Gelelim bu yazının başlığı olan sorunun cevabına, yani her çocuğun mutlaka sorduğu “Gökyüzü neden mavidir?” sorusu. *** Bu yazının konusu olmadığından ışığın özellikleri ve tarihçesine girmeyeceğim [1]. Ancak ışığın kabul edilmiş özelliklerinden biri olan “dalga” özelliğini anlatacağım. Görünür ışık aslında... (devamı..)
Avrupa Parçacık* Araştırma Merkezi’ndeki (CERN) biliminsanları 1000 saniye boyunca (15 dakikadan daha uzun bir süre) anti-hidrojeni oluşturan parçacıkları (partiküllerini) tutabildiler. İlk defa bu kadar uzun süre tutulan partiküller, anti-madde atomlarının incelenmesini mümkün kılıyor. Daha önceki gözlem süresi, saniyenin beşte biri... (devamı..)
Evren’in sırları anlaşılmaya çalışılıyor.. Bu yüzden CERN‘de (Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nde) protonlar çarpıştırılıyordu. Proton çarpıştırmaları sonucunda da yeni fizik yasalarına dair kanıtlar aranıyor. Ayrıca yapılan deneylerde çarpıştırma sonrası oluşan alt parçacıkların neler olduğu belirlenmeye çalışılıyor. Bu sayede kuramsal düzeyde açıklaması... (devamı..)
Cenevre’de, İsviçre-Fransa sınırında bulunan, 27 kilometrelik oval tünelde yapılan deneyde, proton hüzmeleri, her iki yöne doğru harekete geçirilerek hızlandırıldı ve çarpıştırıldı. 7 trilyon elektron voltluk (TeV) bir enerjiyle, ışık hızına yakın bir hızda gerçekleşen çarpışmanın ardından 18 ila 24 aylık... (devamı..)
Eski Yunan döneminden Ortaçağa kadar, yaklaşık 16 yüzyıl matematiğin fizikten üstün bir bilim dalı olduğu düşünüldü. Çünkü matematik daha sağlam temeller üzerine inşa edilmişti ve sadece kağıt-kalemle her şey halledilebiliyordu. Halbuki fizik, karışık deneyler yapıyor ve ölçüm hatalarını içeren kesin... (devamı..)