Hidrolik Çatlatma Depremi Tetikler Mi?

Tahliye kuyularının yanı başındaki depremler sismik sükuneti bozuyor mu? Ohayo’ya İskoç-İrlandalı göçmenlerin 18’inci yüzyılda yerleşmesinden beri bu şehir ve çevresinde herhangi bir sismik hareketlilik yaşanmadı. Ancak bu huzur ortamı geçen yıl 17 Mart’ta yaşanan düşük şiddetli iki depremle sona erdi. O günden bu yana çoğunluğu zarara yol açmayacak kadar zayıf olan 9 deprem daha meydana geldi. 31 Aralık’ta meydana gelen son deprem 4,0 büyüklüğündeydi ve ufak çaplı zarara neden olacak kadar şiddetliydi. Sismik açıdan faal olmayan bir bölgede 9 ayda görülen 11 depremi olağan karşılamak mümkün değil. Ancak sismologlar (deprembilimciler) bir başka sürprizle daha karşılaştı: Depremlerin önemli bir kısmının merkezi, 2.750 metre derinlikteki bir petrol kuyusuyla çakışıyordu. Rezervin bulunduğu alanda, Amerikalı bir firma doğalgaz kuyularından sıvı tahliye ediyordu. Milyonlarca litrelik bu sıvı, gazın kayaların içindeyken serbest hale getirilmesine yarayan hidrolik çatlatma yöntemi sonucu ortaya çıkıyor. Sarsıntıların yeri ve zamanlaması, tüm bunlardan tahliye kuyusunun sorumlu olduğu şüphesini uyandırıyordu.


Horizontal Versus Vertical Wells and Multi-stage Hydraulic Fracturing. Source: JuneWarren Publishing, 2008.

Atık sular basınç altındaki kuyulara dolduruluyor ve iddialara göre bu sıvıların bir kısmı kaya oluşumlarının derinlerine gidip eski faylara sızıyordu. 30’dan fazla ülke şu sıralarda hidrolik kırma faaliyetlerini tartışıyor. Ancak uygulama, havayı kirletme ve içme suyunu zehirleme potansiyeli taşıdığı için sert bir şekilde eleştiriliyor. Youngstown’da ve kayagazı üretimi yapılan diğer bölgelerde görülen sarsıntılar, hasarla sonuçlanacak bir depremin meydana gelebileceği yönündeki inanışı pekiştiriyor.

Biliminsanları, aradaki bağlantının varlığını olası görmüyor. Ayrıca kuyuların göreli olarak çok derinlere ulaşamaması nedeniyle meydana gelebilecek depremlerin küçük ölçekli olacağını öngörüyorlar. Berlin’de “tetiklenmiş” sismik hareketleri inceleyen Serge Shapiro (Free Üniversitesi), “Yeraltında mevcut kırıkların neden olabileceğinden daha şiddetli bir deprem olmayacağı doğru. Ancak yerleşimin yoğun olduğu bir bölgede meydana gelebilecek bir deprem, büyüklüğü 4 olsa dâhi, istenmeyen bir şeydir” diyor. Ohio’daki eyalet yönetiminin ve Youngstown’da atık tahliyesi işleri yapan D&L Enerji şirketinin yetkilileri, kuyularla depremler arasında kanıtlanabilmiş herhangi bir bağlantının bulunmadığını ifade ediyor. Ancak eyalet yönetimi, firmadan kuyunun dibindeki alanı kapatmasını talep etti.

Lamont-Doherty Yer Gözlemevi (LDYG) araştırmacıları, kuyunun yakınlarına 4 tane sismik ölçer kurdu. John Armbuster (LDYG), sismik ölçerler sayesinde tahliye kuyusunun deprem tetiklemek konusunda ne kadar etkili olduğunu göreceklerini söylüyor. Amerika Bağımsız Petrol Birliği’nin (IPAA) sözcüsü Jeffrey Eshelman, hidrolik kırma uygulaması ile sarsıntıların arasında bir bağlantı olup olmadığını tespit etmenin imkânsız olduğunu, depremlerin ufak çaplı da olsalar ciddiye alınması gerektiğini ifade ediyor.

Biliminsanları, kuyuların depremleri tetikleyebileceğinin bilinen bir şey olduğunu ancak kesin bir bağlantı kurmanın zor olduğunu söylüyor. Temmuz ayında Arkansas’taki bir kuyu için kapatma kararı alındı. Yeni kuyulara da yasak geldi. 3 kuyu da şirketler tarafından gönüllü olarak kapatıldı. Bölgede halen küçük depremler meydana geliyor ancak artık oluşma sıklığı ciddi biçimde azaldı. İngiltere’nin kuzey batısındaki Blackpool yakınlarında geçen yılın başlarında gerçekleşen 1,5 ve 2,3 büyüklüğündeki iki depremin petrol kuyularındaki kırma faaliyetleri ile ilgili olduğu sonucuna ulaşıldı. Başka bir sismolog da Oklahoma’da Ocak 2011’de gerçekleşen ufak çaplı sarsıntıların, “yakın çevrede yürütülen kırma çalışmaları ile ilgili olabileceğini” ortaya koydu. Kırma faaliyetleri sırasında kaya kitlesine sıvı enjekte edilmesinin küçük ölçekli sarsıntılara yol açtığı biliniyor. Ancak Blackpool’daki daha büyük ölçekli depremler de aynı nedenle, yani sıvının kaya kitlesinin altında kalan katmana doğru inmesiyle meydana gelmiş olabilir. Sismologlar, daha derin ve yaşlı kaya katmanlarında bulunan kırıkların “taban” olarak kabul edildiğini ve yüz milyonlarca yılda ulaşılabilmiş bir dengeye işaret ettiğini söylüyorlar. Deprembilimci Leonardo Seeber (LDYG), “Nerede sondaj yaparsanız yapın, tabanda sarsıntı yaratacak kırıklar oluşacaktır” diyor.


Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=O0kmskvJFt0

Kaynakça
Petrol Kuyuları Depremi Tetikler mi?, 17 Ocak 2011, İngilizce

Hidrolik Çatlatma Depremi Tetikler Mi?” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir