Gezegenlerin Deprem Oluşturma Etkisi
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, dünyaya yakın olduğu için Ay’ın yanı sıra Merkür, Venüs, Mars, Satürn ve Jüpiter gezegenlerinin hareketlerinin, depremle ilgisinin bulunduğunu söyledi.
Çalışmalarına tsunami olayı öncesinde dolunay görülmesinden hareketle başladığını ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, Ay’ın konumu ve durumuyla deprem arasındaki ilişkiyi bulmaya çalıştığını anlattı.
Daha sonra sadece Ay değil, başka gezegenlerin de depreme etkisi olduğunu gösteren bulgulara ulaştığını dile getiren Prof. Dr. Yıldırım, böylece depremin dünyanın neresinde ve hangi büyüklüklerde meydana geleceğini tahmin etme imkanını elde etiğini belirtti.
“Dünyaya yakın olduğu için Ay ve bunun yanı sıra Merkür, Venüs, Mars, Satürn ve Jüpiter gezegenlerinin hareketlerinin depremle ilgisi bulunuyor” diyen Prof. Dr. Yıldırım, bu gezegenlerden herhangi birinin 3-4 büyüklüğünde deprem yapabileceğini bildirdi.
Prof. Dr. Yıldırım, 15-20 Ocak 2009 arasında Türkiye’de deprem olacağını tahmin ettiğini, ancak bunların büyüklüğünün 4,5′i geçeceğini düşünmediğini söyledi.
Depremi tetikleyen en önemli olaylardan birinin gelgit olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yıldırım, “Hareket eden suyun oluşturduğu eylemsizlik ve buna bağlı ağırlık merkezinin bir gök cismi gibi davranıp magmayı tetiklemesi ve magmanın basıncının, darbe uygulayarak fayı kırması neticesinde, depremin oluştuğunu düşünüyorum. Nerede kırılmaya hazır fay varsa, magma bunu tetikliyor ve depremi başlatıyor” dedi.
Prof. Dr. Yıldırım, 2009 yılında Marmara’da deprem riski bulunmadığını bildirerek, “Önümüzdeki yıl için Marmara’da risk varsa, ağustosta olabilir” dedi.
Mustafa Yıldırım hakkında Dumlupınar Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi.
Bu haber, AA’dan (Sedat Gök-Ömer Ürer) değiştirilmeden alınmıştır.

Nokta atışı (?) deprem tahmini!












Bu haberle ilgili bilimsel bir araştırma varsa lütfen onu da yayınlayın. Bu haliyle açıklamanın bilimselmiş gibi görünen falcılıktan öteye bir değeri yok.