Etiket arşivi: jeofizik mühendisi

JMO ile JFMO Arasındaki 6 Fark

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü’ndeki Daire Başkanlıklarında bir iç duyuru ile isim ve görev değişiklikleri yapılmıştır.

Bu kapsamda, “Risk Yönetimi ve Jeolojik ve Jeoteknik Etütler Dairesi Başkanlığı” ismi “Yer Bilimsel Etüt Dairesi Başkanlığı” olarak değişitirilmiş ve bu daire başkanlığına bağlı:
– Kıyı Alanları Jeolojik ve Jeoteknik Etütler Şube Müdürlüğü” ismi “Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Etüt Şube Müdürlüğü” olarak,
– Karasal Alanlar 1. Bölge Jeolojik ve Jeoteknik Etütler Şube Müdürlüğü” ismi “Ege ve İç Anadolu Bölgeleri Etüt Şube Müdürlüğü” olarak,
– Karasal Alanlar 2. Bölge Jeolojik ve Jeoteknik Etütler Şube Müdürlüğü” ismi  “Marmara ve Karadeniz Bölgeleri Etüt Şube Müdürlüğü” olarak
değiştirilmiştir.

İlk bakışta sıradan bir iç işleyiş değişikliği olarak gözüken bu düzenlemelerin altnda, söz konusu Genel Müdürlük ve daire başkanlığında son dönemlerde sistemli olarak uygulamaya koyulan ve jeoloji ve jeoteknik kelimelerine tahammülsüzlüğe kadar indirgenen; bilimsellikten, akıl ve mantıktan uzak dar meslekçi sığ görüşlü politikalarla jeoloji bilim ve mühendisliğine olan bir düşmanlık yatmaktadır.

644 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamede tanımlanan görev çerçevesinde “Bakanlık Olur’u” ile kurulan ve adlandırılan Dairenin isminin, kamu yönetimi ciddiyetine uymayan ve normlar hiyerarşisinde karşılığı olmayan “İç duyuru” ile Genel Müdürlük tarafından değiştirilmesi açıkça hukuka aykırı ve geçerliliği olmayan bir uygulamadır. Ayrıca, yapılan bu değişiklikte asgari dil bilgisi kurallarına dahi uyulmadan Türk Dil Kurumu sözlüğünde karşılığı olmayan “Yer Bilimsel” ibaresinin kullanılması da, düzenlemenin bu yönüyle dahi ne kadar ciddiyetten uzak hazırlandığının ve kamu yönetiminde gelinen üzücü noktanın bir başka göstergesi olmuştur.

Bu değişiklik aslında; sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama amaçlı olarak, yerleşime konu alanların deprem, heyelan, sıvılaşma, sel, taşkın, kaya düşmesi gibi jeolojik tehlike ve afet risklerini ortaya koyma amacıyla yapılan hayati önemdeki planlamaya esas jeolojik jeoteknik etütleri kavramsal olarak yok ederken, bu yaklaşım söaz konusu etütlerin içini boşaltarak işlevsizleşmesine de yol açacak tehlikeleri barındırmaktadır.

Bu değişiklik yapılırken; ülkemizdeki depreme kaynaklık eden benzer nitelikteki fay zonlarına sahip ABD’nin Kaliforniya Eyaletinin imar-kentleşme ve yapılaşmaya ilişkin düzenlemelerine ve bu düzenlemelerdeki jeoloji mühendisliği hizmetlerinin rolüne ve tanımlamasına bakabilmek düşünülseydi, jeoloji ve jeoteknik kavramları ile bu etütlerdeki en temel meslek disiplini olan jeoloji mühendisliğinin yerini ve önemi görülür ve böylece bir kamu idarecisinde olmaması gereken meslek taassubunun yarattığı yanlışlığa da düşülmemiş olurdu.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, plana esas etütlerdeki jeoloji bilim ve uygulamaları tartışmasız en temel faktör iken, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü ve ilgili Daire Başkanlığının mevcut yönetim anlayışının başka bir meslek disiplini var etme adına jeoloji ve jeoteknik kavramlarından başlayarak jeoloji mühendisliğini yok edip önemsizleştirme çabalarını şiddetle kınıyoruz. Bakanlık yöneticilerini bu hatadan geri dönmeye; akla, bilime, uluslararası standartlara ve hukuka aykırı bu uygulamadan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.

Bilinmelidir ki, yönetsel zafiyet ve eksiklikler bilimsel gerçekler karşısında mahkum olacaktır. Mevcut yönetsel anlayış artık, jeolojik ve jeoteknik etüt kavramının bir duyuru ile yok edilemeyecek önemde olduğunun farkına varmalıdır. Aksi taktirde, doğa olaylarının afete dönüştüğü ülkemizin bir afet ülkesi olarak kalmasında bu yönetim ve yönetici anlayışının da sorumluluk payı olacağı bilinmeldir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, kurulduğu 6 aylık kısa kurumsal hayatında sürekli olarak yanlış uygulama ve genelgelere imza atan, mevzuat düzenleme yetisizliği ile kendi çıkardığı genelgesini dahi usulüne uygun olmayan biçimde değiştiren, sürgün ve kıyım yapan, iç çalışma barışını bozan, Bakanlık nezdinde tüm iyi niyetli girişim ve uyarılarımıza rağmen yanlış kurguladığı inceleme ve denetim sistemi ile rapor onay süreçlerini uzatarak üretilmiş hizmetlerin uygulanmasını geciktirerek ciddi mağduriyetlere yol açan, kendi yasal görev ve sorumluluklarının yerine getirilmesinde en temel meslek disiplini olan jeoloji mühendisliğini yok etmeye ve Bakanlığın bütün mevzuatlarında yer alan jeolojik ve jeoteknik etütler kavramını hukuksuz ve  keyfi olarak kaldırmaya çalışan; meslekler arasında tarafsız olması gerekirken mesleki şoven yaklaşımlarını idarecilik sorumluluğunun önüne koyan bu yönetici ve yönetim anlayışının acilen değişmesinin ertelenemez bir gereklilik olduğunu belirtiyor, hukuki yollar dahil her platformda bu anlayışı mahkum etmeye çalışacağımızı ifade ediyoruz..

Meslektaşlarımıza ve Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI

***

Kamu Kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olan, 27 Ocak 1954 tarihinde 6235 sayılı Yasa ile kurulan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, halen 23 meslek odasından  oluşmaktadır.

TMMOB temel ilkeleri ve çalışma anlayışı içerisinde örgütsel bağımsızlığını her koşulda koruyan, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alan, bağlı odalarıyla birlikte mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek alanlarını düzenleyen, üyesinin ve halkın çıkarlarını koruyan mesleki demokratik bir kitle örgütüdür. 6235 sayılı Kanun‘un 19.04.1983 KHK 66/2 maddesi (c) bendinde belirtildiği gibi “Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak” olarak ifade edilmiştir.

Ancak 01 Mart 2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkında bir basın açıklaması yapan ve bu basın açıklamasında “TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, plana esas etütlerdeki jeoloji bilim ve uygulamaları tartışmasız en temel faktör iken, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü ve  ilgili Daire Başkanlığının mevcut yönetim anlayışının başka bir meslek disiplini var etme adına jeoloji ve jeoteknik kavramlarından başlayarak jeoloji mühendisliğini yok edip önemsizleştirme çabalarını şiddetle kınıyoruz.” cümlesine yer veren, mesleğimizi yokmuş gibi hiçe sayarak TMMOB‘nin web sayfasında yayınlanması birliğin bünyesinde olan Odamızı ve mühendisliğimizi yok saymayla eşdeğerdir.

Bilim, Evrene ilişkin nesnel gözlem ve sistematik deneye dayanarak akıl yürütme sonucu genel doğrulara ya da temel konulara ulaşma etkinliğinin ortak adıdır. Mühendislik ise, matematik ve temel bilimler alanında eğitim ve deneyim ile elde edilen bilgileri kullanarak, doğadaki malzemelerin ve güçlerin/enerjilerin en verimli biçimde yapılara, makinelere, ürünlere ve proseslere/süreçlere dönüştürülmesidir.

Jeofiziği bilim kılan en önemli özelliğin “onun fiziksel yapısı olduğu, iyi bir fiziksel yapı için ise zorunlu olarak fiziğin dili olan güçlü bir matematiğe sahip olması” sonucuna ulaşılmasıdır.

Hatırlatmakta bir kere daha fayda vardır. Jeofizik bilindiği gibi grekçe “Gaia” (yerküre tanrıçası) ve Physis (doğa) sözcüklerinden türetilmiştir (Her bir sözcüğün kökeni için Necatigil (1969) ve Heiland (1940)‘a bakılabilir). Sheriff (1973)‘in jeofizik sözlüğünde, “jeofizik” sözcüğünün çeşitli tanımları vardır. Tanımların sentezi yapıldığında; Jeofizik, fiziğin ilkelerini yerküreye uygular ve yerküreye ilişkin nicel fiziksel ölçümler yapar. Bugün bazı bilimadamlarının gözünde geophysical sciences (yerfiziği bilimleri) ile geosciences (yerbilimleri) aynı anlama geliyorsa, gelmişse fiziksel ilkeler gözlüğü ile yerküreye baktıkları için olsa gerektir.

Diğer taraftan dünyada ilk jeofizik bölümü 1901 yılında Almanya‘da Götingen Üniversitesi‘nde, ABD‘de Colorado School of Mines‘da 1926‘da kurulan jeofizik bölümünün adı, “Department of Geophysical Engineering”dir. Ülkemizde jeofizik eğitim ve öğretimine; 1952 yılında,  İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi bünyesinde kurulan Jeofizik enstitüsü‘nde, 1953-1954 eğitim-öğretim yılında başlanmıştır.

1968 yılında uygulamalı jeofizik kürsüsünün kurulması ile 1969 yılında jeofizik mühendisliğinin ihdası sağlanmıştır. Jeofizik mühendisleri 1986 yılına kadar bir çok farklı mühendislikleri bünyesinde toplayan (jeoloji v.b) Maden Mühendisleri Odası‘nda örgütlülük çalışmalarını yürütmüşlerdir. Jeofizik mühendislerini çatısı altında toplayan “TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası”,  1986 yılında kurulmuştur.

Odaların birlik bünyesinde bir araya gelişinin altında yatan temel neden güven ve saygınlık olduğu unutulmamalıdır. Başka bir dünya, başka bir Türkiye mümkündür diyerek; TMMOB‘nin örgüt birlikteliğinden bahsettiği bir noktada mesleğimize yapılan bu haksız ve mesnetsiz saldırıyı yayınladığı gibi aynı şekilde Odamız‘ın yapmış olduğu bu basın açıklamasını da TMMOB web sayfasında yayınlanmasını bekliyoruz.

Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
XIII. DÖNEM YÖNETİM KURULU

opcje binarne ebook Kaynakça
JMO, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI MEKâNSAL PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ`NDE YENİDEN YAPILANMA ADI ALTINDA UYGULANAN JEOLOJİ VE JEOTEKNİK DÜŞMANLIĞINI ŞİDDETLE KINIYORU…, 19 Mart 2012
JFMO, BASINA VE KAMUOYUNA, 19 Mart 2012

TBMM’de “Yer İnceleme Çalışmalarında Jeofizik Mühendislerine Yer Verilmediği İddialarına ve Doğal Afetlerden Dolayı Meydana Gelen Toplam Zarara İlişkin Soru Önergesi” Verildi

opzioni binarie quali sono TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygıyla dilerim.

24.01.2012
Ali Rıza Öztürk
CHP Mersin Milletvekili

Merkez üssü Kocaeli‘nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi‘nde, bölgede binlerce kişi hayatını kaybetti. Pek çok kişi evini barkını terk ederek başka şehirlere göç etmek zorunda kalmıştı. 17 Ağustos 1999‘da meydana gelen Marmara Depremi‘nin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, deprem bölgesindeki hasarlı konutların çoğunun hala onarılmadığı ve depreme hazır hale getirilemediği söylenmektedir.

1. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın yer inceleme çalışmalarında jeofizik mühendislerine yer vermediği iddiaları doğru mudur?

2. Doğruysa; Depremden tek sorumlu mühendislik kolu jeofizik mühendisliği iken Bakanlığın, yer inceleme çalışmalarında jeofizik mühendislerine yer vermemesinin nedeni nedir?

3. Deprem bilimci olan jeofizik mühendisleri, işin içine alınmadan depremle savaş nasıl olacaktır? Böyle bir şey, 12 yıldan sonra nasıl yapılabiliniyor?

4. Türkiye‘de depremlerin sık sık yaşandığı ve binlerce jeofizik mühendisinin işsiz gezdiği bir süreçte, böyle bir hatalı uygulamadan neden geriye dönülmüyor? Bu uygulamayı kaldıracak mısınız?

5. 17 Ağustos 1999‘da meydana gelen Marmara Depremi‘nin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, o bölge, yeni bir depreme karşı ne kadar hazır hale getirilmiştir? Kaç tane orta hasarlı konut onarılmıştır? Kaç tane orta hasarlı konut onarılmayı beklemektedir?

6. O bölgede Deprem Yönetmeliğine uymayan, çok katlı binalar ve orta hasarlı binalar sorunu halledilmişi midir? Bu sorunun çözümü için bölgede ne gibi çalışmalar yapılmıştır?

7. 17 Ağustos 1999‘dan beri deprem, yangın, sel felaketi gibi doğal afetlerden dolayı Türkiye‘nin toplam zararı ne kadardır?

8. Türkiye‘de doğal olaylardan dolayı kişi başına düşen miktar nedir? Avrupa ülkelerinde bu miktar ne kadardır? Japonya‘da ne kadardır?

9. 1999 Marmara depremi nedeniyle bölgeden göç etmek zorunda kalıp, başka şehirlere gidenler ne oranda geriye dönüş olmuştur?

10. Van depreminin toplam maliyeti çıkarılmış mıdır? Çıkarılmışsa ne kadardır? Van‘dan kaç kişi başka şehirlere gitmiştir? Başka şehirlere göç eden depremzedelerin sorunlarının çözümü ile ilgilenilmekte midir?

Bu haber, JFMO‘nun sayfasından alınmıştır. Önergenin TBMM’deki durumu için tıklayın!..

***

Pes, valla.. Soru önergesindeki “Depremden tek sorumlu binär optionen broker test mühendislik kolu jeofizik mühendisliği”dir ifadesi, özünde bir maden mühendisinin, jeotermalden ne kadar anladığını gözler önüne seriyor. Sismolog (yani deprembilimci) dese âmenna.. Tamam işte, sismoloji anabilim dalı sadece jeofizik bölümlerinde yok mu; her jeofizikçi sismolog doğar..

Jeofizik Mühendisliği Bölümü ve Boş Kalan Kontenjanlar

Küreselleşme, teknolojide yeni aşamalar, iletişim araçlarındaki hızlı gelişim, ekonomik, toplumsal ve kültürel değişimler, eğitim politikalarındaki değişiklikler ve 1999 Marmara Depremi Ülkemizdeki Jeofizik Mühendisliği alanının önemini arttırmıştır.

Yükseköğretimde okullaşmanın arttırılması önemli bir stratejik hedeftir. Ancak uygulamada nitelik ve verimlilikten ziyade niceliğin öncelik aldığı görülmektedir. Öğretim kadrosu olanakları ve altyapısı yetersiz bulunan birçok bölüm kontenjanları artan öğrenci sayısı ile öğretim gerçekleştirmeye çabalamaktadır. Bunlara ilave olarak işsizlik oranı ve mezunlara iş imkanı olup olmadığı değerlendirmeden, istihdam planlaması yapılmadan üniversitelerin kurulması ve Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinin açılması, sorunların artmasına ve mesleğimizin birçok yönüyle olumsuz etkilenmesine neden olmuştur.

Ülkemizde jeofizik eğitim ve öğretimine, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi bünyesine kurulan Jeofizik Enstitüsü’nde 1953-1954 yılında başlanmış olup ilk mezunlarını 1957-1958 eğitim ve öğretim döneminde vermiştir.

Bugün, 12 Üniversitemizde Jeofizik Mühendisliği Bölümü bulunmaktadır. İlk olarak İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’ne 1953, son olarak Nevşehir Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’ne 2011 yılında öğrenci kabulü yapılmıştır.

Çizelge 1. Jeofizik Mühendisliği Bulunan Üniversiteler ve Öğrenci Kabul Etme Yılı

http://www.soleg.de/?optionende=bin%C3%A4re-optionen-mit-paypal&d8d=e1 binäre optionen mit paypal Sıra No http://chrissteakhousenc.com/?strays=segni-opzioni-binarie&91e=7b segni opzioni binarie Üniversite opcje binarne double up Kuruluş
اسعار العملات في الهند (Öğrenci Kabul Etme Yılı)
1 İstanbul Üniversitesi 1953
2 İstanbul Teknik Üniversitesi 1957
3 Dokuz Eylül Üniversitesi 1973
4 Karadeniz Teknik Üniversitesi 1977
5 Kocaeli Üniversitesi 1980
6 Ankara Üniversitesi 1989
7 Süleyman Demirel Üniversitesi 1990
8 Sakarya Üniversitesi 2000
9 Cumhuriyet Üniversitesi 2001
10 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2001
11 Gümüşhane Üniversitesi 2010
12 Nevşehir Üniversitesi 2011

Jeofizik Mühendisliği Hizmet Alanları; petrol, doğalgaz, maden ve endüstriyel hammaddelerin aranması, yeraltısuyu, jeotermal enerji, çevre ve arkeolojik araştırmaları, yapıların zemin ve temel etütleri, deprem ile ilgili konularda eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Ülkemiz sanayisine katkı koyacak yeraltı kaynaklarının aranması, bulunması ve işletilmesinde, depreme dayanıklı yapı tasarımında hizmet üretecek nitelikli Jeofizik Mühendisi’ne gereksinim yadsınamaz.

Ancak izlenen yanlış politikalar sonucunda, gerekli araştırmalar yapılmadan yeni üniversiteler ve yeni Jeofizik Mühendisliği Bölümleri açılmaktadır. Yetersiz eğitim alarak mezun olan öğrenciler işsizlikle karşı karşıya kalmakta, üniversite mezunu işsizler ordusuna katılmaktadırlar.

2011 yılında Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinde öğrenci kontenjanı birinci öğretim ve ikinci öğretim olmak üzere toplam 1059 kişidir.

Çizelge 2. 2010-2011 Yılı Jeofizik Mühendisliği Kontenjanı ve 1. Yerleştirmede Yerleşen Aday Sayısı

ادارة المواقع على الانترنت Üniversite http://nlst-usa.com/?trere=quali-sono-le-migliore-societÃÂÂ -di-opzioni-binarie quali sono le migliore societÃÂÂ di opzioni binarie 2010
Kontenjanı
estrategia opciones binarias empireoption 2010’da Yerleşen
Aday Sayısı
autopzionibinarie bufala 2011
Kontenjanı
binary options trading signals free 2011’de Yerleşen
Aday Sayısı
Ankara Üni. 47 47 47 47
Cumhuriyet Üni. 57 57 57 21
Cumhuriyet Üni. (İ. Ö.) 57 21 57 2
Çanakkale 18 Mart Üni. 47 47 47 47
Dokuz Eylül Üni. 57 57 57 57
İstanbul Tek. Üni. 26 26 26 26
İstanbul Tek. Üni. (İng.) 26 26 26 26
İstanbul Üni. 93 93 93 93
Karadeniz Tek. Üni. 67 67 67 67
Karadeniz Tek. Üni. (İ. Ö.) 67 67 67 17
Kocaeli Üni. 77 77 77 77
Kocaeli Üni. (İ. Ö.) 77 77 77 77
Sakarya Üni. 77 77 77 77
Sakarya Üni. (İ. Ö.) 77 77 77 48
Süleyman Demirel Üni. 57 57 57 41
Süleyman Demirel Üni. (İ. Ö.) 57 57 57 5
Gümüşhane Üni. 41 2
Nevşehir Üni. 52 11
ultime sulle opzioni binarie Toplam 966 930 1059 741

*Kısaltmalar; Üni.:Üniversitesi, Tek.:Teknik, İ. Ö.:İkinci Öğretim ve İng.:İngilizce

2010 Yılında 10 Üniversitedeki Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde kontenjan 966 iken, yerleşen aday sayısı 930 olmuştur. 36 kontenjan boş kalmıştır.

2011 yılında 12 Üniversitedeki Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde kontenjan 1059 iken, yerleşen aday sayısı 741 olmuştur. 318 kontenjan boş kalmıştır.

2010 yılında; Cumhuriyet Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü ikinci öğretimde 36 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

2011 yılında; Cumhuriyet Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 36 kişilik kontenjana, ikinci öğretimde 55 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü ikinci öğretimde 50 kişilik kontenjana, aday yerleşmemiştir.

Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü ikinci öğretimde 29 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

Süleyman Demirel Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 16 kişilik kontenjana, ikinci öğretimde 52 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 41 kişilik kontenjana 2 kişi, Nevşehir Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 52 kişilik kontenjana 11 kişi kaydını yaptırmıştır.

Bugün Jeofizik Mühendisliği eğitiminde önemli sorunların olduğu yadsınamaz. Kontenjanların boş kalmasında çok yönlü nitelik, kalite ve verimlilik irdelenmesini yapmamız gerekmektedir. 2 milyon öğrencinin üniversiteye girmek için yarıştığı bir ortamda yeni açılan ve alt yapısı yetersiz olan üniversitelerimizin kontenjanlarının boş kalması öğrencilerin mezun olup işsizler ordusuna katılma korkusudur. Odamız kayıtlarına göre işsizlik oranı %35’dir.

Bu nedenle gerekli istihdam planlaması yapılarak ülkenin ihtiyacı kadar Jeofizik Mühendisi kontenjanı açılmalıdır. Nitelikli olarak öğrenci mezun olması için üniversiteler arasında eğitim farklılıklarını ortadan kaldıracak çalışmalar yapılmalıdır. Programsız yeni bölümler açılmamalı politik baskılarla kontenjanlar arttırılmamalı, mevcut bölümlerin eğitim kalitesi arttırılmalıdır.

best binary options trading signals review Sonuç olarak;

Yeterli alt yapı ve öğretim elemanına sahip olmadan açılan mühendislik-mimarlık fakülteleri ve ülkenin ihtiyaçları dikkate alınmadan mühendis ve mimar yetiştirmeye yönelik olarak uygulanan eğitim politikaları, mesleki eğitim alanındaki en önemli alt yapı sorunlarının başında gelmektedir.

Mühendislik bölüm ve fakültelerinin gerçek bir gereksinime dayanmayan hızlı artışı, işsiz mühendis sayısını artırırken, aynı zamanda meslektaşlarımızı meslek dışı alanlarda; düşük ücretle ve güvencesiz çalışmaya zorlamaktadır. Ancak eğitime ayrılan ödenekler, öğretim görevlisi sayısı ve üniversite koşulları gibi göstergelerde eşdeğer bir artış söz konusu değildir.

Üniversitelerimizin Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinin bir kısmı yerleşen aday sayısını korurken, bir kısmında ciddi derecede azalmalar görülmektedir. Yeni açılan üniversitelerde durum daha da vahimdir. Ülke genelinde 2011 yılında yapılan Jeofizik Mühendisliği yerleştirmelerinde 318 kontenjan boş kalmıştır.

Ayrıca yeni açılan üniversitelerin akademisyen sayılarına bakacak olursak 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde 6 öğretim üyesi ve 5 Araştırma Görevlisi bulunmaktadır. Bölümde Profesör bulunmamaktadır. Bölümde bu yıl lisans eğitimi verilmekte, yüksek lisans eğitim-öğretimi ise yapılamamaktadır. Nevşehir Üniversitesinde ise 4 öğretim üyesi ve 3 Araştırma Görevlisi bulunmaktadır. Bu bölümde de Profesör bulunmamaktadır. Yeni açılan üniversiteler dışında mevcut üniversitelerde de Akademisyen kadrosunda ciddi boşluklar yer almaktadır.

Plansız ve programsız her ile bir üniversite açılması, İşsiz mezunların sayısını daha da arttırırken, üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin eğitim kalitelerinin düşmesine yol açmaktadır.

Ülkemizin yeni işsizlere değil, kaliteli mühendislere ihtiyacı vardır. Ülkemizde yeni Jeofizik Mühendisliği Bölümleri açmak yerine, mevcuttaki bölümleri eğitim kalitesi yönünden iyileştirmek temel amaç olmalıdır. Üniversitelerimiz ve Yüksek Öğretim Kurumu bu yönde çaba sarf etmelidir.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
13. Dönem Yönetim Kurulu

JFMO‘nun sayfasından alınan bu metin, önemsiz değişiklikler dışında değiştirilmeden sunulmuştur.

TBMM’de “Maden, Jeoloji, Jeofizik Mühendisleri İşsizlik Sorunu Yazılı Soru Önergesi” Verildi

treading opzioni binarie TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

03.03.2009

Ufuk URAS
İstanbul Milletvekili


Boş Koltuklar – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) bir kare.

İnsan kaynakları planlaması yapılmadan, yetişen nitelikli işgücü işsizlikle karşı karşıyadır. OECD ülkeleri arasında en fazla üniversite mezunu işsiz Türkiye’de bulunmaktadır. TÜİK kayıtlarına göre yerbilimleri mühendislik bölümü mezunlarının % 35’i işsiz görünmektedir. Genç mezunlar arasında bu oran çok daha yüksektir.

MTA, TKİ, TTK, ETİ MADEN, EÜAŞ gibi madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumlarının yatırımları düşerken, madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli MİGEM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Valilik Özel İdare Genel Sekreterlikleri, Sanayi İl Müdürlükleri, TCK, DSİ ve diğer ilgili kamu kurumlarının maden, jeoloji, jeofizik mühendislikleri istihdamında bir artış yokken, üniversitelerde mevcut yer bilimi bölümlerine ilave yeni yer bilimi bölümleri açılmış, açılmaya da devam etmekte ve kontenjanlar da artırılmaktadır.

Mühendislik fakültelerinden yılda ortalama 1100 maden, 2000 jeoloji ve 600 jeofizik mühendisi mezun olmaktadır.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası başta olmak üzere diğer yer bilimleri TMMOB Odalarınca; yapılan istihdamın artırılmasına ilişkin girişimler de sonuçsuz kalmaktadır.

Bu verilere dayanarak;
1-İnsan kaynaklarının planlanması ülke ve sanayinin ihtiyaçlarına göre eğitim ve öğretimi planlaması zorunlu değil midir? Başta Maden mühendisleri olmak üzere jeofizik ve jeoloji mühendisliğindeki %35 olan işsizliğe rağmen mevcut bölümlere ilaveten yeni bölümlerin açılması ve kontenjanların artırılması rasyonel midir? Bu doğrultuda YÖK, DPT ve Devlet Personel Başkanlığının koordineli çalıştığını söylemek mümkün müdür?

2-Hükümetin; maden kaynaklarını sanayinin girdisi olarak değerlendirmek, Türkiye’nin ithal kaynaklara bağımlılığını azaltmak gibi hedefi var mıdır? Varsa bu doğrultuda yaptığı ve yapacağı yatırımlar nelerdir?

3-Maden mühendisi başta olmak üzere yer bilimleri bölümleri mezunlarının istihdamına ilişkin bir çalışma yapılmakta mıdır? 2009 ve 2010 yılı için kamuda istihdamı düşünülen personel sayısı kaçtır?

4-Madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumları ile madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli kamu kurumları ve ilgili kamu kurumlarda 2000 yılındaki maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri unvanlarına sahip personel sayısı ile bugün çalışan maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri unvanlarına sahip personel sayısı kaçtır?

5-Hükümetiniz döneminde; yıllık bazda madencilikle ilgili hangi kurumlara kaç personel yerleştirilmiştir? Yerleştirilen personelden kaçı mühendistir? Yerleştirilen mühendislerin mesleki dağılımları nasıldır?

6-Yukarıda adı geçen kurumlardan hükümetiniz döneminde kaç mühendis emekliye ayrılmıştır? Emekliye ayrılanların meslek dağılımları nasıldır? Bu kurumlardan emekli olan personelin kadrolarının kaçı iptal edilmiştir?

7-Yaşanan “Dünya Kapitalist Kriz”inde başta madencilik sektörü olmak üzere kamunun bir denge unsuru olarak ekonomik faaliyet içinde olması gerekliliğine inanıyor musunuz? Kamu madencilik kurumlarını güçlendirmek ve tekrar üretimin içinde önemli bir yere sahip olması için programınız var mı? Eğer programınız var ise bu programın ana hatları nelerdir?

Bu haber, Buket YARARBAŞ ECEMİŞ (Jeoloji Mühendisleri Odası 21. Dönem 2. Başkanı) tarafından jeogenc(et)jmo.org.tr’ye atılan e-posta ile öğrenilmiştir.