Etiket arşivi: istihdam

En Popüler (!) Mühendislik “Jeoloji”

Yapı sektörünün sanayiden daha hızlı büyümesiyle son dört yılda makine mühendisliği tercihlerdeki liderliği inşaat mühendisliğine kaptırdı. Elektrik-elektronik tercih edenlerin sayısı ise ikiye katlandı.

come guadagnare sold con un euroi Tıp ve sağlık bilimleri gibi diğer sayısal alanlarda iş imkanları, program ve kontenjan sayıları artsa da mühendislik sayısal bilimlerin en büyük alanı olmaya devam ediyor. Son 4 yılda mühendislik tercihleri % 25 artarak 1.471.000 sayısına ulaştı. skatta binära optioner Değişik branşlarda mühendislik tercihlerinin artması veya azalması daha çok bu alanlardaki sektörel gelişimin bir yansıması oluyor. Hızla gelişen bir sektöre insan kaynağı sağlamak için üniversiteler programlarını hızlıca oluşturup öğrenci almaya başlayabiliyorlar. Diğer taraftan da mezunlarının çoğu işsiz kalan branşlarda ise önce tercihler düşüyor sonra da programlar kapatılıyor.

Tercih ve Kariyer Dergisi’nin ÖSYM’nin 2008-2012 arası verileri üzerinden hazırladığı analize göre son dört yılda popüler mühendislik dallarının ilk sıralarında sektörel gelişime de paralel bir hareketlilik görülüyor. Diğer birçok sektörden daha hızlı bir büyüme sergileyen yapı sektörüne en önemli insan kaynağını sağlayan inşaat mühendisliği programlarında tercihlerin arttığını görüyoruz. Bu artış en popüler listesinde ikinci sırada olan branşı ilk sıraya çıkaracak kadar güçlü… Bunun yanında ikinci sıraya düşse de makine mühendisliği branşında da ciddi bir artış görülüyor. Üst sıralarda büyüme gösteren diğer branşlar ise elektrik-elektronik, bilgisayar, gıda ve endüstri mühendislikleri oldu.

theme of redemption in the kite runner essay Bunlarında yanında bazı branşların ise tercihlerinin hızla eridiği gözleniyor. Örneğin 5. sıradan 14. sıraya gerileyen jeoloji mühendisliği gibi… Tercihleri gerileyen diğer büyük branşlar ise çevre, kimya, tekstil, maden, orman ve ağaç işleri, خطاب شكوى جاهز jeofizik ile su ürünleri oldu.

Birkaç yazı..
Jeofizik Mühendisliği Bölümü ve Boş Kalan Kontenjanlar
Genç Joologlar Rahatsız!?.. Ya siz..
Türkiye’deki Jeoloji Mühendisliği Bölümlerinin Nesnel Bir Karşılaştırılması
Son 10 Yılda (2002-2012) Türkiye’de Jeoloji Eğitiminin Değişimi

populer_muhendislik_dallari

piattaforma opzioni binarie optionfair Ayrıntılar
NTVMSNBC, En popüler mühendislik inşaat mühendisliği, 4 Temmuz 2013
Tercih ve Kariyer Dergisi, En popüler mühendislik dalları, 4 Temmuz 2013

TBMM’de “Yer İnceleme Çalışmalarında Jeofizik Mühendislerine Yer Verilmediği İddialarına ve Doğal Afetlerden Dolayı Meydana Gelen Toplam Zarara İlişkin Soru Önergesi” Verildi

handla binära optioner flashback TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygıyla dilerim.

24.01.2012
Ali Rıza Öztürk
CHP Mersin Milletvekili

Merkez üssü Kocaeli‘nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi‘nde, bölgede binlerce kişi hayatını kaybetti. Pek çok kişi evini barkını terk ederek başka şehirlere göç etmek zorunda kalmıştı. 17 Ağustos 1999‘da meydana gelen Marmara Depremi‘nin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, deprem bölgesindeki hasarlı konutların çoğunun hala onarılmadığı ve depreme hazır hale getirilemediği söylenmektedir.

1. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın yer inceleme çalışmalarında jeofizik mühendislerine yer vermediği iddiaları doğru mudur?

2. Doğruysa; Depremden tek sorumlu mühendislik kolu jeofizik mühendisliği iken Bakanlığın, yer inceleme çalışmalarında jeofizik mühendislerine yer vermemesinin nedeni nedir?

3. Deprem bilimci olan jeofizik mühendisleri, işin içine alınmadan depremle savaş nasıl olacaktır? Böyle bir şey, 12 yıldan sonra nasıl yapılabiliniyor?

4. Türkiye‘de depremlerin sık sık yaşandığı ve binlerce jeofizik mühendisinin işsiz gezdiği bir süreçte, böyle bir hatalı uygulamadan neden geriye dönülmüyor? Bu uygulamayı kaldıracak mısınız?

5. 17 Ağustos 1999‘da meydana gelen Marmara Depremi‘nin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen, o bölge, yeni bir depreme karşı ne kadar hazır hale getirilmiştir? Kaç tane orta hasarlı konut onarılmıştır? Kaç tane orta hasarlı konut onarılmayı beklemektedir?

6. O bölgede Deprem Yönetmeliğine uymayan, çok katlı binalar ve orta hasarlı binalar sorunu halledilmişi midir? Bu sorunun çözümü için bölgede ne gibi çalışmalar yapılmıştır?

7. 17 Ağustos 1999‘dan beri deprem, yangın, sel felaketi gibi doğal afetlerden dolayı Türkiye‘nin toplam zararı ne kadardır?

8. Türkiye‘de doğal olaylardan dolayı kişi başına düşen miktar nedir? Avrupa ülkelerinde bu miktar ne kadardır? Japonya‘da ne kadardır?

9. 1999 Marmara depremi nedeniyle bölgeden göç etmek zorunda kalıp, başka şehirlere gidenler ne oranda geriye dönüş olmuştur?

10. Van depreminin toplam maliyeti çıkarılmış mıdır? Çıkarılmışsa ne kadardır? Van‘dan kaç kişi başka şehirlere gitmiştir? Başka şehirlere göç eden depremzedelerin sorunlarının çözümü ile ilgilenilmekte midir?

Bu haber, JFMO‘nun sayfasından alınmıştır. Önergenin TBMM’deki durumu için tıklayın!..

***

Pes, valla.. Soru önergesindeki “Depremden tek sorumlu Sildenafil Citrate på nätet forum mühendislik kolu jeofizik mühendisliği”dir ifadesi, özünde bir maden mühendisinin, jeotermalden ne kadar anladığını gözler önüne seriyor. Sismolog (yani deprembilimci) dese âmenna.. Tamam işte, sismoloji anabilim dalı sadece jeofizik bölümlerinde yok mu; her jeofizikçi sismolog doğar..

Meteoroloji Mühendisi, Meteoroloji Uzmanı ve Meteorolog

Resmi Gazete’de yayımlanan 657 sayılı KHK’da Meteoroloji Uzmanı olmanın şartları yeniden belirlenmiş:

a) En az 4 yıllık eğitim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat, işletme, mimarlık ve mühendislik fakülteleri ile Genel Müdürlüğün görev alanına giren ve yönetmelikle belirlenen fakültelerden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt içi veya yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak.

b) Yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak.

Eski mevuzat ise şöyleymiş:

1- Mühendis, yüksek mühendis, istatistikçi, fizikçi, jeomorfolog, bilgisayar veya meteoroloji alanına giren diğer konularda en az 4 yıllık yüksek öğrenim yapmış veya bunlara denkliği Milli Eğitim Bakanlığınca kabul edilmiş yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olmak,

2- Açılacak yarışma ve yeterlik sınavında başarı göstermek.

Bu tam bir skandal. Tamamen bir skandal. Böyle bir şey olamaz. Meteoroloji bir fizik ve matematiğe dayalı bir meslektir. Biz burada dört senelik eğitim veriyoruz. Bunları aldınız. Peki nasıl meteoroloji uzmanı yapacaklar? Sertifikayla uzman olacaklar. İklim değişikliğine karar verecek. Türkiye’deki yağışa karar verecek iki aylık bir sertifikayla belki de bir bilemiyoruz. Şimdi böyle olunca, Türkiye’de iklim değişikliğine gönülsüz bir inanma vardı. Hele hele iklim değişikliğinin etkilerini çok fazla görüldüğü şu günlerde, o kadar hissediyoruz ki bunları araştıracak, etkilerini yapacak bir genel müdürlük Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Benim bu meslek gruplarıyla hiçbir sıkıntım yok. Onların bir suçu da yok.Şimdi dersten çıktım öğrenciler geldi. Biz neden okuyoruz diyorlar. Keşke iktisat okusaydık da iki mesleğimiz olurdu diyorlar. Dersten çıktım geliyorlar. Hocam nedir bu durum dediler. Çocuklar isyan şaşkınlık içerisinde. Öğrenciler de bizler de çok rahatsızız.
—Orhan Şen (İTÜ Meteoroloji Müh.)

Bu çok yanlış bir uygulama. Meteoroloji bilimsel matematiksel ve fizik kurallarını temel alan bir bilimdir. Son yıllardaki küresel ısınmayla, hava kirliliğinin artmasıyla önemi daha da arttı. İktisat işletme hukuk mimar meteoroloji uzmanı olamaz. Bu bizim için mesleğimiz için de bir açmaz. Bu KHK bizim odamızın, hiçbir STK’nın ve Meteoroloji’nin görüşü alınmadan hazırlanan bir kararname. Açık öğretim mezunları iktisatçı sayılıp burada Meteoroloji Uzmanı unvanı alacaklar. Hiçbir şey belli değil. Yönetmenlik belli değil. Hukuk ve işletme mezunları nasıl olurda meteoroloji uzmanı olur? Meteoroloji mühendisleri, fen ve matematik bilimleri üzerine eğitim yapan bir mühendislik bilimi. Böyle bir fen biliminde, nasıl hukukçu nasıl işletmeci nasıl yer alabilir? Bu ciddi bir açmazdır. Odamızda bu KHK ile ilgili hukuki süreci araştırıyoruz. Ben bunu tamamen kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Meteoroloji Mühendisliği dururken, Açıköğretim mezunu bir kişi rahatça Meteoroloji Uzmanı olabilir. Bir an önce düzeltilmesi gerekiyor. Fizik, matematik, elektrik-elektronik mühendisliği mezunlarını kabul edebilirdik. Biz de destekleyebilirdik, ancak hukuk, işletme, sosyal bilimler mezunlarının, mimarın meteorolojiyle hiçbir alakası yoktur. Tayland günlerdir sel altında. Ülkemize önümüzdeki yıllarda ne olacağı konusunda meteoroloji bilimleri son derece önemli. Biz ülkemiz için varız. Fakat siz bunu hukuk işletme mezunlarıyla mimarla yapamazsınız.
—Yüksel Yağan (Meteoroloji MO)

.. Şimdi, böyle bir karar çıktı, iktisatçılar da meteorologluk yapabilecekler diye İTÜ filan kızıyor ya.. Yahu güzel arkadaşım, sen bir defa, dünyada hiç kimsenin bu şekilde adlandırmadığı çok önemli bir bilim dalına ve lisans bölümüne böyle garip bir isim vermişsin. Ya da bu ismi verenlere karşı çıkmamışsın, “biz mühendis değiliz” dememişsin. Bunu da sırf, sonunda ‘mühendislik’ yaftası bulunmayan mesleklerin memlekette pek bir ağırlığının olmadığını bildiğinden yapmışsın. Yani daha baştan, tam Türkiye işi bir pazarlama tekniğine alet olarak meteoroloji biliminin itibarını ayaklar altına almışsın. İnsanlara verdiği eğitime, donanımına güvenen kurum böyle şeye gönül indirmez oysa ki.

Ondan sonra da ‘devlet’ çıkıp demiş ki, “bence hukukçular da meteoroloji uzmanı olabilir”. E gayet normal. Sen kendini durup dururken ‘mühendis’ ilan ederken iyi de, devlet mimarlara “meteorolog olabilirsiniz” deyince mi kötü? Ben de mesela makine iklimleri doktoruyum (hepsinin okulunu okudum), ama blog yazıyorum. Türkiye böyle bir ülke. Ben kızıyor muyum? O zaman sen de kızma, gül geç. Alternatif olarak, işine dört elle sarıl, meteorologluğu kimseye bırakma, kaliteli iş çıkar, öğrencilerini iyi eğit, “siz mühendis değil, meteorologsunuz” de, adam da mesleğinin ayrıcalıklı olduğunun bilincine varsın, kendini ona göre yetiştirsin. Zaten o zaman mimarları değil, senin öğrencini istihdam ederler. Öyle olunca iş mevzuata kalmaz. İşini iyi yapan adam, mevzuatı deler geçer.
—Ozan Mert Göktürk

2 Kasım 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 657 sayılı KHK’ya göre artık Meteoroloji Uzmanı olmak için Meteoroloji Mühendisliği okumaya gerek yok. Bu duruma, “Tam bir skandal. Böyle bir şey olamaz. Meteoroloji, fizik ve matematiğe dayalı özgün bir meslektir. Bilime büyük saygısızlık” diye tepki gösteren çok oldu. Ben, hâlâ DMİ Genel Müdürü’nden Başbakan’a kadar güvendiğim kişilerin bu yanlışı düzelteceğine inanıyorum.
—Mikdat Kadıoğlu (İTÜ Meteoroloji Müh.)

Artık meteoroloji mühendisi olmak için Türkiye’de tek bölümün bulunduğu İstanbul Teknik Üniversitesi’ne girmek gerekmeyecek. Meteoroloji mühendisliği bölümü öğrencileri, bu yüzden 657 numaralı kanun hükmünde kararnameye tepkili, Meteoroloji Mühendisleri Odası‘da bir iki kelâm etmiş. Sonuç olarak; hukuk, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler, iktisat, işletme, mimarlık ve mühendislik fakülteleri mezunları meteoroloji uzmanı olabilecek. Mühendislik fakültesi gözden kaçar mı hiç, bu bağlamda yerbilimlerine ve daha fazlasına da gün doğmuş görünüyor. İşsiz güçsüz çevre, hidrojeoloji, jeodezi ve fotogrametri, jeofizik, jeoloji, maden, metalurji ve malzeme ve petrol ve doğalgaz mühendislerine de bir ekmek kapısı açıldı, bu fırsatı fırına çevirmek elinizde..

Köp Atarax på nätet Ängelholm (Helsingborg), Sverige Kaynakça
HavaDelisi, “Meteoroloji Mühendisi” falan filan, 10 Kasım 2011.
Hürriyet, Yağmuru hukukçu, karı mimar bilecek, 10 Kasım 2011.
Hürriyet, Yok artık! Yağmuru hukukçu, karı mimar mı bilecek?, 19 Kasım 2011.
KHK/657, Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname, 10 Kasım 2011.

TBMM’de “Maden Mühendislerinin İstihdamına İlişkin Soru Önergesi” Verildi

binära optioner på svenska TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner YILDIZ tarafından sözlü yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.

13.10.2011

Faik TUNAY
CHP İstanbul Milletvekili

Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan alımlarda Maden Mühendisliği bölümü mezunlarından yeterince alım yapılmadığı konusu ilgili bölüm mezunları, aileleri ve meslek odaları tarafından ifade edilmektedir. Birçok mühendislik disiplini ile yakından ilişkili olan Maden Mühendisliği bölümü, üretimin azaldığı bir coğrafya’da, enerji kaynaklarının araştırılması ve hayata geçirilmesi noktasında çok önemlidir. Fakat ülkemizde ilgili bölüm mezunlarının yeterli miktarda istihdam* edilmediği, işsiz Maden Mühendisi sayısının verilen mezun miktarına bağlı olarak oldukça çok fazla olduğu iddia edilmektedir. Bu iddiayla ilgili olarak,

1-Kamuda halen istihdam* edilen toplam mühendis sayıları nedir ve branşları hangileridir?

2-İstihdam* edilen mühendislerin ne kadarı Maden Mühendisidir?

3-Mevcut hükümetleriniz dönemlerinde üniversitelerden mezun olan Maden Mühendisi sayısı nedir ve ilgili kamu kurum kuruluşlarına yerleştirmesi yapılan Maden Mühendisi sayısı nedir?

4-Yakın mühendislik dallarında da yaşandığı ifade edilen işsizlik problemi konusunda herhangi bir çalışmanız varmıdır?

* İstihdam (Ar.), bir görevde, bir işte kullanma.

Bu haber, MadMO‘nun sayfasından alınmıştır. Önergenin TBMM’deki durumu için tıklayın!..

Jeofizik Mühendisliği Bölümü ve Boş Kalan Kontenjanlar

Küreselleşme, teknolojide yeni aşamalar, iletişim araçlarındaki hızlı gelişim, ekonomik, toplumsal ve kültürel değişimler, eğitim politikalarındaki değişiklikler ve 1999 Marmara Depremi Ülkemizdeki Jeofizik Mühendisliği alanının önemini arttırmıştır.

Yükseköğretimde okullaşmanın arttırılması önemli bir stratejik hedeftir. Ancak uygulamada nitelik ve verimlilikten ziyade niceliğin öncelik aldığı görülmektedir. Öğretim kadrosu olanakları ve altyapısı yetersiz bulunan birçok bölüm kontenjanları artan öğrenci sayısı ile öğretim gerçekleştirmeye çabalamaktadır. Bunlara ilave olarak işsizlik oranı ve mezunlara iş imkanı olup olmadığı değerlendirmeden, istihdam planlaması yapılmadan üniversitelerin kurulması ve Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinin açılması, sorunların artmasına ve mesleğimizin birçok yönüyle olumsuz etkilenmesine neden olmuştur.

Ülkemizde jeofizik eğitim ve öğretimine, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi bünyesine kurulan Jeofizik Enstitüsü’nde 1953-1954 yılında başlanmış olup ilk mezunlarını 1957-1958 eğitim ve öğretim döneminde vermiştir.

Bugün, 12 Üniversitemizde Jeofizik Mühendisliği Bölümü bulunmaktadır. İlk olarak İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’ne 1953, son olarak Nevşehir Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’ne 2011 yılında öğrenci kabulü yapılmıştır.

Çizelge 1. Jeofizik Mühendisliği Bulunan Üniversiteler ve Öğrenci Kabul Etme Yılı

binäre optionen langfristig Sıra No أين يمكن كسب المال Üniversite لنا ثنائية قائمة الخيارات السماسرة Kuruluş
خيار ثنائي 101 (Öğrenci Kabul Etme Yılı)
1 İstanbul Üniversitesi 1953
2 İstanbul Teknik Üniversitesi 1957
3 Dokuz Eylül Üniversitesi 1973
4 Karadeniz Teknik Üniversitesi 1977
5 Kocaeli Üniversitesi 1980
6 Ankara Üniversitesi 1989
7 Süleyman Demirel Üniversitesi 1990
8 Sakarya Üniversitesi 2000
9 Cumhuriyet Üniversitesi 2001
10 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2001
11 Gümüşhane Üniversitesi 2010
12 Nevşehir Üniversitesi 2011

Jeofizik Mühendisliği Hizmet Alanları; petrol, doğalgaz, maden ve endüstriyel hammaddelerin aranması, yeraltısuyu, jeotermal enerji, çevre ve arkeolojik araştırmaları, yapıların zemin ve temel etütleri, deprem ile ilgili konularda eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Ülkemiz sanayisine katkı koyacak yeraltı kaynaklarının aranması, bulunması ve işletilmesinde, depreme dayanıklı yapı tasarımında hizmet üretecek nitelikli Jeofizik Mühendisi’ne gereksinim yadsınamaz.

Ancak izlenen yanlış politikalar sonucunda, gerekli araştırmalar yapılmadan yeni üniversiteler ve yeni Jeofizik Mühendisliği Bölümleri açılmaktadır. Yetersiz eğitim alarak mezun olan öğrenciler işsizlikle karşı karşıya kalmakta, üniversite mezunu işsizler ordusuna katılmaktadırlar.

2011 yılında Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinde öğrenci kontenjanı birinci öğretim ve ikinci öğretim olmak üzere toplam 1059 kişidir.

Çizelge 2. 2010-2011 Yılı Jeofizik Mühendisliği Kontenjanı ve 1. Yerleştirmede Yerleşen Aday Sayısı

ثنائي الخيار كراكن Üniversite autopzionibinarie gratis 2010
Kontenjanı
trade on line free 2010’da Yerleşen
Aday Sayısı
stockpair test 2011
Kontenjanı
2011’de Yerleşen
Aday Sayısı
Ankara Üni. 47 47 47 47
Cumhuriyet Üni. 57 57 57 21
Cumhuriyet Üni. (İ. Ö.) 57 21 57 2
Çanakkale 18 Mart Üni. 47 47 47 47
Dokuz Eylül Üni. 57 57 57 57
İstanbul Tek. Üni. 26 26 26 26
İstanbul Tek. Üni. (İng.) 26 26 26 26
İstanbul Üni. 93 93 93 93
Karadeniz Tek. Üni. 67 67 67 67
Karadeniz Tek. Üni. (İ. Ö.) 67 67 67 17
Kocaeli Üni. 77 77 77 77
Kocaeli Üni. (İ. Ö.) 77 77 77 77
Sakarya Üni. 77 77 77 77
Sakarya Üni. (İ. Ö.) 77 77 77 48
Süleyman Demirel Üni. 57 57 57 41
Süleyman Demirel Üni. (İ. Ö.) 57 57 57 5
Gümüşhane Üni. 41 2
Nevşehir Üni. 52 11
Toplam 966 930 1059 741

*Kısaltmalar; Üni.:Üniversitesi, Tek.:Teknik, İ. Ö.:İkinci Öğretim ve İng.:İngilizce

2010 Yılında 10 Üniversitedeki Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde kontenjan 966 iken, yerleşen aday sayısı 930 olmuştur. 36 kontenjan boş kalmıştır.

2011 yılında 12 Üniversitedeki Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde kontenjan 1059 iken, yerleşen aday sayısı 741 olmuştur. 318 kontenjan boş kalmıştır.

2010 yılında; Cumhuriyet Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü ikinci öğretimde 36 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

2011 yılında; Cumhuriyet Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 36 kişilik kontenjana, ikinci öğretimde 55 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü ikinci öğretimde 50 kişilik kontenjana, aday yerleşmemiştir.

Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü ikinci öğretimde 29 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

Süleyman Demirel Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 16 kişilik kontenjana, ikinci öğretimde 52 kişilik kontenjana aday yerleşmemiştir.

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 41 kişilik kontenjana 2 kişi, Nevşehir Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü birinci öğretimde 52 kişilik kontenjana 11 kişi kaydını yaptırmıştır.

Bugün Jeofizik Mühendisliği eğitiminde önemli sorunların olduğu yadsınamaz. Kontenjanların boş kalmasında çok yönlü nitelik, kalite ve verimlilik irdelenmesini yapmamız gerekmektedir. 2 milyon öğrencinin üniversiteye girmek için yarıştığı bir ortamda yeni açılan ve alt yapısı yetersiz olan üniversitelerimizin kontenjanlarının boş kalması öğrencilerin mezun olup işsizler ordusuna katılma korkusudur. Odamız kayıtlarına göre işsizlik oranı %35’dir.

Bu nedenle gerekli istihdam planlaması yapılarak ülkenin ihtiyacı kadar Jeofizik Mühendisi kontenjanı açılmalıdır. Nitelikli olarak öğrenci mezun olması için üniversiteler arasında eğitim farklılıklarını ortadan kaldıracak çalışmalar yapılmalıdır. Programsız yeni bölümler açılmamalı politik baskılarla kontenjanlar arttırılmamalı, mevcut bölümlerin eğitim kalitesi arttırılmalıdır.

Sonuç olarak;

Yeterli alt yapı ve öğretim elemanına sahip olmadan açılan mühendislik-mimarlık fakülteleri ve ülkenin ihtiyaçları dikkate alınmadan mühendis ve mimar yetiştirmeye yönelik olarak uygulanan eğitim politikaları, mesleki eğitim alanındaki en önemli alt yapı sorunlarının başında gelmektedir.

Mühendislik bölüm ve fakültelerinin gerçek bir gereksinime dayanmayan hızlı artışı, işsiz mühendis sayısını artırırken, aynı zamanda meslektaşlarımızı meslek dışı alanlarda; düşük ücretle ve güvencesiz çalışmaya zorlamaktadır. Ancak eğitime ayrılan ödenekler, öğretim görevlisi sayısı ve üniversite koşulları gibi göstergelerde eşdeğer bir artış söz konusu değildir.

Üniversitelerimizin Jeofizik Mühendisliği Bölümlerinin bir kısmı yerleşen aday sayısını korurken, bir kısmında ciddi derecede azalmalar görülmektedir. Yeni açılan üniversitelerde durum daha da vahimdir. Ülke genelinde 2011 yılında yapılan Jeofizik Mühendisliği yerleştirmelerinde 318 kontenjan boş kalmıştır.

Ayrıca yeni açılan üniversitelerin akademisyen sayılarına bakacak olursak 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde 6 öğretim üyesi ve 5 Araştırma Görevlisi bulunmaktadır. Bölümde Profesör bulunmamaktadır. Bölümde bu yıl lisans eğitimi verilmekte, yüksek lisans eğitim-öğretimi ise yapılamamaktadır. Nevşehir Üniversitesinde ise 4 öğretim üyesi ve 3 Araştırma Görevlisi bulunmaktadır. Bu bölümde de Profesör bulunmamaktadır. Yeni açılan üniversiteler dışında mevcut üniversitelerde de Akademisyen kadrosunda ciddi boşluklar yer almaktadır.

Plansız ve programsız her ile bir üniversite açılması, İşsiz mezunların sayısını daha da arttırırken, üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin eğitim kalitelerinin düşmesine yol açmaktadır.

Ülkemizin yeni işsizlere değil, kaliteli mühendislere ihtiyacı vardır. Ülkemizde yeni Jeofizik Mühendisliği Bölümleri açmak yerine, mevcuttaki bölümleri eğitim kalitesi yönünden iyileştirmek temel amaç olmalıdır. Üniversitelerimiz ve Yüksek Öğretim Kurumu bu yönde çaba sarf etmelidir.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
13. Dönem Yönetim Kurulu

JFMO‘nun sayfasından alınan bu metin, önemsiz değişiklikler dışında değiştirilmeden sunulmuştur.

TBMM’de “Maden, Jeoloji, Jeofizik Mühendisleri İşsizlik Sorunu Yazılı Soru Önergesi” Verildi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

03.03.2009

Ufuk URAS
İstanbul Milletvekili


Boş Koltuklar – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) bir kare.

İnsan kaynakları planlaması yapılmadan, yetişen nitelikli işgücü işsizlikle karşı karşıyadır. OECD ülkeleri arasında en fazla üniversite mezunu işsiz Türkiye’de bulunmaktadır. TÜİK kayıtlarına göre yerbilimleri mühendislik bölümü mezunlarının % 35’i işsiz görünmektedir. Genç mezunlar arasında bu oran çok daha yüksektir.

MTA, TKİ, TTK, ETİ MADEN, EÜAŞ gibi madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumlarının yatırımları düşerken, madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli MİGEM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Valilik Özel İdare Genel Sekreterlikleri, Sanayi İl Müdürlükleri, TCK, DSİ ve diğer ilgili kamu kurumlarının maden, jeoloji, jeofizik mühendislikleri istihdamında bir artış yokken, üniversitelerde mevcut yer bilimi bölümlerine ilave yeni yer bilimi bölümleri açılmış, açılmaya da devam etmekte ve kontenjanlar da artırılmaktadır.

Mühendislik fakültelerinden yılda ortalama 1100 maden, 2000 jeoloji ve 600 jeofizik mühendisi mezun olmaktadır.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası başta olmak üzere diğer yer bilimleri TMMOB Odalarınca; yapılan istihdamın artırılmasına ilişkin girişimler de sonuçsuz kalmaktadır.

Bu verilere dayanarak;
1-İnsan kaynaklarının planlanması ülke ve sanayinin ihtiyaçlarına göre eğitim ve öğretimi planlaması zorunlu değil midir? Başta Maden mühendisleri olmak üzere jeofizik ve jeoloji mühendisliğindeki %35 olan işsizliğe rağmen mevcut bölümlere ilaveten yeni bölümlerin açılması ve kontenjanların artırılması rasyonel midir? Bu doğrultuda YÖK, DPT ve Devlet Personel Başkanlığının koordineli çalıştığını söylemek mümkün müdür?

2-Hükümetin; maden kaynaklarını sanayinin girdisi olarak değerlendirmek, Türkiye’nin ithal kaynaklara bağımlılığını azaltmak gibi hedefi var mıdır? Varsa bu doğrultuda yaptığı ve yapacağı yatırımlar nelerdir?

3-Maden mühendisi başta olmak üzere yer bilimleri bölümleri mezunlarının istihdamına ilişkin bir çalışma yapılmakta mıdır? 2009 ve 2010 yılı için kamuda istihdamı düşünülen personel sayısı kaçtır?

4-Madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumları ile madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli kamu kurumları ve ilgili kamu kurumlarda 2000 yılındaki maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri unvanlarına sahip personel sayısı ile bugün çalışan maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri unvanlarına sahip personel sayısı kaçtır?

5-Hükümetiniz döneminde; yıllık bazda madencilikle ilgili hangi kurumlara kaç personel yerleştirilmiştir? Yerleştirilen personelden kaçı mühendistir? Yerleştirilen mühendislerin mesleki dağılımları nasıldır?

6-Yukarıda adı geçen kurumlardan hükümetiniz döneminde kaç mühendis emekliye ayrılmıştır? Emekliye ayrılanların meslek dağılımları nasıldır? Bu kurumlardan emekli olan personelin kadrolarının kaçı iptal edilmiştir?

7-Yaşanan “Dünya Kapitalist Kriz”inde başta madencilik sektörü olmak üzere kamunun bir denge unsuru olarak ekonomik faaliyet içinde olması gerekliliğine inanıyor musunuz? Kamu madencilik kurumlarını güçlendirmek ve tekrar üretimin içinde önemli bir yere sahip olması için programınız var mı? Eğer programınız var ise bu programın ana hatları nelerdir?

Bu haber, Buket YARARBAŞ ECEMİŞ (Jeoloji Mühendisleri Odası 21. Dönem 2. Başkanı) tarafından jeogenc(et)jmo.org.tr’ye atılan e-posta ile öğrenilmiştir.