İtalya’daki Deprem Davasına Şaşı Bakış

الكتب خيار ثنائي

Conviction of Italian Scientists May Hinder Open Discussion of Seismic Risk
Royal Society and NAS issue statement regarding the recent conviction of Italian earthquake scientists
AGI Statement on the Conviction of Italian Seismologists (.pdf)
Scientists alarmed by verdict of Italian court
Guilty: L’Aquila Earthquake Scientists Sentenced to 6 Years Imprisonment
Roundup of EGU Twitter discussion on L’Aquila (ya da direkt sohbetin tam dökümü)
The L’Aquila Verdict: A Judgment Not against Science, but against a Failure of Science Communication
Seismologists found guilty of manslaughter
Shock and law
Italian court finds seismologists guilty of manslaughter
Italian Scientists Jailed for Failing to Predict Earthquake
Italy Still Hasn’t Learned

Bilim dünyası, bu davaya “İtalyan biliminsanları deprem tahmininde yanıldığı için tutuklandı” diye bakıyor. Fakat gerçek bu değil. Ben İtalyanların yanındayım. Bu adamlar, suçlu. Çünkü İtalyanlar, bu biliminsanlarının aynı bakanımız Erdoğan Bayraktar gibi, “Burada deprem olmaz!” dediğini söylüyorlar. Hatta o günkü Berlusconi hükümetini kurtarmak için televizyon karşısına geçip, halkın içini ferahlatan açıklamalar yaptıklarını ekliyorlar. İşte tam da burada, “etik” denilen kavram devreye giriyor.

Deprem tahmini üzerinde yapılan birçok araştırma var. Birçoğu komik geliyor insana.. Fakat 309 kişinin ölümüne neden olan depremde, ne deprem öncesi Radon seviyesindeki artış ne de kurbağaların ilginç davranış sergilemesi açıklama yapan biliminsanlarının dikkatini çekmedi. Çekmemesi de normal. Ama sizin dikkatinizi şu konuya çekmek istiyorum. Bu biliminsanları, zavallı İtalyanları korkmadan uyuması için telkin edici cümleler kurarak evlerine gönderdi. Onlara “Son bilimsel çalışmalar bile depremi tahmin etmekten uzak. Bu yüzden evinizde kalıp kalmamak size (siz yüce İtalyan halkına) kalmış” demediler. opcje binarne jak handlować Bu davada, depremin olmayacağını tahmin edenler yargılandı ve suçlu bulundu. Pekâlâ, siz karar verin. Bu davranış etik mi, değil mi..

Bu arada bizim ülkeden ses sedâ çıkmadı, başta JMO, JFMO, YKD, TÜBA, TÜBİTAK ya da ne varsa.. Fakat 2013’te JMO’nun düzenleyeceği, 66. Türkiye Jeoloji Kurultayı‘nın teması “Deprem ve Etik“. Bakalım kurultayda, dünyayı sallayan bu konunun bahsi geçecek mi..

NASA: Mavi Bilye’den Kara Boncuğa

Dünya’nın hiçbir yerinde geceler, zifirî karanlıkta geçmiyor. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, gece çektiği uydu görüntüleriyle çiğ süt emmiş insanoğlunun etkisini ve doğa olaylarını anlamaya çalışıyor.

Nüfus dağılımı, ekonomik kalkınma, karbon salımı, fosil yakıt tüketimi; medeniyet, çağdaşlık, gelişmişlik midir.. Aslında en önemli gösterge ışıktır, dolayısıyla elektriktir. İşte NASA’nın çektiği gece fotoğraflarına birkaç örnek..


İstanbul..


Tüm dünya..


Kara boncuk; Avrupa, Afrika ve Asya..


Kara boncuk; Asya ve Avustralya..


Kara boncuk; Kuzey ve Güney Amerika..


Kara boncuk; tüm dünya, izleyemeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=WHpf5k__Ejg ya da http://www.facebook.com/photo.php?v=548209301874767


Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=Do0KRvk-blM

binäre optionen ig markets erfahrungen Kaynakça
NASA, City Lights 2012 – The Black Marble, 6 Aralık 2012
NASA, Istanbul at Night, 7 Aralık 2012

Avrupa’nın İthal Doğalgaza Yönelimi ve Yeni Kaynaklar

http://iviti.co.uk/?vera=beste-plattform-binare-optionen&9fe=75 beste plattform binare optionen 2035’te Avrupa’nın ithal gaza bağımlılığının yüzde 90’lar seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Buna karşın Karadeniz ve Kuzey Denizi’ndeki keşifler Avrupa’nın gaz ikmalinde yeni senaryolar yaratma potansiyeli taşıyor.

Başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın gündemindeki temel konulardan bir tanesini enerji arzı oluşturuyor. Kıtanın enerji talebinde artış trendinin devam edeceği öngörülürken, ithal enerji kaynaklarına olan bağımlılığın da yükseleceği ifade ediliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı, enerji şirketleri BP ve OMV’nin yaptıkları projeksiyonlara göre Avrupa Birliği’nin 27 ülkesi ve Türkiye’de genel enerji talebi 2020’de 1,825 milyon TEP (ton eşdeğer petrol) seviyesine çıkacak. Artan genel enerji talebi içerisinde gaza yönelik talebin ağırlıklı bir yeri bulunuyor. Aynı kurumların analizlerine göre, 2020 yılında gaz talebi 491 milyon TEP olacak.

Bu projeksiyonlar, gaz kaynakları açısından yetersiz durumda olan Avrupa’nın gaza olan bağımlılığının artacağına da işaret ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın “Dünya Enerji Görünümü 2012” raporuna göre, Avrupa’nın 2010 yılında ithal gaza bağımlılığı yüzde 60’lar seviyesindeyken 2035’te bu oran yüzde 90’lara çıkacak.

Avrupa’ya gaz arzında özellikle Azerbaycan analysverktyg binära optioner Şah Denizi‘ndeki kaynakları taşımak için dizayn edilmiş birçok proje söz konusu. Bunun yanında Karadeniz ve Kuzey Denizi’nde yapılan keşifler kıtaya yönelik enerji arzındaki senaryolar açısından yeni bir durum oluşturuyor. Gerhard Roiss’in (OMV Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO) yaptığı açıklamalara göre Kuzeybatı Karadeniz’de önemli kaynaklar tespit edildi.

Bulgaristan’ın allenarsi al training binario in italiano Khan Asparuh, Romanya’nın Neptun Deep ve Ukrayna’nın http://secondclothing.com/?k=anyontion anyontion Skifska bölgelerinde tespit edilen bu kaynaklar ciddi bir potansiyel içeriyor. Total, Repsol, ExxonMobil ve Shell gibi diğer enerji devlerinin de içinde yer aldığı bu çalışmalar bölgenin kaderini değiştirecek unsurlar taşıyor.

Roiss’in yaptığı açıklamalar Romanya karasularında yapılan ilk keşiflerin 42 ila 82 milyar metreküp elde edilebilir gaz olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’nin hemen yanı başında gerçekleşen bu keşifler akıllara Türkiye’de de aynı potansiyelde yataklar olup olmadığını getiriyor. Jaap Huijkes (OMV Araştırma ve Üretimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi), Türkiye’nin bu açıdan biraz şanssız olduğunu ifade ediyor. Huijkes, Türkiye ile ilgili olasılıkları da değerlendirdiklerini ancak Romanya karasularında daha büyük bir potansiyel olduğunu ekliyor.

Karadeniz’de yapılan bu keşifler Avrupa’ya yapılan gaz tedariki açısından yeni opsiyonlar yaratma potansiyeli de taşıyor. Karadeniz ile birlikte Kuzey Denizi de kıta için önemli bir potansiyel içeriyor. Roiss’in yaptığı açıklamalara göre die gewinner strategie binÃÆ\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\'¤re optionen Zidane ve http://www.monsterhigh123.com/?slesar=%D9%83%D9%8A%D9%81-%D8%AA%D8%B1%D8%A8%D8%AD-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%A7%D9%84-%D8%A7%D9%84%D9%85%D8%AC%D8%A7%D9%86%D9%8A-%D8%B9%D8%A8%D8%B1-%D8%A7%D9%84%D8%A5%D9%86%D8%AA%D8%B1%D9%86%D8%AA كيف تربح المال المجاني عبر الإنترنت Aasta Hansteen gaz sahaları ile http://teen-spanking.com/?popka=opciones-binarias-topoption opciones binarias topoption Edvard Grieg petrol sahasında ciddi kaynaklar bulunuyor. Buna göre 2020 yılında bu üç sahada toplam üretim günde 80-100 bin varil seviyesinde gerçekleşecek.

Abdurrahman Satman (İTÜ, Petrol ve Doğal Gaz Müh.), özellikle Karadeniz’deki bu çalışmaların Avrupa için bir alternatif oluşturabileceğini söylemek için erken olduğunu ifade ediyor.

Satman, “Karadeniz’de bir potansiyel söz konusu. Türkiye, binära optioner mäklare sverige Akçakoca bölgesinde hâlihazırda gaz üretimi yapıyor. Bunun yanında Samsun’un kuzeyinde bir arama yapıldı ama sonuç alınamadı. Aynı zamanda Rusya da ABD’li şirketlerle burada arama yapıyor. Tüm bunların yanında Karadeniz şu aşamada Şah Deniz’e bir alternatif oluşturamaz. Karadeniz’de bu kaynakları bugün buldum deseniz bile 8-10 sene yatırım yapmanız gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Mete Göknel (BOTAŞ Eski Genel Müdürü ve enerji stratejisti) ise Karadeniz’deki gelişmeleri ve bu keşiflerin Türkiye bölgesinde gerçekleşmemesini şöyle açıklıyor: “Keşfedilen bu kaynaklar elbette Avrupa’ya yapılan enerji arzı için yeni bir potansiyel anlamına geliyor. Ancak her ülke önce kendi sorununu çözmek ister. Örneğin Bulgaristan bu kaynakların bir kısmını kendi ülkesine yönlendirmek isteyecektir. Bunun yanında bu kaynaklar Avrupa ile birlikte Doğu tarafına da akabilir. Türkiye’ye 50-100 kilometrelik borularla bunları getirmek mümkün. Karadeniz’deki bu keşiflerin Romanya ve Bulgaristan’da olmasının nedeni derinlik. kan man köpa viagra receptfritt på apoteket Bu bölgelerde 400-450 metrede çalışmalar yapmak mümkün. Ancak Türkiye’de bu derinlik 2.000 metrelere çıkıyor. Bu da araştırmaların maliyetli olması anlamına geliyor.

Metin ufak değişiklikler dışında aynen aktarılmıştır. Metnin bütün hakları DW Türkçe’nin olup, Selçuk Oktay (İstanbul) haberi hazırlamış ve Ahmet Günaltay düzeltmeden geçirmiştir.

conto demo opzioni binarie senza deposito gratis Kaynakça
DW, Avrupa’ya doğal gazda yeni senaryolar, 5 Aralık 2012

Filipinler’de Yıkım: Bopha Tayfunu

Filipinler’de tropikal Bopha (Tr. Bofa, Pablo) tayfununun büyük bir yıkıma yol açtığı Mindanao Adası’nda ölü sayısı artıyor. Resmî kaynaklara göre felakette yaklaşık 500 kişi yaşamını yitirdi, 400 kadar da kayıp var.


Bopha makes landfall. Görüntü: NASA

Babam hastanede durumu kötü. Annem ve büyük abim suya kapıldı. Annem bana giderken seni seviyorum dedi.
— Kazazede çocuk

Halihazırda Batı’daki Palavan Adası’nı geçmekte olan tayfunun Filipinler’e ulaşmasından önce on binlerce kişi güvenli bölgelere taşınmıştı. Nev Bataan kentinde ani sel baskını sonucu 43 kişinin öldüğü belirtiliyor. Dağların yamaçlarından süzülen su ve çamurun, köyde tahliye merkezi olarak kullanılan okulun salonunu bastığı belirtiliyor. Compostela Valley eyalet valisi Arturo Uy, “Güvende olduklarını düşünüyorlardı. Ama suyun yolunda olduklarını bilmiyorlardı” dedi. Nev Bataan’a giden anayolun kapalı olduğu, ordunun durum tespiti için bölgeye helikopterler sevk etmeye çalıştığı belirtiliyor. Compostela Valley eyaleti Mindanao Adası’nda felaketten en çok etkilenen bölge. Komşu Davo Oriental eyaletinde de 30 ile 50 arasında ölüden söz ediliyor. Yetkililer, Nev Bataan’a ceset torbası ve diğer acil yardım malzemelerinin sevk edileceğini açıkladı.

Corazon Soliman adlı bir yetkili, ‘Dışarıda, açıkta cesetler var. Hastalık yaymak istemiyoruz.” dedi. Soliman, ağaçların devrilmesi ve köprülerin yıkılması nedeniyle birçok yerleşim birimine ulaşılamadığını, yaklaşık 30.000 nüfuslu Cateel kasabasında binaların yüzde 95’inin hasar gördüğünü, burada 23 kişinin boğularak ya da ağaçların altında kalarak can verdiğini söyledi. İçişleri Bakanı Manuel Roxas ise bir köprünün çökmesi nedeniyle tayfunun kıyıya ulaştığı noktada bulunan Baganga, Cateel ve Boston’un dış dünyayla bağlantısının kesildiğini belirtti.

10.000 hektarlık (100 kilometrekarelik) bir alanda su baksınlarına ve heyelanlara yol açan Bofa Tayfunu, ülkedeki toplam tarım alanlarının yaklaşık dörtte birine zarar verdi.

Filipinlerde her yıl yaklaşık 20 tayfun görülüyor. Tayfunlar her seferinde çok sayıda kişinin ölümüne neden oluyor ve büyük yıkıma yol açıyor. Geçen yıl Vashi tayfunu Mindanao adasında 1.500 kişinin ölümüne neden olmuştu.

opcje binarne top Kaynakça
BBC, Filipinler’de tayfun felaketi: En az 200 ölü, 5 Aralık 2012
DW, Bopha tayfunu Filipinler’i vurdu, 5 Aralık 2012
EN, Filipinler’in güneyini Bopha tayfunu vurdu, 5 Aralık 2012
EN, Filipinler’de durum içler acısı, 5 Aralık 2012
EN, Filipinler tayfun felaketinin yaralarını sarmaya çalışıyor, 7 Aralık 2012

Sasago Tüneli Göçtü

Japonya’daki en uzun tünellerden biri olan Sasago Tüneli‘nde büyük çöküntü meydana geldi. Tünelde taşıtlar mahsur kaldı. Çöküntüden sağ kurtulmayı başaranlarsa, büyük beton parçalarının arabaların üzerine düştüğünü anlatıyor.

Birden fark ettim, arabanın yarısı yok ve arkaya baktığımda artık beni takip eden aracın olmadığını gördüm.
—Kazazede kadın

Tokyo’nun 80 kilometre batısında Nagoya’ya giden yoldaki tünelde meydana gelen çöküntü sırasında yangın çıktı ve daha sonra tünelden bazı yanmış cesetlerin çıkarıldı. 9 kişinin öldüğü açıklandı.

1977’de açılan ve 4,7 kilometre uzunluğundaki Sasago Tüneli, Fuji Dağı bölgesinde bulunuyor. Tünelin içindeki kapalı devre yayın yapan kameralardan alınan görüntülerde, Tokyo yönüne giden yolun üzerinde 100 metre kadarlık bir bölümün çöktüğü görülüyor.

Karayolunu işleten özel şirket NEXCO-Central, tünelin iki ay önce köklü bir denetimden geçtiğini ve sağlam olduğunu açıklandı.

Japonya’da en son 1996 yılında aynı şekilde bir tünelde göçme meydana gelmiş ve olayda 20 kişi yaşamını yitirmiş.

Aşağıda görselleri verilen tünel ile ilgili ortaya atılan iddialar şunlar..

– 1977 yılında hizmete açılan tünel sadece görsel açıdan incelenmiş.
– Tünel yasal bir yaptırım olmadığı için herhangi bir fiziksel testten geçmemiş.
– 5 x 1,2 x 0,08 metre boyutlarına sahip 1,2 tonluk beton tavan panellerinin tasarımı hatalı yapılmış.
– Askıdaki tavan panelleri metal civatalarla tutturulmamış, kimyasal tutturucular kullanılmış.

Birkaç haber..
Bodies found in collapsed tunnel
Expert: Tunnel collapse “unheard of” accident
9 people confirmed dead in aged tunnel collapse
Tunnel operator: aging parts the cause
Japan officials: Missing bolts may have caused tunnel collapse

sistemi trading automatici Kaynakça
BBC, Japonya: Çöken tünelde çok sayıda taşıt mahsur kaldı, 2 Aralık 2012
EN, Japonya’da tünel çöktü, 2 Aralık 2012
EN, Japonya’daki tünel faciasında ölü sayısı artıyor, 2 Aralık 2012
Ex-skf, Sasago Tunnel Accident: Concrete Ceiling Panels Fell When the 35-Year-Old Metal Bolts Securing the Panels Fell Off from the Tunnel Ceiling, 3 Aralık 2012