Bu seçenek ile ana sayfada kaldırmış olduğunuz nesneler geri gelir. Özetle; sayfa ilk durumuna döner.

Hadi sıfırla da görelim!

Konya’daki Yazır Fayı

Konya’nın merkez Selçuk ilçesindeki Yazır Mahallesi’nde bulunan Yazır Fayı üzerinde yapılan araştırmada, Türkiye’de ve dünyada bu büyüklükte nadir gözlenen faylanmaya bağlı yarıklara rastlandı.

Araştırmalarında, faydaki hareketlere bağlı olarak yeryüzünde oluşan, içleri alüvyonlarla doldurulmuş yarıklara rastladıklarını ifade eden Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Yaşar Eren, “Yani bir deprem anında ve sonrasında yeryüzü yarıldığında akarsu ve rüzgârların getirdiği malzemeler, bu yarıklara dolmuş ve doğal bir fay yarığı oluşmuş” dedi.

Fay kırıklarının oluşumunun 10-20 bin yıl öncesine kadar dayandığını tahmin ettiklerini dile getiren Eren, şunları kaydetti: “Bu fay yarıklarından taş ocaklarında çok sayıda var. Bunların görünürde yükseklikleri 25 metreye kadar çıkabiliyor. Genişlikleri ise 2 metreye kadar ulaşıyor. Bunların yüzey uzunlukları da 200 metreden daha fazla. Bu büyüklükteki yarıklar Türkiye’de ve dünyada çok nadir görülüyor. Bu yapılar, bize Konya Fay Hattı’nın özellikleri ve hareketleriyle ilgili bazı ipuçları veriyor. Bunlar aynı zamanda Konya’nın deprem kayıtları. Yazır’daki fay yarıkları, bize büyük olasılıkla yörede daha önce 6-6,5 büyüklüğünde depremin oluştuğunu gösteriyor.”

Konya fay Hattı’nın doğusunda yer alan Yazır Fayı yapısal açıdan ilginç yapılar içermektedir. kuzeykuzeydoğu-güneygüneybatı gidişli Yazır Fayı, yörede yüzeyleyen Miyosen-Pliyosen yaşlı gölsel kireçtaşları ile Kuvaterner yaşlı karasal kırıntılılardan oluşmuş havza çökellerini kesmektedir. Konya merkeze bağlı Barsana mahallesinin kuzeyindeki taş ocağı yarmalarında, Yazır Fayı’nın hareketlerine bağlı olarak biri faya paralel diğeri ise faya dik olarak yönlenmiş iki takım genişleme kökenli yapılar (Neptüniyen dayklar-ekstensiyonel yarıklar) gözlenmektedir. Arazi gözlemleri, bu yarıkların, fayın Kuvaterner esnasındaki hareketlerine bağlı olarak yüzey kırıkları şeklinde geliştiğini belgelemektedir. Bu gözlemlerle beraber fay hattına yakın kesimlerde büyüklüğü 4.4′e varan depremlerin de bulunması Konya Fay Hattı’nın aktif bir hat olduğunu belgelemektedir.


İnceleme alanının jeoloji haritası. Tüm hakları Yaşar Eren’e aittir.

Yazır Fayı*
Yazır Fayı (YAF), Konya ovasını batıdan sınırlamış Konya Fay Hattı’nın doğusunda yer alan ve toplam uzunluğu 10 km ye varabilen kademeli olarak sıralanmış ve farklı uzunluklardaki bölümlerden oluşmuş bir faydır. KKD-GGB gidişli Yazır Fayı (YAF), yörede yüzeyleyen Miyosen-Pliyosen yaşlı gölsel kireçtaşları ile Kuvaterner yaşlı karasal kırıntılılardan yapılı ova çökellerini kesmektedir. Konya merkeze bağlı Parsana ve Yazır mahalleleri arasındaki taş ocağı yarmalarında, YAF gölsel kireçtaşları ile ova çökellerini yan yana getirmiş ve bu faylanma ile gölsel kireçtaşları göreli olarak yükselirken, Kuvaterner yaşlı ova çökelleri çökmüştür. YAF, 3 km doğusundaki Çiftlikbaşı fayı ile Konya ovası içinde üçgen geometrili küçük bir graben yapısı oluşturmuştur. Parsana ile Yazır mahalleri arasında YAF, yaklaşık düşeye yakın eğimli ve KKD-GGB yönelimlidir. Kayma çizikleri fayın çok az sağ yönlü doğrultu atıma sahip, düşeye yakın doğuya eğimli bir normal fay karakterinde olduğunu belgeler. Yüzey verilerine göre YAF, en az 25-30 m’lik bir düşey atıma sahiptir. YAF’nın hareketlerine bağlı olarak biri faya paralel, diğeri ise faya dik olarak yönlenmiş iki takım Neptüniyen dayk oluşmuştur.


Neptüniyen dayklar. Tüm hakları Yaşar Eren’e aittir.

Konya ovası içinde Yazır fayı ile ilişkili dev neptüniyen daykları bulunmaktadır (Eren, 2001) Yazır Fayı (YAF), Konya ovasını batıdan sınırlamış Konya fay hattının doğusunda yer alan ve toplam uzunluğu 10 km’ye varabilen kademeli olarak sıralanmış ve farklı uzunluklardaki bölümlerden oluşmuş bir faydır. KKD-GGB gidişli Yazır Fayı (YAF), yörede yüzeyleyen Miyosen-Pliyosen yaşlı gölsel kireçtaşları ile Kuvaterner yaşlı karasal kırıntılılardan yapılı ova çökellerini kesmektedir. Konya merkeze bağlı Parsana ve Yazır mahalleleri arasındaki taş ocağı yarmalarında, YAF gölsel kireçtaşları ile ova çökellerini yan yana getirmiş ve bu faylanma ile gölsel kireçtaşları göreli olarak yükselirken, Kuvaterner yaşlı ova çökelleri çökmüştür. YAF’nın hareketlerine bağlı olarak biri faya paralel, diğeri ise faya dik olarak yönlenmiş iki takım genişleme kökenli yapılar (Neptüniyen dayklar) oluşmuştur. Yaklaşık düşey konumlu neptüniyen daykların içi üstteki alüviyal çökeller tarafından doldurulmuştur. Düşey kesitlerinde aşağıya doğru kapanan üçgen geometrili daykların genişlikleri 15 cm–2 m arasında değişmekte, boyları ise 15 m’ye kadar varabilmektedir. Yarıklar K100D, 900 ve K800B, 850GB konumlarında yoğunlaşmıştır. Arazi gözlemleri, neptüniyen daykların fayın Kuvaterner esnasında en az farklı iki evredeki hareketlerine bağlı olarak yüzey kırıkları şeklinde geliştiğini ve Konya ovasının söz konusu kesiminin, yaklaşık kuzey-güney ve doğu-batı gidişli birbirine dik iki yönelimde tansiyonel gerilmelerden etkilendiğini ortaya koymaktadır.

* Eren Y. 2003.Yazır Fayının (Konya) Neo-Tektonik Özellikleri, Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi, 9/2, 237-244.

Neptüniyen dayklar hakkında daha fazla bilgi için Yaşar Eren’in Kişisel Sayfası. (yasareren.com)

Düzeltmeler için Doç. Dr. Yaşar EREN’e teşekkürü bir borç bilirim.

Bu haber, AA, NTVMSNBC, Yaşar Eren’in Kişisel Sayfası sitelerinden derlenmiştir.

3

  1. yavuz eroğlu says:

    çok başarılı bir çalışma bir konyalı olarak teşekkür ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum hocam

  2. mert says:

    bence bu adam gündeme gelmeye calişiyoı konyada 6.5 deprem olmuşsa istanbulda marmareda tarih boyunca 12 büyüklüğünde deprem olması lazımdı

  3. yavuz eroğlu says:

    mert bey kardeşim laf olsun diye yazmışın anlaşılıyor.cahilce bir yazı ya okumamışın yada okuduğunu anlamamışın.

Yorum yaz!