Türkiye Diri Fay Haritası Güncellendi

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü, mevcut Türkiye Diri Fay Haritası‘nı güncelledi, yeniledi.. En dikkat çekici husus şu; fay sınıflaması. Faylar 4 sınıf altında; deprem yüzey kırığı, Holosen fayı, Kuvaterner fayı ile olası Kuvaterner fayı veya çizgisellik olarak tanımlanmış. Sanırım, fayların bu kadar alt dalda tanımlanmasının nedeni, aktif tektonik ya da neotektonik. Bana kalsa deprem yüzey kırığı yerine de Antroposen fayı derdim.. Bir anomali, deprem yüzey kırığı görülmeyen Van Depremi sınıfta kalmış durumda..


Fuat Şaroğlu, Ömer Emre ve İsmail Kuşçu tarafından hazırlanan ve 1992′de basılan Türkiye’nin diri fay haritası. Görüntü: MTA.


Ömer Emre, Tamer Yiğit Duman ve Selim Özalp tarafından hazırlanan ve 2012′de basılan Türkiye’nin diri fay haritası. Görüntü: MTA.

Yenileme çalışmaları 2004 ile 2011 yılları arasında gerçekleşmiş. Yeni haritalar; 1/25.000, 1/250.000 ve 1/1.250.000 ölçeğinde hazırlanmış. Faylarla ilgili uzunluk, nitelik, geometri ve segment (parça) yapısı, aktivitesine ilişkin bulgular, oluşum yaşı ve uzun-kısa dönem kayma hızları hakkında bilgiler verilmiş. Buna göre, 1992’deki haritada 150 fay veya fay zonu (hattı, alanı, bölgesi) varken, 2012’de bu sayı 326’ya çıkmış. Ayrıca 5,5 ve üzerindeki büyüklükte deprem üretebilecek 485 fay segmenti saptanmış.


Bülent Özmen, Murat Nurlu ve Hüseyin Güler tarafından hazırlanan Türkiye’nin deprem bölgeleri haritası. Görüntü: AFAD

Unutmadan, 1996’da Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi tarafından yayımlanan Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası 1992 tarihli MTA’nın Türkiye Diri Fay Haritası’nı temel almıştı. Yeni harita bununda güncellenmesini gerekli kıldı. Yeni deprem bölgeleri haritasını bekliyoruz.. Güncelleme bitmez; ama bu harita ülkemiz için çok büyük bir çalışma, çalışan veya katkı sunan herkesin eline koluna sağlık..

Son olarak, harita için JMO bunlar bunlar, şunlar şunlar eksik, buna rağmen tebrikler demiş; JFMO bizim gençler işsiz, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demiş..

Kaynakça
MTA, MTA Tarafından Yenilenen Türkiye Diri Fay Haritası, 22 Haziran 2012
MTA, Yenilenmiş Türkiye Diri Fay Haritaları ve Deprem Tehlikesinin Belirlenmesi Açısından Önemi [.ppt uzantılı sunum], 22 Haziran 2012

Dipnot:
Segment’i kısaca irdelemek gerekirse; ana fayların tüm uzunluğu, tek seferde büyük bir deprem üretmez. Ana fay, yalnızca belli bir yerden yırtılır. Bu ana faydaki fay yırtılmalarının muhtemel bölümlerine fay parçaları (segmenti) denir.

Beringiya, Mamutların Yok Oluşuna Neden Oldu

Biliminsanları, eski insanlarla aynı dönemlerde on binlerce yıl yaşamış olan ancak 4-10 bin yıl önce yok olan mamutların sonunun nasıl geldiğine dair net bir senaryo oluşturmayı başardı. Yapılan bir araştırma, tüylü dev hayvanların, insanlığı bugün tehdit eden faktörler nedeniyle yok olduğunu gösterdi. Bunlar arasında iklim değişikliği ve yaşam ortamlarındaki değişimler öne çıkıyor. Ayrıca, insan nüfusunun hızla artması da mamutlar için kaçınılmaz değişimlere neden oldu.


Woolly mammoths were driven to extinction by climate change and human impacts. Credit: Mauricio Anton.

Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre (öz aşağıda), mamutların sonunu en başta iklim değişikliği getirdi. Araştırmada yer alan Glen MacDonald (Kalifornia Üniversitesi), “Benzer bir durum, insanlığın önünde yatıyor” dedi. Binlerce yıl öncesine uzanan ve mamutların yaşamını etkileyen tüm faktörlerin haritasını çıkaran araştırmacılar, mamutların sonunun bazı talihsizliklerle de çakıştığını ifade etti.

Pattern of extinction of the woolly mammoth in Beringia
Extinction of the woolly mammoth in Beringia has long been subject to research and speculation. Here we use a new geo-referenced database of radiocarbon-dated evidence to show that mammoths were abundant in the open-habitat of Marine Isotope Stage 3 (~45–30 ka). During the Last Glacial Maximum (~25–20 ka), northern populations declined while those in interior Siberia increased. Northern mammoths increased after the glacial maximum, but declined at and after the Younger Dryas (~12.9–11.5 ka). Remaining continental mammoths, now concentrated in the north, disappeared in the early Holocene with development of extensive peatlands, wet tundra, birch shrubland and coniferous forest. Long sympatry in Siberia suggests that humans may be best seen as a synergistic cofactor in that extirpation. The extinction of island populations occurred at ~4 ka. Mammoth extinction was not due to a single cause, but followed a long trajectory in concert with changes in climate, habitat and human presence.

Buzul Çağı’nın sona erdiği 15.000 yıl önce, fil familyasına ait olan tüylü mamutların nüfusu artışa geçti. Buzulların erimeye başlamasına rağmen, sıcaklık mamutların hayatta kalması ve tükettikleri bitkilerin gelişmesi için idealdi. Ancak, Kuzey Amerika ile Asya’yı birbirine bağlayan Beringiya kara parçası ve bu kara parçasının bağlantılı olduğu Alaska, Yukon ve Sibirya’da yaşayan mamutlar için, ideal yaşam şartları uzun süre var olmadı.

MacDonald, mamutların nasıl sona yaklaştığını şöyle anlattı: “Mamutları bin yıldır Sibirya’da avlamakta olan insanlar, Beringiya üzerinden Kuzey Amerika’ya geçti ve buradaki mamutları da avlamaya başladı. Avcılık, Alaska ve Yukon’da da devam etti. 13.000 yıl öncesine gelindiğinde, havalar da iyice ısınmaya başladı. Isınan hava, mamutların en çok tükettiği çim ve söğütü azaltırken, düşük besin değerli kozalaklı ağaç ve zehirli olabilen huş ağacı artışa geçti. Bataklıklar çoğaldı ve gür ormanlarla yaşam alanları daralan mamutların göçlerini zorlaştırdı.

Avcılık ve bozulan çevre, mamutların büyük kısmının 10.000 yıl önce yok olmasına neden oldu. Geride kalan azınlıklar, 4.000 yıl öncesine kadar adalarda hayatlarını sürdürebildi. Bilim insanları, geçmişte mamutların sonunu getiren faktörler arasında avcılık, iklim değişikliği, hastalık ve hatta meteor çarpması olduğunu öne sürüyor ancak kesin bir sonuca varılamıyordu. Bilim insanları ilk kez radyo karbon 14 metodu kullanarak, fosillerin izlerini takip etti ve mamut ile insan populasyonlarının ve mamutların tükettiği bitki türlerinin hareketini belirleyerek bir harita çıkardı. Böylece mamutların sonunu getiren senaryoda çizilmiş oldu.”

Kaynakça
NTVMSNBC, Mamutların nasıl yok olduğu kesinleşti, 19 Haziran 2012

Kolombiya’daki Nevado del Ruiz Yanardağı Uyandı

Kolombiya’daki Nevado del Ruiz yanardağından kül ve duman çıkmaya devam ediyor. Yetkililer, yanardağdaki hareketlilik nedeniyle üç hafta önce verdikleri turuncu alarmın hala geçerli olduğunu söyledi. Yanardağın saçtığı küllerden etkilenen bölgede 35.000 yüz maskesi dağıtıldı. Yetkililer, 2012’nin Mayıs ayından beri kapalı olan Manizales kenti yakınlarındaki havaalanının, yanardağ kül sıçratmaya son verene kadar kapalı kalacağını söyledi.

Ülkenin orta bölgesindeki Manizales kentinde bulunan Yanardağ Gözlemevi, kül bulutlarının ve dumanların Pazar günü, 2.000 metre yüksekliğe ulaştığı belirtildi. Gözlemevindeki biliminsanları, yanardağın “günler veya haftalar” içinde patlayabileceği uyarısında bulundu.


1985’deki lahar kırmızı renkle gösterilmiş. Kaynakça: Wright and Pierson (1992)

Yanardağın eteğindeki nehir kenarında oturan ve olası bir patlamada risk altında olan yaklaşık 150 aile bölgeden tahliye edildi. Yanardağın patladığı 1985 yılında, Lagunilla nehri kıyısındaki Armero kenti, lavların erittiği kar sularının altında kalmış ve patlama sonucu oluşan çamur akıntısı (lahar) nedeniyle 25.000 kişi ölmüştü. Çamur akıntısı oluşan su akıntısının hızı saatte 60 kilometreyi bulmuştu.

Kaynakça
BBC, Kolombiya’da yanardağ hareketlendi, 18 Haziran 2012, İngilizce