Fosil Cenneti Angola’daki Fosil Avı

Yakın bir zamana kadar insanların petrol, elmas ve kara mayını aramak için gittiği Angola, iç savaşın bitmesiyle fosil avcılarının ilgisini çeken bir ülke haline geldi. Yaklaşık 30 yıl süren iç savaşın 2002 yılında sona ermesinin ardından paleontologların (eskivarlıkbilimcilerin) ilgi odağı olan ülkenin, eskiden deniz sularının işgalindeki bölgelerinde köpekbalığı ve diğer deniz canlılarının fosillerine rastlanıyor. Paleontologları bu ülkeye çeken en büyük neden ise dinozor fosili bulma ihtimali.
Paleontologlar, Afrika’nın güneybatısında yer alan ve doğal kaynaklarının zenginliğiyle anılan bu ülkeyi artık “fosil cenneti” olarak adlandırıyor ve buradaki çalışmalarına daha fazla dinozor fosiline rastlayabilecekleri düşüncesiyle devam ediyor.
Başkent Luanda’ya yaklaşık 65 kilometre uzaklıktaki Iembe’de, 2005 yılında devasa sauropod dinozorlarının kalıntılarını bularak en büyük başarısına imza atan Louis Jacobs, geniş bir ekiple yürütülen “PaleoAngola” projesi içinde yer alıyor. Ekip, Angola’da uzun bir süredir devam eden çalışmaları sırasında, plesiosaur ve mosasaur dinozorlarının yanı sıra birçok ammonites, kaplumbağa ve köpekbalığı kalıntısına rastladı.
2007 Haziran’ında, Namibe vilayetinde kazı alanında bir miktar Geç Kretase sürüngenlerine ait iskletler bulunmuş. Ayrıca büyük etçil mosasaurs kalıntıları, plesiosaur olarak bilinen uzun boyunlu deniz sürüngeninin izleri ve birçok başka hayvanın fosili bulunmuş. Bu fosillerin verdiği bilgilerle 65 milyon yıldan daha gerilere giderek, o zaman ki antik Atlas Okyanusu’ndaki yaşam tekrar kurgulanacak.
New Lisbon Üniversitesi’nden Octavio Mateus’a göre sauropod dinozorlarına ait kemiklerin bulunması henüz bir başlangıç ve gerekli şartlar sağlanırsa çok daha fazla dinozor kalıntısı çıkarılacak. Bu çerçevede bakıldığında Angola, paleontolojinin sınır noktası ve fosil bulmak için olağanüstü bir ülke olarak görülüyor. Angola’daki dinozor kalıntılarına dair ilk çalışmalar 1960′larda yapıldı. Ancak Portekiz sömürgesinden kurtulmak için verilen kanlı mücadele, ardından patlak veren ve 30 yıl sona erdirilemeyen iç savaş, kara mayınlarıyla döşeli ülkedeki paleontolojik araştırmalara izin vermedi.
Paleontoloji, fosilleri ortaya çıkarmakla birlikte, dünyanın on milyonlarca yıl önce nasıl olduğu konusuna açıklık getirmeyi amaçlıyor. Fosiller de hayvanların nasıl, ne zaman ve nereden nereye göç ettikleri hakkında bilgi edinilmesine yardımcı oluyor. Dinozor gibi canlıların varlıklarını sürdürdükleri düşünülen dönemlere ait bilgi edinilmesinde kayalardan da faydalanılıyor. Birçok biliminsanı, çok büyük bir asteroyidin 68 milyon yıl önce dünyaya Meksika yakınlarında çarptığına ve dinozorların bu çarpmanın ardından yok olduğuna inanıyor.
Angola’nın, Portekiz’nin, Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Hollanda’nın ortak projesi PaleoAngola’nın resmî sayfası http://www.paleoangola.org
Kaynakça
AA, 2009. İÇ SAVAŞ BİTTİ FOSİL AVCILARI YOLDA, Kültür Sanat, Anadolu Ajansı, Ankara, Türkiye, http://www.aa.com.tr/tr/fosil-cenneti-angola-2.html, 30 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
NTVMSNBC, 2009. Savaş bitti, fosil avcılığı başladı, AA, Ankara, Türkiye, http://www.ntvmsnbc.com/id/24996506, 30 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
TRT, 2009. Fosil Avcılarının Gözdesi “Angola”, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Ankara, Türkiye, http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=51fe68f8-f470-42d5-9dee-b0ab20689230, 30 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.











