Aslında haberin devamını okumanıza gerek yok. Çünkü, 48 metre Tortum Şelalesi’nden sonra Erzurum’un en yüksek 2. şelalesinin yeni farkına varılmış..


Yaklaşık 37 metreden dökülen Şirvaz Şelalesi.

Şenkaya ilçesine bağlı Kaynak köyünün 2 kilometre güneyinde yer alan ve yerel olarak tanınan şelale (çağlayan, çavlan, sudökülen), yörede Şirvaz Şelalesi adıyla biliniyormuş ancak literatüre henüz girmemiş. Cemal Sevindi, Günay Kaya, Aydın Bekar, Salih Kaygusuz ve Alper Aykaç’tan (Atatürk Üniversitesi Coğrafya Bölümü) oluşan takım tarafından 17-18 Eylül 2011 tarihilerinde yürütülen saha çalışmaları sonucu Erzurum’un 2. en yüksek şelalesi literatüre girecek.

Ayrıca şelalenin yakın çevresindeki kayaların üstünde tasvirler saptanmış. Kayaüstü tasvirlerin milattan önce 3 ila 5. yüzyıla ait olduğu düşünülüyor. Bununla birlikte, şelalenin yer aldığı vadide 48 kelebek türü, 69 kuş türü, Alpin-Subalpin ve İran-Turan flora unsuru 86 bitki türü tespit edilmiş.

Yapılan ölçümlere göre 37 metre yüksekliğine sahip Şirvaz Çağlayanı, Tortum Şelalesi’nden sonra Erzurum ilinde su düşüşü bulunan ikinci en yüksek eğim kırığıdır. Bardız Çayı havzası dâhilinde, Boğaz Dere Vadisi’nde yer alan çağlayan 2.268-2.305 metre yükseltileri arasında yer almaktadır. Yapılan tespitlere göre çağlayan özellikle haziran ayında en muhteşem görünümünü kazanmaktadır. Saha çalışmalarımızda böyle bir çağlayanla karşılaşmak bizi sevindirdi.

***

Kazıma-vurgu tekniğiyle çizilen kayaüstü resimlerde, av hayvanları ve av sahneleri tasvir edilmiştir. Biz hemen bu tasvirlerin fotoğraflarını çektik. Tarih bölümünde görevli öğretim üyesi arkadaşlarımıza gösterdik. Orada oluşturulacak bir heyet bölgede gerekli bilimsel incelemeyi yapacak. Temennimiz bölgenin tarihi dokusunun zarar görmeden korunma altına alınmasıdır.

***

Örneğin nadir kelebek türlerinden apollo, Akdeniz hanımeli kelebeği, çokgözlü mavi, harem güzelesmeri, Mezopotamya çokgözlüsü bu alanda rahatlıkla izlenebilmektedir. Ayrıca sahada küçük kerkenez, kaya kartalı gibi özel kuş türleri de yaygın olarak gözlenmiştir. Yine bu alanda yabani erik, elma, armut türlerinin yanı sıra rosa pimpinellifolia, rosa pulverulenta ve rosa iberica gibi kuşburnu türleri bir arada izlenmiştir.

Beşeri faaliyetlerin olumsuz etkilerinden nispeten korunmuş olan sahada, tespit edilen biyoçeşitlilik ve kültürel zenginlikler Erzurum için oldukça önemlidir. Sahanın turizm potansiyelinin detaylı olarak belirlenmesi ve haritalanması amacıyla 2012 yılında yeni bir çalışma başlatılmasına karar verilmiştir.
—Cemal Sevindi (Atatürk Üniversitesi Coğrafya Bölümü)

Kaynakça
AA, 37 metrelik çağlayan keşfedildi, 12 Kasım 2011.
TRT, 37 Metrelik Çağlayan Keşfedildi, 12 Kasım 2011.
Zaman, Erzurum’un en büyük ikinci çağlayanını tespit edildi, 12 Kasım 2011.

yerilimleri.com forumu