak pazarlara nakledilebilmesi için gazı sıvılaştıran terminal inşasına yönelik ilgiyi artırdı. Örnek vermek gerekirse Endonezya hükümeti, Java Adası’nın bir bölgesinde şist gazı çıkarılmasına izin vermeyi düşünüyor. 2006’da bölgedeki kuyu açma faaliyeti bir çamur volkanını patlatarak 13 kişinin ölümüne ve 30.000’den fazla insanın da yaşadığı yeri terk etmesine yol açtı. Avrupa’daki doğalgaz kaynaklarının üçte birinden fazlasına tekabül eden Polonya’daki şist gazı rezervi, ülkenin gaz ihtiyacının % 60’tan çoğunu sağlayan Rusya’ya olan bağımlılığı azaltabilir. Ama pazar araştırma kuruluşu Bernstein Research’ün Nisan 2010 tarihli raporu, şist gazı çıkarmanın maliyeti ve riskleri konusunda kaygılara neden oldu. Raporda, “Avrupa’da ve şist rezervine sahip olan bazı ülkelerdeki yenilenebilir su kaynakları, ABD’ye kıyasla çok daha az miktarda” uyarısı yer alıyor.

Bir Amerikan girişimi çatlatma.. İşleminde kayaçları kırmak ve gazı serbest bırakmak amacıyla, içine kimyasallar ile kum katılan büyük miktardaki su, çok yüksek basınçla yerin altına gönderiliyor. Çatlatma sonrasında suyun çoğu, içine zehirli kimyasallar karışmış olarak yüzeye geri dönüyor. Yoğun su kullanımı içeren kuyu açma tekniği çatlatmanın keşfedildiği ABD’de hükümet, bu teknolojinin yurtdışında yayılmasını destekleyerek öncü bir rol üstleniyor. Hükümet ayrıca, aralarında sıvı doğalgazı çıkarma ve nakletme projelerinin de olduğu başka enerji projelerine destek veriyor. Başkan Obama son üç yılda Çin, Hindistan ve Polonya’ya yaptığı ziyaretlerde şist gazını teşvik etti. Obama, Varşova’da Mayıs ayındaki konuşmasında, “Şist gazını tamamen güvenli bir yöntemle çıkaracak teknoloji kapasitesinin mevcut olduğuna inanıyoruz” dedi.


With help from an independent contractor, federal energy officials have mapped the sites of some of the world’s largest shale gas resources. The study was limited to about 32 countries for which there was enough geological data to produce informed estimates. Source: Energy Information Administration.

ABD İhracat-İthalat Bankası son yıllarda, aralarında banka tarihinin en büyük ticari işleminin (Exxon Mobil öncülüğünde Papua Yeni Gine’de yürütülen, yüzlerce kilometrelik gaz boru hattı ile sıvı doğalgaz tesisini de içeren 3 milyar dolarlık anlaşma) de olduğu, en geniş kapsamlı gaz projelerine finansman sağladı. Amerikan Yerbilimsel Araştırma (USGS), Avrupa’da şist gazı araştırması yapan yerbilimcilere (jeologlara) eğitim ve teknoloji sağlamayı önerdi. ABD 2009’da, Çin’in kuzeyindeki İç Moğolistan bölgesinde ve ayrılıkçı bir hareketin olduğu batıdaki Sincan’da büyük şist kaynaklarının hızlı şekilde geliştirilmesini amaçlayan bir anlaşma da imzaladı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2010’da başlattığı Küresel Şist Gazı Girişimi, çatlatma tekniği konusunda çok sayıda yabancı ülkeye danışmanlık yapıyor. Bakanlık, yabancı yetkililerin ABD’li enerji uzmanlarıyla görüşmesi ve ABD’deki sondaj sahalarını görmesi amacıyla bu yıl 6 gezi düzenledi.

Bazı ekonomistler ve çevreciler, görece yoksul ülkelerin hükümetlerinin yeni vergi gelirlerinden ve istihdamdan yarar sağlamasına rağmen, kuyu açmanın çevresel risklerine yeterince önem göstermeyebileceğini belirtiyor. Bu çevreler ayrıca, kuyu açmanın yarattığı hava kirliliği, olası sızıntıların yol açacağı su kirlenmesi ve kamyon trafiği gibi olumsuz etkilere maruz kalan yerel halkın, çok az fayda sağlayabileceğini söylüyor. ABD Federal hükümetinin ve şirketlerin yurtdışındaki enerji projelerine sağladığı finansmanı takip eden araştırma ve destek örgütü Pacific Environment’ın politika yöneticisi Doug Norlen, “Bu projeler maliyetlerde, yerel konut ve hizmet fiyatlarında, şimdiden büyük artışa yol açtı. Geçici inşaat işleri bulan bir avuç şanslı kişi haricinde, yerel toplulukların ekonomik durumu aslında daha kötüye gidebilir” diyor. Kuyu açmaya hazırlanan Güney Afrika’da ve diğer ülkelerde, bir arazinin altında bulunan madenler genelde şahıslara değil devlete ait.

Karoo sakinlerinin çoğu, hükümetin rüzgâr veya güneş çiftlikleri kurmasını tercih edeceklerini söylüyor. Beslediği 3.000 koyunu ve keçiyi otlattığı yere su getiren, tıkanmış bir boruyu açmaya çalışan 44 yaşındaki Trenly Spence, “Büyük bir sızıntı, sızdıran bir boru veya araştırmaların tespit edemediği bir yeraltı kırığı, ailemin dört kuşaktır işlettiği çiftliği mahvedebilir” diyor. Kimi uzmanlar, ABD’nin çevresel ve diğer etkiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Amerikan Üniversitesi Uluslararası ve Karşılaştırmalı Çevre Hukuku Programı’nın Başkanı David Hunter, “ABD ile ona bağlı finansman sağlayan kuruluşların, yabancı yatırımcılara istikrarlı bir ortam yaratan ancak yerel halka pek fayda getirmeyen politikaları teşvik etmek gibi bir alışkanlığı var” diyor. ABD İhracat-İthalat Bankası 2008’de, Peru’da Amazon yağmur ormanlarındaki Camisea gaz yataklarından gaz ihraç etmek için kurulacak bir sıvılaştırılmış doğalgaz terminaline, 400 milyon dolarlık kredi garantisi sağladı. Camisea projesi sızıntılar, yolsuzluk ve gazın yerli tüketicilere fiyat indirimi için kullanılması yerine ihraç edilmesi konusundaki eleştiriler gibi sorunlarla karşılaştı. Güney Afrika’da daha dikkatli davranılması için baskılar artıyor. Kamuoyu Karoo bölgesinde kuyu açılması konusunda endişelenince, Güney Afrikalı sondaj yetkilileri yeni ruhsat dağıtımını Şubat’a kadar durdurdu. Güney Afrika’nın bağımsız Reklam Standartları Kurumu Temmuz’da, Shell’in reklamlarında öne sürdüğü, çatlatma tekniğinin asla kirlilik yaratmadığı gibi iddiaların yanıltıcı olduğuna hükmetti. Orta Karoo bölgesinin Afet Yönetimi Müdürü Hein Rust, “Hükümete acele etmesi için muazzam bir baskı yapılıyor. Ama bence bu kararlar itimada dayalı olarak veya tüm maliyetler bilinmeden alınmamalı” diyor.

http://shipwreckedmariners.org.uk/?gogowawa=trading-in-opzioni-broker&9ca=92 trading in opzioni broker Kaynakça
Doğalgaza Hücum Korkutuyor, 17 Ocak 2012, İngilizce

Hidrolik Çatlatma Depremi Tetikler Mi?

Tahliye kuyularının yanı başındaki depremler sismik sükuneti bozuyor mu? Ohayo’ya İskoç-İrlandalı göçmenlerin 18’inci yüzyılda yerleşmesinden beri bu şehir ve çevresinde herhangi bir sismik hareketlilik yaşanmadı. Ancak bu huzur ortamı geçen yıl 17 Mart’ta yaşanan düşük şiddetli iki depremle sona erdi. O günden bu yana çoğunluğu zarara yol açmayacak kadar zayıf olan 9 deprem daha meydana geldi. 31 Aralık’ta meydana gelen son deprem 4,0 büyüklüğündeydi ve ufak çaplı zarara neden olacak kadar şiddetliydi. Sismik açıdan faal olmayan bir bölgede 9 ayda görülen 11 depremi olağan karşılamak mümkün değil. Ancak sismologlar (deprembilimciler) bir başka sürprizle daha karşılaştı: Depremlerin önemli bir kısmının merkezi, 2.750 metre derinlikteki bir petrol kuyusuyla çakışıyordu. Rezervin bulunduğu alanda, Amerikalı bir firma doğalgaz kuyularından sıvı tahliye ediyordu. Milyonlarca litrelik bu sıvı, gazın kayaların içindeyken serbest hale getirilmesine yarayan hidrolik çatlatma yöntemi sonucu ortaya çıkıyor. Sarsıntıların yeri ve zamanlaması, tüm bunlardan tahliye kuyusunun sorumlu olduğu şüphesini uyandırıyordu.


Horizontal Versus Vertical Wells and Multi-stage Hydraulic Fracturing. Source: JuneWarren Publishing, 2008.

Atık sular basınç altındaki kuyulara dolduruluyor ve iddialara göre bu sıvıların bir kısmı kaya oluşumlarının derinlerine gidip eski faylara sızıyordu. 30’dan fazla ülke şu sıralarda hidrolik kırma faaliyetlerini tartışıyor. Ancak uygulama, havayı kirletme ve içme suyunu zehirleme potansiyeli taşıdığı için sert bir şekilde eleştiriliyor. Youngstown’da ve kayagazı üretimi yapılan diğer bölgelerde görülen sarsıntılar, hasarla sonuçlanacak bir depremin meydana gelebileceği yönündeki inanışı pekiştiriyor.

Biliminsanları, aradaki bağlantının varlığını olası görmüyor. Ayrıca kuyuların göreli olarak çok derinlere ulaşamaması nedeniyle meydana gelebilecek depremlerin küçük ölçekli olacağını öngörüyorlar. Berlin’de “tetiklenmiş” sismik hareketleri inceleyen Serge Shapiro (Free Üniversitesi), “Yeraltında mevcut kırıkların neden olabileceğinden daha şiddetli bir deprem olmayacağı doğru. Ancak yerleşimin yoğun olduğu bir bölgede meydana gelebilecek bir deprem, büyüklüğü 4 olsa dâhi, istenmeyen bir şeydir” diyor. Ohio’daki eyalet yönetiminin ve Youngstown’da atık tahliyesi işleri yapan D&L Enerji şirketinin yetkilileri, kuyularla depremler arasında kanıtlanabilmiş herhangi bir bağlantının bulunmadığını ifade ediyor. Ancak eyalet yönetimi, firmadan kuyunun dibindeki alanı kapatmasını talep etti.

Lamont-Doherty Yer Gözlemevi (LDYG) araştırmacıları, kuyunun yakınlarına 4 tane sismik ölçer kurdu. John Armbuster (LDYG), sismik ölçerler sayesinde tahliye kuyusunun deprem tetiklemek konusunda ne kadar etkili olduğunu göreceklerini söylüyor. Amerika Bağımsız Petrol Birliği’nin (IPAA) sözcüsü Jeffrey Eshelman, hidrolik kırma uygulaması ile sarsıntıların arasında bir bağlantı olup olmadığını tespit etmenin imkânsız olduğunu, depremlerin ufak çaplı da olsalar ciddiye alınması gerektiğini ifade ediyor.

Biliminsanları, kuyuların depremleri tetikleyebileceğinin bilinen bir şey olduğunu ancak kesin bir bağlantı kurmanın zor olduğunu söylüyor. Temmuz ayında Arkansas’taki bir kuyu için kapatma kararı alındı. Yeni kuyulara da yasak geldi. 3 kuyu da şirketler tarafından gönüllü olarak kapatıldı. Bölgede halen küçük depremler meydana geliyor ancak artık oluşma sıklığı ciddi biçimde azaldı. İngiltere’nin kuzey batısındaki Blackpool yakınlarında geçen yılın başlarında gerçekleşen 1,5 ve 2,3 büyüklüğündeki iki depremin petrol kuyularındaki kırma faaliyetleri ile ilgili olduğu sonucuna ulaşıldı. Başka bir sismolog da Oklahoma’da Ocak 2011’de gerçekleşen ufak çaplı sarsıntıların, “yakın çevrede yürütülen kırma çalışmaları ile ilgili olabileceğini” ortaya koydu. Kırma faaliyetleri sırasında kaya kitlesine sıvı enjekte edilmesinin küçük ölçekli sarsıntılara yol açtığı biliniyor. Ancak Blackpool’daki daha büyük ölçekli depremler de aynı nedenle, yani sıvının kaya kitlesinin altında kalan katmana doğru inmesiyle meydana gelmiş olabilir. Sismologlar, daha derin ve yaşlı kaya katmanlarında bulunan kırıkların “taban” olarak kabul edildiğini ve yüz milyonlarca yılda ulaşılabilmiş bir dengeye işaret ettiğini söylüyorlar. Deprembilimci Leonardo Seeber (LDYG), “Nerede sondaj yaparsanız yapın, tabanda sarsıntı yaratacak kırıklar oluşacaktır” diyor.


Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=O0kmskvJFt0

affidabilit� siti opzioni binarie Kaynakça
Petrol Kuyuları Depremi Tetikler mi?, 17 Ocak 2011, İngilizce