Marmara Denizi’nde Deniz Tabanı Gözlem İstasyonları Kurulacak
Marmara Denizi’ndeki fay hattıyla ilgili ilk çalışmayı gerçekleştiren Fransız Le Suroit gemisi, kurulacak 6 adet deniz altı gözlem istasyonu için yer seçimi yapıyor. Avrupa Birliği’ne (AB) ait olan bu proje, Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları (ESONET) çerçevesinde gerçekleştirilecek. AB’nin Avrupa denizlerindeki tehlikelere ilişkin ESONET’in yanı sıra Avrupa Multidisipliner Deniz Altı Gözlem (EMSO) projesiylede var. Bu iki projeye, Türkiye’den İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) yürütücülüğünde bir ekip katılıyor.

ESONET proposed map of observatories (courtesy of Michel André – Universitat Politècnica de Catalunya)
AB’nin bu projeleri kapsamında; Kuzey Buz Denizi, Kuzey Denizi, İrlanda’nın güney batısı, Azor Adaları, Portekiz’in güneyi, Fransa’nın güneyi, Doğu Sicilya, Güney Ege, Marmara ve Karadeniz’e deniz altı gözlem istasyonları kurulması planlanıyor. Bundan dolayı, projenin ayaklarından biri olan Marmara Denizi’nde kurulacak istasyonlar için Fransız Le Suroit gemisi yer seçimi yapıyor.
Naci Görür (İTÜ Jeoloji Mühendisliği), üniversite olarak 1999 depreminden bu yana araştırmalar yürüttüklerini belirterek, daha önce de hem Fransız Le Suroit gemisi hem de İtalyan Urania gemisiyle Marmara Denizi’nde çalışmalar yaptıklarını belirtti. Görür, “Gemi, AB Projesi çerçevesinde Marmara Denizi’ne kurulması planlanan 6 deniz altı gözlem istasyonu için yer seçimi yapmak üzere ay sonuna kadar çalışacak. İlk pilot istasyon Körfez’de, 1999 deprem kırığının Marmara Denizi’ne dayandığı yere kurulacak” dedi.
Kurulacak gözlem istasyonları, deniz altındaki gaz çıkışlarının fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirleyecek. Bu veriler ışığında depremin ayak sesleri hakkında bilgi elde edilecek. “Olası İstanbul depremi hem yönetim, hem de millet tarafından gündemden düşürüldü” diyen Görür, “Deniz altı gözlem istasyonları, deniz altındaki doğal tehlikeleri araştırma odaklı olacak ve özellikle tsunami (~dev dalga, kıyı dalgası) konusunda erken uyarı hizmeti verecek” diye ekledi. Marmara Denizi’ne kurulacak bu istasyonları, proje kapsamında Avrupa’da kurulacak olan diğer istasyonlarla birbirine bağlantılı olacak. Yani fiber optik kablolarla birbirine bağlı olacak bütün istasyonlar sayesinde Avrupa’daki bir fay harekete geçtiğinde deprem ya da tsunami tehlikesini önceden saptayacak bilgi alışverişinde bulunabilecek.
İTÜ’nün yürütücüsü olduğu bu projeyi Marmara Deniz Altı Gözlem İstasyonu Projesi (MADGİP) adıyla Devlet Planlama Teşkilatı’na (DPT) sunacaklarını söyleyen Görür, “AB, Marmara Denizi’ndeki bu çalışma için 2-2,5 milyon avroluk bir kaynak ayırdı. Projenin yürütücüsü İTÜ. Eğer projeye devlet kurumları dahil olmazsa Marmara Denizi’nde bu istasyonlar kurulamayabilir” dedi. AB’nin ESONET projesi için ayırdığı toplam kaynak 7 milyon euro. Bu kaynağın yaklaşık %30′u yani neredeyse 1/3′ü, sadece Marmara için ayrılmış durumda.
Fransız Le Suroit gemisinin Marmara Denizi’nde yaklaşık bir ay süresince gerçekleştireceği çalışmalara ilişkin açıklamanın da Aralık ayı içinde yapılacağını belirten Görür, çalışmaya kendisinin yanı sıra Ali Mehmet Celâl Şengör, Memet Namık Çağatay ve Remzi Akkök’ün (İTÜ Jeoloji Mühendisliği) katıldığını ekledi.
Doğu Anadolu’dan Marmara’ya kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı, 1944 yılından bu yana 12 depreme yol açtı. 4 Kasım-14 Aralık 2009 tarihleri arasında Marmara’daki akıntıları, su yatağını ve riskli fay hatlarını inceleyerek istasyonların kurulması gereken yerler saptancak. İlk pilot istasyonun Körfez’de 1999 deprem kırığının Marmara Denizi’ne dayandığı yere kurulması bekleniyor. Gözlem istasyonları, deniz altındaki doğal tehlikeleri araştırma odaklı olacak ve özellikle tsunami konusunda erken uyarı hizmeti verecek.
Bu istasyonlar dışında da Le Suroit adlı gemi ile BOB (Bubbles OBservatory – Baloncuk Gözlemevi) adlı robot indirilecek. Fay hatları harekete geçmeden önce küçük titreşimlerle çevreye hava baloncukları halinde metan, radon ve bazı gazlar salınıyor. Bu robot, 1766 yılından bu yana hiç kırılmayan fayın üzerindeki gaz çıkışlarını ölçecek. Riskli fay hatlarına yerleştirilecek olan gözlem istasyonları deniz altındaki bu gaz çıkışlarının fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirleyecek.
Tabiî ki bu gaz çıkışları kesin bir bilgi vermiyor; ama gaz çıkışının ardından depremin gerçekleşeceği zaman konusunda farklı senaryolar biliniyor. Örneğin bazen metan gazı çıkışından dakikalar sonra deprem gerçekleşirken bazense metan gazı çıkışından günler sonra deprem gerçekleşiyor. Kabaca, metan gazı çıkışının ardından deprem için 1 saat ile 3 ay arası sürenin kalmış olduğu söylenebilir. Radon ölçümüde bu tahminler için çok önemli bir veri sunuyor.
Daha fazla bilgi için..
- Avrupa Denizleri Gözlem İstasyonları Ağı Marmara Denizi Deniz Tabanı Gözlem İstasyonları Projesi (Türkçe-İngilizce)
- ESONET (European Seas Observatory Network) ve EMSO (European Multidisciplinary Seafloor Observation) Projeleri (İngilizce)
- Marmara Denizi (İngilizce)
- Karadeniz (İngilizce)
Kaynakça
CNNTÜRK, 2009. Deniz altına deprem gözlem istasyonu, Türkiye, CNNTÜRK, İstanbul, Türkiye, http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/11/11/deniz.altina.deprem.gozlem.istasyonu/551197.0/index.html, 11 Kasım 2009 tarihinde ulaşıldı.
NTVMSNBC, 2009. Deniz altına deprem gözlem istasyonu, Türkiye Genel, İstanbul, Türkiye, http://www.ntvmsnbc.com/id/25019917, 11 Kasım 2009 tarihinde ulaşıldı.
NTVMSNBC, 2009. Depremi haber veren robot görevde, Türkiye Genel, İstanbul, Türkiye, http://www.ntvmsnbc.com/id/25020840, 13 Kasım 2009 tarihinde ulaşıldı.











