Etiket arşivi: küresel ısınma

En Ekonomik Ticaret: Kuzey Buz Denizi

Pek çoklarının gözünde Kuzey Buz Denizi buzlarla kaplı olduğundan erişilemez ve seyahat edilemez konumda. Fakat gelişen teknoloji ve küresel ısınmanın da “yardımıyla” kuzeyin popülaritesi artacak gibi görünüyor. Çin, zorlu şartları sebebiyle bugüne kadar deniz taşımacılığında pek tercih edilmeyen Kuzey Buz Denizi’ni canlandırmak istiyor. Böylece deniz ticaretinin önemli bir bölümünün, Kuzey Buz Denizi üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması planlanıyor.

Dahası, Arktik bölgesindeki buzulların erimesiyle, deniz yolları giderek ticarete uygun hale geliyor. ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi’nin (NSIDC) bilgilerine göre, geçen sene 2012’de Arktik bölgesindeki buzul miktarı 2 milyon 225 bin kilometrekare üzerindeyken, bu miktar 1917’de 4 milyon 600 bin kilometrekarenin üzerindeydi.

Çin'in Avrupa'ya giden kargo ve konterynır gemileri için düşündüğü yeni deniz rotası. Grafik: Giulio Frigieri / Guardian
Çin’in Avrupa’ya giden kargo ve konterynır gemileri için düşündüğü yeni deniz rotası. Grafik: Giulio Frigieri / Guardian

Çin, Avrupa’ya Hint Okyanusu’ndaki korsan popülasyonunu ve Mısır kontrolündeki Süveyş Kanalı’nı geçerek ulaşıyor. Bu proje ile Avrupa’ya, buzla kaplı denizlerde seyahat edebilecek son teknoloji ürünü gemilerle Bering Boğazı üzerinden ulaşılacak. Bu rota değişikliği sayesinde Çin, Roterdam ve Hamburg gibi Avrupa’nın en büyük limanlarına 12-15 gün daha kısa sürede varacak. Örneğin, Şangay ile Hamburg arasındaki deniz seyahati 5200 kilometre kısalacak ve bu sayede büyük bir tasarruf sağlanacak.

19.000 tonluk Yong Şeng gemisi bu hedefi test etmek için 8 Ağustos’ta Çin’in Dalian limanından yola çıktı. Geminin 11 Eylül’de Hollanda’nın Roterdam limanına ulaşması bekleniyor. Ayrıca Çin, canlandırmayı düşündüğü rotada yalnızca kendi başına seyahat etmek istemiyor. Rusya ile teknolojilerini birleştirerek Kuzey Buz Denizi’ni canlı bir ticaret yoluna dönüştürmeyi arzulayan Çin, 2021 yılına kadar kuzeyden yaptığı ticaret hacmini 15 milyon metrik tona çıkarmayı hedefliyor.

2012’de dünyanın en büyük ticari gücü haline gelen Çin, net ticaret gelirinde 3,87 trilyon dolara ulaşmış ve 3,82 trilyona ulaşan ABD’yi geride bırakmıştı.

Sildenafil Citrate billiger geworden Ayrıntılar
Guardian, The Arctic’s Northern Sea Route – interactive, 22 Ağustos 2013
Northern Sea Route, Arclio, 22 Ağustos 2013
NTVMSNBC, Yeni rota: Kuzey Buz Denizi, 22 Ağustos 2013
PBS, Arctic Shipping, 22 Ağustos 2013
RT, China tests ‘most economical solution’ for shipping to Europe through Russian Arctic, 22 Ağustos 2013

Kuzey Kutbundaki Metan Salınımı Buzulları Eritiyor

Biliminsanları Kuzey Kutbu’nda binlerce yıl biriken metan gazının (CH4) fokurdayarak atmosfere karıştığı pek çok yer keşfetti. Buzların altında hapis kalan metan, bunların erimeye başlamasıyla ortaya çıkmaya başladı. Nature Geoscience Dergisi’nde makaleleri yayınlanan (öz aşağıda) araştırmacılar, çok eski zamanlardan kalma bu gazın atmosfere karışmasının iklim değişimine etkisinin büyük olabileceğini belirtiyor.

Geologic methane seeps along boundaries of Arctic permafrost thaw and melting glaciers
Methane, a potent greenhouse gas, accumulates in subsurface hydrocarbon reservoirs, such as coal beds and natural gas deposits. In the Arctic, permafrost and glaciers form a ‘cryosphere cap’ that traps gas leaking from these reservoirs, restricting flow to the atmosphere. With a carbon store of over 1,200 Pg, the Arctic geologic methane reservoir is large when compared with the global atmospheric methane pool of around 5 Pg. As such, the Earth’s climate is sensitive to the escape of even a small fraction of this methane. Here, we document the release of 14C-depleted methane to the atmosphere from abundant gas seeps concentrated along boundaries of permafrost thaw and receding glaciers in Alaska and Greenland, using aerial and ground surface survey data and in situ measurements of methane isotopes and flux. We mapped over 150,000 seeps, which we identified as bubble-induced open holes in lake ice. These seeps were characterized by anomalously high methane fluxes, and in Alaska by ancient radiocarbon ages and stable isotope values that matched those of coal bed and thermogenic methane accumulations. Younger seeps in Greenland were associated with zones of ice-sheet retreat since the Little Ice Age. Our findings imply that in a warming climate, disintegration of permafrost, glaciers and parts of the polar ice sheets could facilitate the transient expulsion of 14C-depleted methane trapped by the cryosphere cap.

Karbondioksitten sonra en önemli sera gazı olan metanın seviyeleri, istikrarlı bir dönemden sonra, son zamanlarda yeniden yükselmeye başladı. Metan, doğal ve suni yöntemlerle havaya karışabiliyor. buy Viagra online in sweden Çöplükler ve çiftlik hayvanları bu gazın kaynakları arasında. Metanın hangi kaynaktan geldiğini takip etmek oldukça zor.

Ancak Kuzey Kutbu üzerine araştırmalar yapan bir ekip, uzun süre saklanmış metanı, moleküllerdeki değişik karbon izotoplarının oranı sayesinde keşfetti. Katey Walter Anthony (Fairbanks Alaska Üniversitesi) başkanlığındaki ekip, hava ve karadan yapılan araştırmalar aracılığıyla, Alaska ve Grönland’daki buz örtüsünün etrafındaki göllerde 150.000 civarında metan kaçağı buldu.

Bölgeden alınan örnekler, bu kaçaklardan bazılarının göllerin altındaki kömür veya doğalgaz yataklarından kaynaklanan eski zamanlardan kalma metan gazı salımı olabileceğine işaret ediyor. Diğerlerinin de daha yakın dönemde göllerdeki bitkilerin ölüp, çürümesi yoluyla oluşan metan gazı olduğu düşünülüyor. Araştırmacılar, göllerdeki bu kriyosfer* sızıntılarının çoğunun tiyalin (permofrost) çözülme sınırları ve çekilen buzulların moren ve fiyortları boyunca gözlemlendiğini belirtiyor. Uzun süre hapsedilmiş karbonu açığa çıkaran unsurun da, Kuzey Kutbu’ndaki ısınma olduğunun altını çiziyorlar.


The effect on lake ice formation of subcap and superficial seeps. a–c, Photographs showing examples of the largest superficial seeps (a) and small (b) and large (c) subcap macroseeps. Even the strongest superficial seeps are ice-covered in late winter. Further, ebullition does not occur simultaneously among superficial seeps (a). In contrast, bubbles breaking the surface of all open holes indicate high, simultaneous ebullition among subcap seeps (b). d, Clustering of subcap seeps is apparent in the aerial photograph. Photographs were taken near Fairbanks, interior Alaska (a), Cook Inlet, southcentral Alaska (b) and Atqasuk, northern Alaska (c,d) one, eight and three weeks, respectively, following freeze-up. Figure: NGeo

Araştırmacılara göre, tiyal ve buz tabakası veya buzulla kaplı doğalgaz zengini tortul havzalarda benzer gelişmelerin olması durumunda, metan gazı çok kuvvetli bir oranda yükselebilir. Bunun da iklim ısınması üzerinde geri besleme etkisi olacak. Araştırmacılar, zengin doğalgaz kaynaklarına sahip ve kısmen ince bir tiyal tabakasıyla kaplı olan, Batı Sibirya’nın kuzey kesiminin bu tür bir gelişmeye sahne olabileceği kanısında. Bu bölgedeki ince tiyal tabakasının 2100 yılına kadar önemli ölçüde erimesi bekleniyor. Kuzey Kutbu’ndaki metan sızıntısının miktarının belirlenmesi için yoğun çalışmalar yapılıyor. Bunun için pek çok ülke bölgede kara ve deniz ekipleri görevlendirmekte.

Bölgedeki tiyal tabakasının içinde ve altında, deniz yatağının üstünde ve altında, ve ayrıca son araştırmalara göre jeolojik (yerbilimsel) tabakalarda metan gazı rezervleri bulunmakta. Konu üzerinde araştırma yapan bir başka bilim adamı olan Euan Nisbet (Londra Üniversitesi), Kuzey Kutbu’nun gezegenin en hızlı ısınan bölgesi olduğunu ve bu bölgede sızıntıların artabileceği bir çok metan yatağı bulunduğunu belirtiyor. Nisbet, “Bu, küresel ısınmanın ısınmayı daha da arttırdığı, ciddi endişe duyulması gereken olayların yeni bir örneği” diyor.

programma autopzioni binarie Bu geri beslemenin ne kadar ciddi veya ne kadar acil bir tehdit olduğu ise tartışmalı bir konu. Bir grup biliminsanı bu olayın etkilerinin on yıllar boyunca hissedilmeyeceğine inanırken, diğerleri ise bir anda ortaya çıkabilecek yüksek bir sızıntının sera etkisini hızlandırabileceğini belirtiyor.

kan man köpa Viagra på apotek Dipnot
* Kriyosfer, yeryüzündeki suyun katı halde bulunduğu yerleri yanımlar. Bunlar deniz buzulu, buzul gölü, buzul nehri, kar örtüsü, buzulları, buz örtüsü, buz tabakası ve donmuş zemini (kalıcı buz tabakası tiyal dâhil) şeklinde sıralanabilir.

buy Viagra 25 mg in Clearwater Florida Kaynakça
BBC, Kuzey Kutbu’nda metan sızıntısı, 27 Mayıs 2012

Uçak Yakıtları’nın Atmosfere Etkisi

Hava taşımacılığı atmosferde (gazyuvarında, havakürede) derin izler açıyor. Karbondioksitin yanı sıra su buharı ve nitrik asit de bırakan uçaklar, insanların yol açtığı karbondioksit salınımı nedeniyle küresel ısınmaya tuz biber ekiyor.

Uçakların neden olduğu gazların iki temel bileşeni bulunuyor. Karbondioksit ve su buharı. Buna bir de ozon oluşumu ya da ayrışımı için nitrik asit ekleniyor. Karbondioksit gibi su baharı ve ozon da kızılötesi gazlar grubuna dahil olup, uçağın yaydığı ısıyı toplayarak yeniden yayma özelliğine sahip. Ulrich Schumann (Alman Havacılık ve Uzay Merkezi Fizik Enstitüsü), bu nedenlerden dolayı hava ulaşımının, atmosferin ısınması üzerinde etkileri olduğunu belirtti. Schumann, hava ulaşımının küresel ısınmada, insanların sorumlu olduğu payda yüzde üçlük bir orana sahip olduğuna dikkat çekti.


Fotoğraf: Javier F. Bobadilla

Uçak yakıtı, diğer adıyla kerosen, yüzde 86 karbon ve yüzde 14 hidrojenden oluşuyor. Karbon yanma sırasında havadaki oksijenle birleştiği için bir uçağın yaktığı her bir kilogram kerosen için türbinlerden 3,15 kilogram karbondioksit atmosfere salınıyor. Schumann, atmosferde uzun ömürlü olan karbondioksitin bu yolla yerkürede eşit olarak dağıldığını belirtti.

Karbondioksit, atmosferin tüm katmanları arasında rahatça dolaşabildiği için uçuş yüksekliğinin 10.000 metreden yüksek ya da yer yüzeyine daha yakın mesafe olması bir fark yaratmıyor. Sonuçta, hava ulaşımı aracılığı ile insanların yol açtığı karbondioksit salınımının küresel ısınmaya etkisi şöyle özetlenebilir: İnsan yapımı karbondioksitin yaklaşık yüzde 2,2’si yeniden hava trafiğine karışıyor. Karbondioksit salınımında bu oran kara ulaşımında yaklaşık yüzde 14 iken, deniz ve demiryolu taşımacılığında ise toplamda yüzde 3,8’i buluyor.

Karbondioksitin aksine, su buharının iklime verdiği zararı tespit etmek oldukça güç. Bir kilogram kerosenin yanmasıyla 1,23 kilogram su buharı meydana geliyor. Sıcak ve nemli yanıcı gazların, daha soğuk hava ile karışarak yoğunlaşması sonucunda ise su buharı, minik su damlalarına dönüşüyor. Eksi 40 santigrat derece gibi soğuk havalarda oluşan damlalar, buz kristalleri haline geliyor. Bu kristaller, uçakların arkalarında bıraktığı gaz izi olarak da görülebiliyor.

Peki, bundan sonra ne oluyor? Bu öncelikle uçağın tam olarak nerede, yani atmosferin daha alt katmanındaki troposferde mi yoksa daha yüksekteki stratosferde mi bulunduğuna bağlı. Schumann, troposferin, atmosferde hava hareketlerinin en fazla ve karışımın en iyi olduğu katman sayıldığını belirtirken, stratosferde ise karışımın daha az olduğunu ifade etti.

Stratosfer son derece kuru bir katman. Burada havadaki su buharının hacmi 0,01 promilden (‰ 0,01) daha az. Bu nedenle de bu katmanda, uçağın geride bıraktığı gaz izindeki buz kristalleri de kısa sürede buharlaşabiliyor. Ancak su buhar hacminin çok daha yüksek olduğu troposferde bu pek de mümkün değil. Uçağın geride bıraktığı gaz tamamen hava şartlarına göre belirleniyor.

Havanın çok nemli olduğu durumlarda, buz kristalleri ve gazlar genleşerek, Sirrüs bulutlarına dönüşüyor. Schumann gazların nemli hava içinde, bir nevi yoğunlaşma çekirdeği vazifesi görerek, kendi su hacimlerinde genişleme imkanı bulup, kalın bulutlara dönüştüklerini ifade etti. Fizik uzmanı Schumann, hava ulaşımının yaklaşık % 10 ila 20’sinde bu sonucun oluştuğunu ve hava trafiğinin yerkürenin bulutlanmasında etkili olduğunu vurguladı.

Oluşan bulutların küresel ısınma ve iklimler üzerindeki etkileri konusunda ise çelişkiler mevcut. Bir yanda, gündüzleri kısa süreli gün ışığının bir kısmının uçakların bıraktığı gaz izleriyle yeniden uzaya geri yansıdığı belirtiliyor. Daha açık bir tabirle, uçakların bıraktığı gaz izleri, yerkürede bir gölgenin oluşmasına yol açıyor. Bu gölgede de hava daha soğuk. Diğer yandan, oluşan buz krtistallerinin Sirrüs bulutları içinde uzun dalgalı kızılötesi ışınları emdiği belirtiliyor. Ki bu ışınların bir bölümü de yeniden dünyaya geri yansıyor. Bu iki olasılıktan hangisinin ağır bastığı ise uzmanlar için önemli bir araştırma konusu olmayı sürdürüyor. Schumann, tüm bunların yanında, uçakların geride bıraktığı gazların küresel ısınma üzerindeki etkisinin baskın olduğuna dikkat çekiyor.

Uçak atık gazları geride bir de minicik is partikülleri (parçacıkları) bırakıyor. Bu partiküllerin büyüklükleri ancak 5 ile 100 nanometre arasında. Tabii, su buharı uçak türbininde yoğunlaşma sırasında bu partiküllerden de etkileniyor. Üstelik uçak atığı gazlar olmadan da bu partiküllerin uzun bir zaman atmosferde barınması mümkün. Bu nedenle birçok uzman is partiküllerinin, atmosferde dağıldıktan günler ve hatta haftalar sonrasında dahi, yoğunlaşma çekirdekçiği vazifesi görerek, Sirrüs bulutlarının oluşumunda etkili olabilecekleri görüşünü savunuyor. Öte yandan is partikülleri, atmosferdeki buz oluşumuna yol açan çöl tozları ya da asit damlaları gibi diğer partiküllerle yarışır bir durumda ki bu da durumu daha da vahim hale getiriyor.

http://www.remedy-stores.com/?straysjatina=siti-per-fare-trading-binario&f6f=24 siti per fare trading binario Kaynakça
DW, Uçakların geride bıraktığı izler, 26 Şubat 2012

Büyük Ağrı Dağı’ndaki Buz Örtüsü ve Merceksi Bulut

1976–2011 yıllarına ait Landsat ve Aster uydu görüntülerini çözümleyen Kuvaterner jeoloğu Mehmet Akif Sarıkaya, Büyük Ağrı Dağı’nın zirvesini kaplayan buzul takkenin %29 oranında küçüldüğünü söylüyor. Hatta Türkiye’deki diğer buzullarda kan kaybediyormuş; fakat Büyük Ağrı’da her sene 7 hektar (0,07 kilometrekare) buz önceki konumuna göre geriye çekiliyormuş, erim erim eriyormuş. Çalışmanın tam metni..

Loss of ice cap on Mount Agri (Ararat) – Updated
Mount Agri (also known as Ararat) is the highest mountain of Turkey with a peak elevation of 5137 m. Today, it bears the only ice cap of the country. However, it is melting continuously! A recent study published in the Journal of Asian Earth Science showed that the Mount Agri ice cap has been lost its surface area by 29% since 1976 based on multi-temporal Landsat and ASTER satellite imagery. According to the author, the retreat rate is about 7 hectare per year. In the paper, it argued that there is a strong evidence that this retreat is mostly because of the current warming trend revealed from the meteorological stations from the region. It is added that similar shrinking trends are also evident from other Turkish glaciers. For more information, please refer to http://dx.doi.org/10.1016/j.jseaes.2011.12.009

5.137 (5.165!) metre ile Türkiye’nin en yüksek dağı ünvanına sahip Büyük Ağrı Dağı’nda, eriyen buzullar dışında başka görüntüler de var. Bunlar merceksi bulutlar. Bu olguyla ve kavramla ilk kez karşılaştım. Konuyu işin kompetanı Ali Değer Özbakır; “Kararlı biçimde bulunan nemli hava kütlesi bir dağın üzerinden geçerken büyük ölçekli durağan dalga tepesi oluşturur. Eğer sıcaklık çiğ noktasının altına düşerse, havadaki nem su damlacıklarına ve ardından da bu tür bulutlara dönüşür. Ağrı Dağı’nın takkesi olarak da bilinir. Aynı zamanda yağışın yaklaştığının öncüsüdür bunlar.” diye açıklıyor. Çevresinde karın ve sisin eksik olmadığı, hatta efsanelere konu olan dağın zirvesindeki bir şapkayı, bir takkeyi andıran dairesel şekil, Selahattin Kaçuru’nun (Anadolu Ajansı) objektifine takılmış. Manzaranın tadını çıkarın!..

opcje binarne mbank Kaynakça
Dağdelisi, Loss of ice cap on Mount Agri (Ararat) – Updated, 15 Şubat 2012
Turkgeonews, Loss of ice cap on Mount Agri (Ararat) – Updated, 15 Şubat 2012
NTVMSNBC, Ağrı Dağı şapka taktı!, 15 Şubat 2012

Bu da ortaya karışık..


Dinleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=4VJ662T8fp4


Dinleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=X-bNqBjKrQI


Dinleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=Vd22U7tKgOs

Avrupa 2012’de Kara Kışa Teslim Oldu

Avrupa’yı baştan başa etkisi altına alan Sibirya soğukları günlük yaşamı felç etti. Özellikle Doğu Avrupa’da hava sıfırın altında 35 dereceye kadar indi. Avrupa genelinde ise soğuktan hayatını kaybedenlerin sayısının 400’den fazla olduğu tahmin ediliyor. Zorlu kış koşullarının önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Nehirler ve kanalların tamamına yakınının buz örtüsüyle kaplandığı Balkanlar dahil Orta Avrupa’da, enerji nakil hatlarının da hava koşulları yüzünden zarar görmesi nedeniyle binlerce haneye elektrik verilemiyor. Onyıllardır görülmemiş şekilde uzun süre etkili olan yüksek basınç sistemi yüzünden, birçok ülkede elektrik ve doğalgaz sarfiyatı en üst düzeye ulaşmış durumda.


Sırbistan, Bosna Hersek, Polonya, Romanya ve Bulgaristan’da sıcaklık -30’a düşerken, Ukrayna’da termometreler 6 yıldır ilk kez -33’ü gördü. Avrupa genelinde pek çok kentte okullar tatil edildi, pek çok ülkenin karayollarında önemli aksamalar yaşanıyor.

***


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=6T_HGWi5UZc

Avrupa’da kötü hava koşulları nedeniyle yaşamını yitirenlerin olduğu belirtilirken, en büyük kaybı binaire opties rendement Ukrayna yaşadı. Ülkede termometreler gündüz -20’yi gece ise -40’ı gösteriyor. Ukraynalı yetkililer, 1.500’den fazla barınma evine 24.000’den fazla kişinin sığındığını ve 150 civarında sığınma merkezi kurmayı planladıklarını söylüyor. Bunun yanında okulların hava koşulları sebebiyle tatil edildi. Acil Durumlar Bakanlığı, 3.000 kadar ısıtıcılı sığınağın devreye sokulduğunu açıkladı. Elde edilen bilgilere göre, 600 kişinin vücut ısısı kaybı (hipotermia) ve soğuk ısırması (vücudun bazı bölgelerindeki dokuların maruz kalınan aşırı soğuklar nedeniyle donması) teşhisiyle tedavi edildikleri bildirildi. Ülkeden gelen son açıklamalara göre, en az 135 kişi soğuklar yüzünden hayatını kaybetti, 1.600 kişi ise hastaneye kaldırıldı. Ukrayna’da aşırı soğuklar Karadeniz’in donmasına neden olurken, bu durum ilginç görüntüler meydana getirdi. Son olarak, Ukrayna Başbakanı Mikola Azarov 3 gün boyunca toplam 1 milyar metreküp doğalgaz tüketildiğini açıkladı. Ukrayna’nın Rusya’dan 2012 boyunca satın almayı öngördüğü doğalgaz miktarıysa 27 milyar metreküptü. Soğuk nedeniyle elektrik santrallerinde de arızalar oluşan Ukrayna, Rusya’dan elektrik desteği almak zorunda kaldı.

binari 60 sec trader deposito minimo Polonya’da da durum farklı değil. Ülkenin doğusunda sıcaklık -28’lere kadar düştü. Aşırı soğuklar nedeniyle ülkede hayatını kaybedenlerin sayısı 37’e ulaştı. Öte yandan İçişleri Bakanlığı, ölümlere soğukların yanısıra düzgün çalışmayan sobalar, tıkanmış bacalar ve yeterli havalandırılmayan odalar nedeniyle 11 kişinin karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Yetkililer, hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün yaşlılar ve evsizler olduğunu söylüyor.

Gün içerisinde -20’lerde seyreden كيف تربح أموال إضافية بسرعة Rusya’da gece hava sıcaklığı -30’ları buluyor. Rus yetkililer, halkı gerekli olmadıkça dışarı çıkmamaları konusunda uyarıyor. Yakutistan bölgesinde ise hava sıcaklığı -50 dereceyi buluyor. Soğuk havanın adını aldığı Sibirya’da ise durum giderek kötüleşiyor. Bölgede sıcaklık -52 olarak ölçülürken yetkililer 11.000 köyle ulaşımın kesildiğini kaydetti. Bir istisna ise Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Soçi şehri, çünkü Soçililer uzun zamandır görmediği karın tadını çıkarıyor. Fakat Avrupa’nın büyük kesminde de etkisini sürdüren dondurucu soğuklar, Rusya’da 215 can aldı. Binlerce kişi donma tehlikesi ile hastanye kaldırıldı.

binary option vergleich Estonya‘da da hava sıcaklığı -29,4 dereceye kadar düştü.

Köp Strattera på nätet Arvidsjaur, Sverige Litvanya‘da en az 3 kişinin öldüğü belirtildi.

http://steinbierkeller.com/?veselo=si-possono-effettuare-opzioni-binarie-con-poste-pay-evolution si possono effettuare opzioni binarie con poste pay evolution Çek Cumhuriyeti‘nde 1 genç bir tarlada donmuş vaziyette bulundu.


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=Wc5IJ0p_Wi8

demo opziono binarie Romanya, Doğu Avrupa’yı etkisi altına alan akıl almaz soğuk hava dalgasından payına düşeni aldı ve Karadeniz sahil kesiminde deniz suyu yer yer buz tuttu. Termometrelerin -32 dereceyi gösterdiği Romanya’da yollarda mahsur kalanları kurtarmak üzere bazı bölgelere askeri birlikler sevkedildi. Romanya Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Romanya’da soğuğa 74 kurban verdi. Bükreş’te gaz basıncının düşmesi nedeniyle birçok binanın ısıtma sistemi bir süre çalışmadı.


Başkent Sofya’dan bir kare. Kaynak: tengizman veya Snowlover.

giocare in borsa con opzioni binarie Bulgaristan‘da ise 5 kişi öldü. Bazı köylerin dünya ile iletişiminin tamamen koptuğu ve insanların herhangi bir ısıtma olmaksızın yaşamaya çalıştığı belirtiliyor.

opcje binarne z niskim depozytem Bosna Hersek’te yolların karla kaplanması sonucu ulaşımın kesildiği bazı köylere helikopterle gıda ve ilaç yardımı yapılıyor. Kar kalınlığının 1 metreyi bulduğu Saraybosna’da ise olağanüstü hal ilan edildi. Dağlık Jahorina bölgesinde Bosna hükümeti yetkilileriyle bir araya gelen Hırvatistan ve Sırbistan devlet başkanları otelde mahsur kaldı.

köp Cialis på nätet Halmstad (Halmstad Air Base), Sverige Sırbistan’da da etkili olan kar yağışı ve soğuk hava bir çok belediyenin olağanüstü durum ilan etmesine neden olurken, 4 kişi donarak hayatını kaybetti. Polis, 2 yaşlı kişiden haber alınamadığı bildirildi. Ayrıca, kar altında olan köylere ulaşılamaması sebebiyle 11.000 kişiden endişe ediliyor. Belgrad Hayvanat Bahçesi yetkilileri, hayvanları korumak için bazı önlemler aldı.

Sağnak kar yağışı İngiltere’yi de vurdu. Kimi yerlerde -12 dereceye kadar düşen hava sıcaklıklarının -2 dereceden yukarıya çıkması beklenmiyor. Başkent Londra’da kar kalınlığının 15 santimetreyi bulması bekleniyor. Avrupa’nın en büyük havaalanlarında Heathrow’dan yapılan uçuşların % 30’u ertelendi.


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=IweRjE-w4Co

Almanya, İsviçre ve Fransa’nın bazı yerlerinde aşırı buzlanma özellikle ulaşımı durma noktasına getirdi. Yakıt depoları donan araçlar yola çıkamadı. Soğuklar Cenevre Gölü’nü de etkiledi.

Yoğun kar yağışı ve soğuk havanın teslim aldığı bir diğer ülke de Almanya’ydı. Almanya, son 26 yılın en soğuk kışını yaşıyor. Bu kışın en soğuk gecesi ülkenin güneyindeki Allgäu kentinde yaşandı. Kentte hava sıcaklığı -27,3 derece olarak ölçüldü. Bremen kentinde ise evsizlerin Şubat ayı sonuna kadar ısınmak için ücret ödemeden otobüs ve tramvaylardan yararlanmasına izin verildi. Hamburg limanının buz kırıcılarla temizlendiği ülkede hava sıcaklıkları -12 dereceye kadar düştü. Almanya’nın Wendelstein bölgesinde deniz seviyesinden 1700 metre yüksekte yer alan ve dışı neredeyse tamamen buzla kaplanan kilise turistlerin ilgi odağı oldu. Görlitz’de sıcaklık -10 dereceye ve Berlin’de sıfırın altında 9’a düştü.

Fransa’nın güneydoğusundaki Korsika adasında binlerce hane enerji nakil hatlarının buz tutması yüzünden elektriksiz kaldı.

Beyaza bürünen bir diğer ülke ise İtalya. İtalya son 27 yılın en soğuk kışını geçiriyor. Ölenlerin sayısı 5’e yükseldi. İtalya’da yaklaşık 120.000 kişinin de kötü hava koşulları nedeniyle elektriksiz kaldığı kaydedildi. Ülkede bazı kentlerde hava soğukluğu -30 dereceyi buluyor. Ana yollarda biriken kar adeta trafiği felç etti. Deniz otobüsü ve şehir hatlarında bir süre seferler yapılamadı. Özellikle Bolonya’da kar kalınlığı 60 santimetreye vardı. Sibirya soğukları İtalya’nın kuzeyindeki hava ulaşımını durdurdu. Aşırı kar yağışı nedeniyle Bolonya’nın Guglielmo Marconi Havaalanı’ndan uçaklar park alanından hareket edemedi. Ilıman ikliminden dolayı kar yağışının çok nadir görüldüğü Roma beyaza bürünürken, tüm sivil savunma ve güvenlik güçleri alarm durumuna geçirildi. Roma’da kar kalınlığı yer yer 50 santimetreyi bulurken meşhur Kolezyum, Forum ve antik Roma şehri (Foro Romano) gibi birçok tarihi eser turistlerin ziyaretine kapatıldı. Mağazalar ve iş yerleri tüm gün kapalı kalırken, trafikte de çok az sayıda araç gözlendi. İtalya Sivil Savunma Kurumu, Roma’da vatandaşlara 2.000 kürek dağıtırken, kent sakinlerinden yol açma çalışmalarına destek vermeleri istendi. Olağanüstü hava şartları Papa’nın günlük programını da aksattı. Yoğun kar yağışı ve caddelerin karla kaplı olması nedeniyle Papa 16. Benedikt’in yöneteceği ve 7.000 kişinin katılması beklenen ayin iptal edildi.

Daha önce kuraklık ve çöl sıcakları ile kavrulan İspanya’da kar yağışı ve soğuk hava halkın alışık olmadığı manzaralar ortaya çıkardı. Madrid de sıcaklık -13 dereceye kadar inerken, Akdeniz kıyısında bulunan şehirlerde kar yağışı görüldü.

Ayrıca ajanslar, Bosna Hersek ve Slovakya’da aşırı soğuklara bağlı ölüm olayları yaşandığını duyurdu.

***


İzleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=WNaxSjK23D0

İsveç‘te bir mucize yaşandı.. 2 ay süresince kar altında arabasının içerisinde mahsur kalan 1 kişi sağ olarak kurtarıldı. 45 yaşındaki İsveçli 19 Aralık’tan beri arabasıyla dağda kısılıp kaldığını ifade etmiş. Tükenen yiyeceklerin ardından yaşlı İsveçlinin tek besin kaynağı da kar olmuş.

***

Karakış Avrupa’nın ardından Afrika’nın kuzeyinde de etkili oluyor. Cezayir’de kar yağışı sonucu meydana gelen trafik kazaları ya da soba zehirlenmelerinden en az 25 kişi yaşamını yitirdi. Tunus ve Libya’da da kar yağışı nedeniyle köy yolları kapandı.

Hava sıcaklıkları dünyanın bazı bölgelerinde inanılmaz derecede düşüş kaydetti. Alaska‘nın Tanana kentinde sıcaklık -61 dereceye düştü.

Çin’in kuzeyinde her yıl düzenlenen Işık Festivali sırasında -40 dereceyi bulan aşırı soğuklar rekor kırdı.

Japonya soğuk hava ve yoğun kar yağışının etkisi altında. Japonya Meteoroloji Dairesi, Niigata bölgesinde kimi kentlerde kar kalınlığının 3 metreyi geçtiğini bildirdi. Yamagata bölgesindeki Ohkura kasabasında rekor seviyeye ulaşan yağış kar kalınlığının 4 metreyi aşmasına neden oldu. Kasım ayından bu yana ağır kış koşulları nedeniyle 82 kişi yaşamını yitirdi. Yetkililer mümkün olan durumlarda çalışanların izin almasını ve yerel yönetim çalışanlarının kar temizleme çalışmalarına yardımcı olmasını istiyor. Meteoroloji yetkilileri yoğun kar yağışının devam edeceği uyarısında bulunuyor.

***

Unutmadan trajikomik bir anekdot aktaralım.. Almanya, ABD dışında hava cephelerine isim verme geleneği olan tek ülke. Böylece şirketler yüksek ve alçak basınç cephelerine diledikleri ismi verip sponsor olabiliyor. Otomotiv devi BMW de, Mini Cooper Roadster’in adını duyurmak için, sıradaki bir hava cephesine Cooper adını vermeyi kararlaştırmış. Alman meteoroloji yetkilileri de, Avrupa’nın büyük bölümünü etkileyen soğuk dalgasını Cooper olarak adlandırıyor.

Peki bir şirket neden bir hava olayına sponsor olur.. Çünkü, Mini Cooper’in internet sitesinde ziyaretçiler aracın “güzel havasına kapılmaya” çağırılıyor. Şirket bu yüzden otomobilin “rüzgâr ve her türlü hava koşuluna dayanıklı” olduğu fikrini vurgulamak için Avrupa’da kaos yaratan hava sistemine sponsor olmuş. Sonuç olarak, BMW yöneticilerinin yaptığı sponsorluk anlaşması, aracın son yılların en ciddi ve ölümlere yol açan soğuk hava dalgası ile özdeşleşti. Şirketin sözcüsünün; “Tabii ki üzgünüz. Ama ortada kasti bir şey yok. Bir hava sisteminin nasıl gelişeceğini baştan bilemezsiniz” demiş. Aynı şirket, önümüzdeki bir alçak basınç cephesine Minnie adını vermeyi planlıyor.

***

Hem Avrupa da hem de Türkiye de durum; kar kış kıyamet.. Yurdun dört bir yanı karla kaplandı ve ülkedeki son durum TV ekranlarına taştı. Bu yüzden aşağıda sadece üç şehre değinmek utanç verici..

Başkent Ankara da en soğuk gecelerinden birini yaşadı, termometreler -19 dereceyi gösterdi.

İstanbul’da yarım asırdır böyle bir kış yaşanmadı. İstanbul dondurucu soğuklara ve kara yenik düştü. İstanbullular karla birlikte yine alışıldık trafik çilesiyle başbaşa kaldı. Örneğin Tem Otoyolu’nda trafik durma noktasına geldi. Yoğun tuzlama ve kar süpürme çalışmalarına rağmen sürücüler uzun süre yollarda mahsur kaldı. Kar yağışı nedeniyle okullar tatil oldu, engelli ve hamile kamu personeline 2 gün izin verildi.

Yoğun kar yağışı nedeniyle İzmir-Ankara karayolu ulaşıma kapanırken yıllar sonra ilk defa İzmir’e kar düştü.


İstanbul’un efsane olmuş 1987 yılının Mart ayında (4 Mart-14 Mart) yaşanmış uzun soluklu kar fırtınasıdır. Kar kalınlığı şehrin bir çok noktasında 1 metreye ulaşmıştır. Daha fazlasını merak edenler tıklayın!
Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=-zNU8GbqBS8


Fotoğraf söze gerek bırakmıyor; Kuşadası, Aydın. Kaynak: yağmurcu


Kar kalınlığı 36 cm; Halkalı, Küçükçekmece, istanbul. Kaynak: mtngrnlr


Bir tekerlek boyu kar; Başakşehir, İstanbul. Kaynak: Yalın(Başakşehir-4.Etap)


50-52 cm kar kalınlığı; Beşyüzevler, Bayrampaşa, İstanbul. Kaynak: Commandouz


1 Şubat 2012, öğle suları ve iki görüntü arasında 5 dakika fark var; Beşiktaş, İstanbul. Kaynak: Uğur Bektaş veya Havadelisi


25 Ocak ile 1 Şubat 2012 süresince, Avrupa’yı saran soğuk hava dalgası yüzünden yeryüzünde meydana gelen sıcaklık değişimleri. Kaynak: NASA Earth Observatory, görüntüyü üreten Jesse Allen, görüntüyü oluşturan veriler Land Processes Data Active Archive Center (LPDAAC), görüntüyü çeken cihaz Terra-MODIS. Aynı tarihlerde tüm Dünya’daki değişim için tıklayın, Google Earth dosyası (.kml)!

Ayrıca okumanız tavsiye edilir..
Sibirya Genişliyor: Kış Yeniden Sertleşecek
Üç Dört Gün Kar Ve Soğuk
Amatör, Profesyonel, DEK
Cold Snap Across Europe

Kaynakça
BBC, Soğuk dalgası Avrupa’yı titretiyor, 31 Ocak 2012
BBC, Avrupa kara teslim, 1 Şubat 2012
BBC, Avrupa’da Mini afet: Soğuk havanın sponsoru BMW, 2 Şubat 2012
BBC, Aşırı soğuk evsizleri vurdu, 3 Şubat 2012
BBC, Japonya’da 82 kişi soğuktan öldü, 10 Şubat 2012
BBC, Romanya’da kar evleri gömdü, 15 Şubat 2012
DW, Dünya kara kışa teslim, 30 Ocak 2012
DW, Avrupa’nın doğusu kara kışa teslim, 2 Şubat 2012
DW, Avrupa’da buz çağı, 5 Şubat 2012
DW, Avrupa’da can alıcı soğuk sürüyor, 10 Şubat 2012
DW, Soğuklar Rusya’da 215 can aldı, 13 Şubat 2012
EN, Aşırı soğuklar Doğu Avrupa’yı vurdu, 31 Ocak 2012
EN, Doğu Avrupa kar altında, 1 Şubat 2012
EN, Karadeniz bile buz tuttu, 2 Şubat 2012
EN, Aşırı soğuklar Avrupa’da can almaya devam ediyor, 2 Şubat 2012
EN, Romanya’da soğuk denizi dondurdu, 2 Şubat 2012
EN, Avrupa’da dondurucu soğuklar, 3 Şubat 2012
EN, Avrupa “Buzul Çağı” yeniden yaşıyor, 4 Şubat 2012
EN, Kara kış Avrupa’da hayatı durdurdu, 5 Şubat 2012
EN, İtalya: Roma kara karşı mücadele ediyor, 5 Şubat 2012
EN, Belgrad’daki hayvanat bahçelerinde soğukla mücadele, 6 Şubat 2012
EN, Cenevre Gölü buzların içinde, 8 Şubat 2012
EN, Çin’de aşırı soğuklar rekor kırdı, 9 Şubat 2012
EN, Avrupa ay sonuna kadar buz tutacak, 10 Şubat 2012
EN, -30° soğukta kış uykusuyla hayatta kaldı, 21 Şubat 2012

Şili’de Dünya’nın İlk Buzul Soygunu Gerçekleşti

“İklim değişikliği (!) var, küresel ısınma (!) var, şu cânım buzulların nasıl erim erim eridiğini görmüyor musunuz” şeklide bir çok görüntü mevcuttur. Bu görüntüler, korkuyu alttan altta vermek için “1700, 1800 olmadı 1900 bilmem kaçta buzul seviyesi neredeydi, son 30 yılda ne düzeylere düştü, valla bu gidişle önümüzdeki sene okyanus taşar” diye bilimsel (!) içerikli uyarır, adamı şöyle bi’ sallar, içini titretir.. Aşağıdaki görüntü de tam olarak altını çizdiğim bu ritüele uyuyor. Hep mesaj aynıdır, ama bazen eldeki verileri güçlendirmek için sular altına kalacak ülkeler -ki genelde bunlar adadır- işin içine girer. Böylece, Büyük Okyanus’ta adını sanını bilmediğin bir zamanın sömürgesi, kolonisi o ada ülkelerinin varlığından haberdar olursun.


Şili’deki, Jorge Montt Buzulu’ndaki değişim. Görüntü: Centro de Estudios Científicos.
Görüntüyü izleyemeyenler için http://www.vimeo.com/33237197

Lafı uzatmayalım, az aşağıda global hararet olmadan da buzulların başına neler gelebileceğini gösteren bir haber var, hem de Patagonya’dan 3. sayfa haberi..

Şili’nin güneyindeki Bernardo Milli Parkı‘nda dünya tarihinde ilk kez karşılaşılan “büyük buz hırsızlığı” yaşandı. Güney Şili Orman İdaresi Müdürü Juan Eduardo Barrientos’un verdiği bilgiye göre, Jorge Montt Buzulu’ndan kesilen 5 tonluk buz kütlesi Santiago’daki bar ve lokantalara pazarlanmak üzere götürülmüş. Buzlar önce tekneye ardından frigorifik (buzdolabı) tıra yüklenerek kaçırılmış. Yetkiler soygun olayını fark etmiş ve tahminen 3.000.000 Şili Pezosu değerine sahip kaçak buzla bir tır şoförünü gözaltına alınmış.

Jeolojik miras olan buzulların korunması Şili’de devletin görevi imiş.. Aslında buzullar, turistlerin ilgi alanı olması, para getirmese öyle bir görev olur mu, işte orası tartışılır.. Soruşturmayı yürüten savcılar, tır şoföründen başkasını yakalayacak mı, merakla bekliyoruz..

Kaynakça
AA, Buzuldan 5 ton buz çaldılar, 4 Şubat 2012.
ST, Chile investigates theft of 5 tons of Patagonian ice, 4 Şubat 2012.

Göl ve Deniz Etkisiyle Oluşan Kar Yağışları

Başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi’nin doğusuna 5 Şubat’tan başlayarak bir hafta boyunca aralıklarla yağan yoğun kar, birçoğumuzun yine yollarda sıkıntı çekmesine, kayıp düşmesine, çocukların okula gidememesine yol açtı. Fakat ne oldu da kar böyle günlerce sürdü, neden bazı yerlerde diz boyu tutarken bazı yerlerde sadece damları örtebildi, bunu pek düşünmedik. Bunun yerine karın ne zaman duracağını sorup durduk. O da bize nispet yaparcasına daha çok yağdı. Şu var ki, kurduğumuz uygarlığın doğa olayları tarafından tehdit edilmesi, bizi o olayların ne denli ilginç ve güzel olduğunu görmekten alıkoyuyor.

Bizim Meteoroloji İşleri’nin, gelen her karlı havaya ‘soğuk ve yağışlı hava kütlesi’ demek gibi bir alışkanlığı var. Tabii bu onların kabahati değil, kültürümüzde doğayı gözlemek ve meydana gelen olayları ayırıp sınıflamak gibi bir gelenek pek bulunmadığından, biz kar getiren her havaya ‘soğuk hava dalgası’ diyegelmişizdir. Oysa, örneğin ABD’de, kar yağışına yol açan hava sistemleri görüldükleri bölgelere ve çeşitli özelliklerine göre isimlendirilirler. Bu isimler sadece bilim çevrelerinde kullanılmayıp, halkın belleğinde de yer ettiğinden, yaklaşmakta olan hava olayının az çok neye benzeyeceği herkes tarafından bilinir.

Böyle kar getiren atmosferik olaylardan bir tanesi, “göl etkisiyle kar yağışı” (lake effect snow) olarak adlandırılan olgudur. Göl etkisiyle kar (GEK), ABD’lilerin bulduğu bir isim: karakteristik olarak çok soğuk ve kuru olan kutupsal hava kütleleri, ABD’nin Büyük Göller Bölgesi üzerinden geçerken nem kazanırlar. Bu nem, göl tarafından esen rüzgara maruz kalan kıyılarda önemli miktarda kar yağışına yol açar. Gerçekte bu tür kar yağışları yeterince geniş olan herhangi bir su kütlesinin tetiklemesi sonucu oluşabilir, yani GEK’e, yerine göre, deniz etkisiyle ya da okyanus etkisiyle oluşan kar yağışı da denebiliyor. Örneğin Hazar Denizi, Japon Denizi ve tabii Karadeniz de GEK’e yol açan su kütleleridir. Burada özgün tanıma bağlı kalarak, deniz etkisiyle de oluşsa bu kar yağışlarına GEK diyeceğiz.

GEK’i diğer kar yağışlarından farklı kılan en önemli özellik, onun doğrudan sinoptik alçak basınç alanlarına bağlı olarak oluşmaması ve görece çok daha dar alanlarda etkili olmasıdır. Bütün gereken, soğuk ve kuru olan kutupsal havanın, görece sıcak olan su kütlesinin üzerinden geçmesidir. Soğuk hava, sıcak su üzerinden geçerken alttan ısınır, aynı zamanda gölden (ya da denizden) buharlaşan suyla da nem oranı artar. Bu olay soğuk hava kütlesini konvektif olarak kararsız hale getirir. Karayla karşılaşınca artan sürtünmeden dolayı yüzey yakınsamasına da uğrayan hava kütlesinde konveksiyon daha da artar. Konveksiyon, akışkanlarda kararsızlık sonucunda oluşan bir tür harekettir, tencerede kaynayan suyun içinde oluşan döngüler de aslında su içinde oluşan bir tür konveksiyondur. Hava kütlesinin önündeki kara parçasında yükseltiler de varsa yükselme hareketi ve dolayısıyla kar yağışı iyice artacaktır. Böylelikle, göl (ya da deniz) kıyısında ve artan konvektif etkilerden dolayı daha kuvvetli olmak üzere iç kesimlere doğru dar bir alanda ‘kar sağanakları’ görülür (Şekil 1). Bu kar sağanakları, tek ve güçlü bir ‘kar bandı’ şeklinde oluşabileceği gibi (Şekil 2), çoklu ama daha zayıf kar sağanakları halinde de etkili olabilir.


Şekil 1. Göl (ya da deniz) etkisiyle kar oluşumunun şematik gösterimi.


Şekil 2. ABD’de Erie ve Ontario göllerinin üzerinde oluşan kar bantlarının uydu görüntüsü.

‘Sağanak’ terimini kullanmamızın nedeni, bu tür kar yağışlarının çok dar bir alanda etkili olması ve genellikle, alçak basınç kökenli kar yağışlarına göre kısa sürmesidir. Ne var ki, GEK’i siklonik kar yağışlarından çok daha ilginç ve güzel yapan şey, işte bu ‘genellikle kısa sürme’ kuralına bazen uymaması. Göl etkisiyle oluşan bir kar sağanağı, çok dar bir alanda sıkışıp çok uzun süre etkili olabilmektedir. ABD’deki sıradışı durumlarda bir kar sağanağının kesintisiz 48 saat sürebildiği ve yağış en şiddetliyken saatte 15 cm karı yeryüzüne bırakabildiği görülmüştür!

GEK’in şiddetini belirleyen etmenler
Hava kütlesi ile su kütlesi arasındaki sıcaklık farkı: Konveksiyon olayının, dolayısıyla da GEK’in şiddetini belirleyen en önemli etmen, hava kütlesinin alttan ne kadar ısındığıdır. Su kütlesi, hava kütlesine göre ne kadar sıcaksa oluşan GEK’in şiddeti de o denli çok olacaktır. Tam tersine, donmuş bir su kütlesi GEK olasılığını büyük ölçüde azaltır. Bazen bu sıcaklık farkı ve tetiklenen konveksiyon o kadar fazla olur ki kümülonimbüs adı verilen bulut tipi oluşur ve kar yağışına gökgürültüsü eşlik eder. İstanbul’da geçtiğimiz Kasım ayında yaşanan ve kar yağışıyla birlikte gökgürültülerinin de bolca işitildiği hava olayının sebebi de budur. Kasım ayının sonunda, üzerinden geçen
soğuk havaya göre henüz çok sıcak olan Karadeniz (su, ısı sığasının yüksekliği nedeniyle havadan daha geç soğur ve daha geç ısınır), kümülonimbüslerin oluşmasına yol açmıştı. Daha sonra yine değinileceği gibi, daha az olmakla birlikte, yaşadığımız son kar yağışlarında da bu olay meydana geldi.

Rüzgar hızı: Soğuk hava kütlesinin su kütlesi üzerinde belli bir yönde akabilmesi için rüzgar hızının yeterli olması gerekir. GEK’in gerçekleşebilmesi için bu değerin saatte en az 18 km olması gerektiği kabul edilir. Ayrıca rüzgar hızının fazla olması, dikey karışımı (ve dolayısıyla konveksiyonu) artıran türbülanslı akıların da fazla olması demektir. Öte yandan rüzgarın hızı çok fazla olursa bu sefer de hava kütlesinin su kütlesi üzerinde kaldığı süre azalır ve hava kütlesi yağış için gereken nemi kazanamaz.

Rüzgar yönü: GEK’in tam anlamıyla oluşabilmesi için soğuk hava kütlesinin su üzerinde en az 80 km yolculuk etmesi gerektiği kabul ediliyor. Dolayısıyla rüzgar, bu koşulun oluşmasına imkan verecek bir yönden esmelidir. Hava kütlesi su üzerinde ne kadar çok yol alırsa kazanacağı nem de o kadar fazla olacaktır. Örneğin, eğer poyraz esiyorsa, İstanbul civarını etkileyecek GEK’in Zonguldak’ı etkileyecek olandan daha şiddetli olması beklenir, çünkü İstanbul’a ulaşan poyraz Karadeniz üzerinde daha çok yol kat etmiştir.

Hava kütlesinin bağıl nemi: Suyun üzerinden geçen hava kütlesini doyurmak için gereken nem miktarı GEK’in şiddetini belirleyen bir başka unsurdur. Ne var ki, kutupsal hava kütleleri zaten neredeyse hiç su buharı içermezler. İçeriyorlarsa da o zaman bir siklonla bağlantılı olmalıdırlar, bu şekilde oluşan GEK, tam bir GEK sayılmaz. Bu türden, siklonlardan arta kalan nemin de işin içinde olduğu kar yağışlarına “gölle (denizle) etkisi artmış” (lake-enhanced) kar denir.

Kara parçasının pürüzlülüğü ve yükseltiler: Su kütlesinin üzerinden geçerek nem kazanan hava kütlesindeki konveksiyon olayının, karaya vardığında gelişen sürtünme sonucu daha da arttığına değinmiştik. Denize bakan yamaçlar da soğuk havanın yükselmesini ve yağış bırakmasını tetikleyici etkiye sahiptir.

İstanbul’u Etkileyen Bir Haftalık GEK
Geçtiğimiz kış yaşanan iki şiddetli siklonik kar fırtınasının aksine, bu yıl Marmara Bölgesi’nin doğusunda önemli bir GEK olayı görüldü. Trakya’ya çok fazla kar bırakan fakat İstanbul’un batı semtleri hariç Doğu Marmara’da önemli bir kar yağışına yol açmayan bir alçak basınç sisteminin hemen ardından, Doğu Avrupa’ya bir yüksek basınç
merkezi yerleşti (Şekil 3).


Şekil 3. Marmara’yı bir hafta boyunca etkileyen atmosferik patern. Doğu Avrupa’da çöreklenen ve H harfiyle gösterilen yüksek basınç çevresinde, saat yönünde gerçekleşen dolaşım, kuzey enlemlerin kutupsal havasını Türkiye üzerine taşır. Sonuç, soğuk hava kütlesinin Karadeniz üzerinde en fazla yolculuk ettiği rotaların bitiminde oluşan kar sağanaklarıdır. Kırmızı oklar soğuk hava kütlesinin Karadeniz üzerinde bulunan iki farklı rotasının uzunluğunu gösteriyor.

Bu yüksek basınç 5 Şubat’tan başlayarak neredeyse tam bir hafta boyunca Marmara’nın orta ve doğu kesimlerine kuzeyden kutupsal hava taşıdı. Bu yıl görece yumuşak geçen kış nedeniyle sıcak kalmış olan Karadeniz’den bol miktarda su buharı çeken soğuk hava akımı, başta İstanbul olmak üzere bir çok ilde 1 hafta boyunca kar sağanaklarına yol açtı. Bu hava olayları dizisi, sınırları keskin, çok dar alanları şiddetli biçimde etkilemesi, çok kısa süreli sağanaklardan birkaç saat aynı alanda kalan kar bantlarına değin çeşitlilik göstermesi, az da olsa duyulan gökgürültüleri ve nereyi ne ölçüde etkileyeceğinin öngörülmesinin güçlüğüyle, bir GEK olgusunun bütün karakteristik özelliklerini gösterdi. Örneğin 9 Şubat Çarşamba akşamı itibarıyla Hereke’de kar kalınlığı sadece 2 cm iken, İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde 43 cm idi! Bunun sebebi, o gün sabahtan itibaren İstanbul’u etkisi altına alan kar bandının ilerleyen saatlerde Boğaz çevresine sıkışmasıydı. Bu saatlerde özellikle Avrupa Yakası’nda çok şiddetli kar yağışı görülürken, Boğaz’dan
Anadolu yakasına doğru birkaç kilometre içeride hava açıktı. (Şekil 4)


Şekil 4. Devlet Meteoroloji İşleri’nin işlettiği İstanbul Doppler Radarı’ndan*, 9 Şubat günü saat 15.11’de alınan görüntü. GEK’in karmaşık konvektif yapısı sonucu Boğaz’a paralel biçimde çöreklenen yoğun kar bandı, özellikle Avrupa Yakası’nda uzun süre etkili oldu. Kırmızı ok rüzgar yönünü değil, kar sağanağının sıkıştığı alanı gösteriyor.

Ülkemizde zaman zaman sıradışı olayların yaşanmasına yol açan GEK olgusunu tanımak gerekiyor, en azından, amansızca yağan bir karın birkaç kilometre uzağında nasıl günlük güneşlik bir havayla karşılaşılabildiğine şaşırmamak açısından.

* Doppler radarı, atmosfer hareketinin radara doğru mu, yoksa ondan açığa doğru mu gerçekleştiğini, aynı zamanda yağışın şiddetini belirleyen ve bunu yaparken da gönderdiği dalganın üzerinde hareket eden parçacıklar tarafından oluşturulan Doppler etkisini kullanan bir hava radarıdır. Radar görüntüsü, Devlet Meteoroloji İşleri’nin
www.meteor.gov.tr adresinden alınmıştır.

Ozan Mert Göktürk‘e ait olan bu metin, “Göl ve Deniz Etkisiyle Oluşan Kar Yağışları” başlığı altında, Şubat 2005’te Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayımlanmıştır.