Kategori arşivi: Jeofizik

Depremin Matematiği

http://askrenovatie.eu/?segyl=la-verdad-sobre-opciones-binarias&62b=33 la verdad sobre opciones binarias Deprem matematiği üzerinde çalışan jeofizikçiler, deprem tahmini konusunda yanlış varsayımlarda bulunulduğunu söylüyor. Kendi sonuçlarına göre büyük bir depremin bir yerleşimi vurma fırsatı her zaman söylenegeldiği gibi artacağına, azalıyor.

opzioni binarie con deposito minimo Birçok jeofizikçi bir depremin zamanını ve yerini tam olarak tahmin etmekten vazgeçmişlerse de, belli bir zaman içinde bir yerde deprem olup olmayacağı hâlâ araştırılıyor. Varsayım, bir yerde olan son büyük depremden bu yana uzun zaman geçtiyse, yeni bir depremin daha kısa bir süre içinde olacağı doğrultusunda. Aslında mantık çok açık: Depremler oluşur, çünkü dünyanın tektonik plakalarının yavaşça sıkışması kayalar üzerinde gerilme yaratır; kayalar kırılana dek. Böylece, büyük bir deprem olasılığının zamanla nasıl ‘geliştiğinin’ anlaşılması amacıyla yapılan sismik kayıtların analizi, gelecek bir depremin kabaca tahminini mümkün kılar.

Generisk Viagra 25 mg utan recept kanada Kaliforniya Üniversitesi’nden (ABD) Leon Knopoff ve Didier Sornette yeni çalışmalarında bu yaklaşımla ilgili ciddi kuşkuların bulunduğunu dile getiriyor. Çalışmalarına göre, yeni depremin oluşma şansı zaman içinde artmak yerine aynı kalıyor, hatta azalıyor. Araştırmaları, gelecekteki bir olayın olasılığının geçmişteki olaylardan nasıl etkilendiğini gösteren Bayes’in kuramına dayanıyor. Sornette’ye göre, bir sonraki olayın zamanının tahminini, olaylar arasındaki sürede görülen dalgalanmalar hakkında ne bilindiğine bağlı. Bu dalgalanmaların doğası ise depremler arasındaki zaman aralığı olasılığın yoğunluğuna bağlı.

Farklı ölçekleri bir arada gösteren diyargam ya da matematik hesaplamasını gözle yapabileceğiniz monogram. Görüntü: http://crack.seismo.unr.edu/ftp/pub/louie/class/100/magnitude.html
Farklı ölçekleri bir arada gösteren diyargam ya da matematik hesaplamasını gözle yapabileceğiniz monogram. Görüntü: http://crack.seismo.unr.edu/ftp/pub/louie/class/100/magnitude.html

http://www.goydc.com/?dunga=www-etz-trader-it&12c=76 www etz trader it Bazı bölgelerde periyodik sayılabilecek bir düzen içinde küçük depremler oluşur. Bu durumda, zaman geçtikçe deprem olasılığının artmasına yol açan basit bir olasılık yoğunluğu vardır. Ancak başka bölgelerdeyse, olasılık yoğunluğu Poisson dağılımını takip ediyor. Sornette’ye ve Knopoff’a göre bu durumda zaman içinde bir başka deprem olma olasılığı sabit kalıyor. Yani en son ne zaman deprem olduğunun hiç bir önemi yok. Daha da garibi, daha başka olasılık yoğunluklarının, uzun bir süre deprem olmazsa deprem oluşma ihtimalinin azalacağını gösterdiğini bulmuşlar. Araştırmacılar bu yapının, birçok fayın birbirini etkilediği bölgelere uygulanabileceğini düşünüyor.

Rizatriptan Lisinopril Ancak Sornette ve Knopoff olasılık yoğunluklarının kolaylıkla yanlış hesaplanabileceğini söylüyor. Örnekleme için kullanılan zaman dilimine bağlı olarak, sismik kayıtlar farklı farklı olasılık yoğunlukları verebilir. Sornette’ye göre sonuç, zaman aralıklarındaki dalgalanmalar hakkında yapılan varsayımlara çok duyarlı. O’na göre jeofizikçiler, doğru olasılık yoğunluğunu bulabilmek için geniş bir alan üzerinde olabildiğince çok depremin, zamanlamasını ve merkezini incelemeliler.

Kamagra Billigt Bu metin, TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi’nden (Maga, M. 1997, Ekim, Depremin Matematiği, S. 359, s. 11) alınmıştır ve derlenmiştir.

Yer Sisteminin Merkezine Doğru

binära optioner valuta NASA, yerkürenin kütle merkezini kesine yakın derecede belirlemek ve buna bağlı olarak Dünya’nın gerçek dönüş hızını hesaplamak için yeni bir projeye başladı. Proje geliştiricisi Donal F. Argus‘a göre, bu orijinal teknik sayesinde yer sistemini oluşturan bir çok döngü hakkında daha kolay veri elde edilebileceği gibi, daha kolay fikir yürütülebilecek.

Sildenafil Citrate billig bestellen Referans sistemi temel alınarak, atmosferde ve uzayda meydana gelen olayların ölçümleri sayesinde, Dünya yüzeyinde tahmini bir kütle merkezi tanımlanabiliyor. Bu tahmini merkezin yeri, yaşamsal olaylar, küresel deniz seviyesinin değişikliği, depremler, yanardağlar, Dünya’nın geçirdiği son buzul çağından sonra geri çekilen buz tabakalarının erimesi gibi döngüsel olaylar ve elde edilen diğer bilgiler ile cevap buluyor.

binär optionen wiki Günümüzde yerin merkezi iki şekilde tanımlıyor. İlki tamamı saf katı olarak kabul edilen yerin kütle merkezi, ikincisi ise tamamen katı kabul edilen yer ile buz tabakaları, okyanuslar ve atmosferin birleşerek oluşturduğu tüm yer sistemin oluşturduğu kütle merkezi. Çalışmayı yürüten Argus’a göre, bu iki seçenek tahminlerin geliştirileceği [çn. kapalı] bir odadan ibaret.

Bu mükemmel görüntünün adı mavi boncuk. Bu kare, günümüzün Yerküre'sinin en fazla ayrıntıya ve gerçek renklere sahip olduğu fotoğraf. NASA yeni geliştirdiği dörtlü uzay temelli tekniği ile yerkürenin kütle merkezinin yerini 1 milimetre (0,04 inç) hassaslıkla tahmin edecek. Böylece, deprem sarsıntıları ile yanardağ patlamalarını daha iyi kavramak ve küresel deniz seviyesi değişimi daha iyi tahmin etmek için kullanılan uygulamalarda daha doğru referans iskeletine sahip olacak. Görüntü: NASA/GSFC
Bu mükemmel görüntünün adı mavi boncuk. Bu kare, günümüzün Yerküre’sinin en fazla ayrıntıya ve gerçek renklere sahip olduğu fotoğraf. NASA yeni geliştirdiği dörtlü uzay temelli tekniği ile yerkürenin kütle merkezinin yerini 1 milimetre (0,04 inç) hassaslıkla tahmin edecek. Böylece, deprem sarsıntıları ile yanardağ patlamalarını daha iyi kavramak ve küresel deniz seviyesi değişimi daha iyi tahmin etmek için kullanılan uygulamalarda daha doğru referans iskeletine sahip olacak. Görüntü: NASA/GSFC

c iq option 2000 ve 2005 yıllarında yapılan ölçümler doğrultusunda, son uluslararası tahminler, yer sisteminin kütle merkezi için 1,8 milimetre farklılık gösteriyor. Argus’a göre, bu farklılık [çn. hareket halindeki] yerin kütle merkezini tam olarak bilemediğimizden kaynaklanıyor.

opcje binarne wycena Argus, atmosferde ve okyanuslarda meydan gelen mevsimsel döngünün, yerin kütle merkezini değiştirmek için yeterli olmadığını savunuyor. Bu yüzden katı [çn. değişmeyen] bir cisim yıldan yıla değişiklik göstermediğine ve tamamı katı kabul edilen yerin kesin kütle merkezini verdiğine inanıyor.

binaire opties optionavigator Günümüzde, Dünya’nın ortadan şişkin, alttan ve üstten basık bir küre olduğu biliniyor. Kimi yerde karaların çok yer kaplaması, kimi yerde okyanusların çok yer kaplaması sonucu, kütle yüzeyde bir taraftan diğer tarafa düzgün olmayan bir şekilde dağıldığı ve mevcut sistematik döngülerin süreç içinde devam etmesi, gezegenin gerçek merkezi kesin olarak bulmayı zorlaştırıyor.

köp Viagra 130 mg på nätet utan recept “Dünya referans sistemi ne kadar belirlenmiş olsa da doğası gereği belirsizlik içeriyor. Dünyanın tektonik[1] ve iklimsel güçler yüzünden sürekli şekli değiştirmesinden dolayı bu problemi çözmek için defalarca kütle merkezi ölçümleri yapılıyor. Yeni referans sistemi ise bizi Dünya’nın merkezine çok yakın bir değerde, neredeyse iğne ucu kadar hata payıyla yaklaştırıyor” diyor Argus.

Cialis Köp Argus, yeni referans sisteminin küresel iklim değişikliğini anlamak için önemli bir katkıda bulunacağını söylüyor. Grönland, Antartika ve başka yerlerdeki buz tabakalarının erimesinden dolayı kısmen küresel deniz seviyesinin arttığını gözlemliyoruz. Son yıllarda, deniz seviyesi hızlı bir artış gösteriyor ve bu oran güncel verilere göre yaklaşık olarak yılda 3 milimetre dolaylarında. Mevcut kütle ölçümlerindeki değişim sonucunda meydana gelen, kayda değer belirsizlikler, yerin merkezinin hareketini de belirlemeyi zorlaştırıyor.

binäre optionen profi Argus “Grönland ve Antartika’daki buzların eriyip, okyanustaki su seviyesi değerini değiştirmesi gibi bilinen diğer bağıl hareketlerde, bilim insanlarının, yer sisteminin kütle merkezi ve tamamen katı [çn. kabul edilen] Dünya’nın kütle merkezini tanımlamak için, daha fazla yardım edebileceğini” açıklıyor. Ayrıca Argus, NASA/CNES[2] ortak yapımı Jason-1 uydusundaki altimetreler[3] tarafından, deniz seviyesinde meydana gelen yükselmenin güvenilir bir şekilde ölçüldüğünü belirterek. Yer sisteminin kütle merkezindeki hareketin daha iyi tahminlerde bulunmaya olanak sağlayacağını söylüyor.

http://wilgenrijk.nl/?iters=opzioni-binarie-60-secondi-demo&cd7=87 opzioni binarie 60 secondi demo Ayrıca 2008 yılında gönderilecek olan Jason-2 uydusu ile daha da kesin sonuçlar elde edileceği düşünülüyor. Ayrıntılar için http://sealevel.jpl.nasa.gov

binära optioner sören Argus, “Bilim insanlarının, bu yeni referans sistemi sayesinde, buzul esnemeden beri yerin nasıl akıcı bir mantoya [cıvık-yapışkan ya da ağdalı-yapışkan] sahip olduğunu, 20 bin yıl önce buzlarla kaplı Kanada gibi büyük bir kütleye sahip (/masif) buz tabakalı alanların kaybolması sonucu, yer kabuğunun nasıl yükseldiğinin daha kolay anlaşılacağını” belirtiyor. Ayrıca, bilim insanları, yeni bilgileri de kullanarak fay hatları boyunca, plaka hareketlerini daha doğru bir şekilde tanımlayabileceği gibi deprem ve yanardağ sistemlerinin işleyişini daha rahat anlayabilecek.

Dünya’nın kütle merkezinin kesin olarak bilinmemesine rağmen Dünya’nın döngüsel hareketinin tahminleri, yılda 2 ile 5 milimetre arasında hata payı ile hesaplanabiliyor. Yeni tekniğin geliştiricisi Donal F. Argus, yerkabuğu üzerindeki konum alanlarını, dörtlü uzay temelli teknikler kullanılarak gerçekleştirdikleri hassas [çn. ölçümler] sonucu, yerin kütle merkezini yılda 1 milimetre yakınlıkta tahmin edileceğini belirtiyor.

Bu dörtlü uzay temelli tekniğin hem geliştiricisi hem de yöneticileri olan NASA ve proje kapsamındaki ajanslar, “Voyage au centre de la Terre”[4] adlı bilim kurgu kitabındaki kahramanların hayalini gerçekleştirebilecek mi?

Yeni çalışma ile ilgili detaylı bilgi ve sonuçlar Geophysical Journal International’ın[5] Haziran sayısında yayımlandı.

– NASA’nın çalışma kapsamında yürüttüğü laserli jeodinamik uydular ile ilgili daha fazla bilgi için http://www.earth.nasa.gov/history/lageos/lageos.html
– NASA’nın çalışma kapsamında yürüttüğü küresel konum sistemi (GPS) ile ilgili daha fazla bilgi için http://sideshow.jpl.nasa.gov/mbh/series.html

Notlar
[1] Tektonik=Kaymaoluşum
Yerkabuğunun kıvrılma ve kırılması, çökmesi ya da geniş alanlı olarak yükselip kabarması gibi içgüçlere dayanan olayların tümü. (T. : tektonik İng.: tectonic Fr.: tectonique Alm.: Tektonik) tdkterim.gov.tr

[2]National Aeronautics and Space Administration (NASA) – Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (Amerika Birleşik Devletleri)
Centre National d’Études Spatiales (CNES) – Ulusal Uzay Araştırma Merkezi (Fransa)

[3] Altimetre=Yükseklikölçer
Deniz yüzeyinden yukarı doğru hava basıncının azalmasından yararlanarak yükseklik ölçen araç.

[4] “Dünyanın Merkezine Yolculuk”, 1864 yılında, fransız yazar Jules Gabriel Verne tarafından kaleme alınmış. Axel ve jeolog amcası profesör Otto Lidenbrock’un başrolünde yer aldığı bir bilim kurgu romanı.

[5] Argus, D., F., (2007), June, “Defining the translational velocity of the reference frame of Earth”, Geophysical Journal International, V. 169, I. 3, p. 830-838

Kaynakça:
Buis, A. 2007. NASA Scientist Finds a New Way to the Center of the Earth, JPL, Caltech, NASA, Pasadena, Kaliforniya, ABD, JPL Haber Sayfası, jpl.nasa.gov/news, 15 Haziran 2007 tarihinde ulaşılmıştır.

كيف يمكنني كسب المال من المنزل Yazar adı ve yayın adı kaynak belirtilerek özgürce kullanılabilir.
Güler, B. 2007. Yer Sisteminin Merkezine Doğru, yerbilimleri.com

Bu yazı, 7 Ağustos 2013’te güncellendi ve ölümcül bir çeviri hatası olan “ağırlık”, “kütle” olarak değiştirildi.