Batı, Bangladeş’i Nasıl Zehirledi?

opzioni binarie bonus senza deposito 2017 Bangladeş’te Birleşmiş Milletler (BM) milyonlarca insana su sağlayacak bir proje ile yardım etmek isterken onlara arsenikle kirlenmiş içme suyu getirdi. Yani BM, kaş yapayım derken göz çıkardı. Bu olay tam anlamıyla bir cinayet. İnanılır gibi değil, sanki BM’nin elinde bir akiferin hidrolojik, hidrojeolojik ve jeolojik modelini yapacak bir uzmanı yok?

buy Priligy sildenafil citrate online in Downey California Bangladeş’teki akifer sistemini etkileyen en önemli kirlenme nedenleri deniz ve muson yağmurlarıdır. Akiferin denizden beslenmesi sonucu, akiferdeki tuzluluk oranı artar. Diğer yandan akiferin muson yağmurlarıyla beslenmesi de akiferdeki arsenik içeriğini arttırır. Bu etkinin temel nedeniyse, Bangladeş’in jeolojisidir. Kayaçların içeriğinde arsenik bulunması yüzünden, yağış sonrası yeraltına süzülen su, arseniği de beraberinde taşıyarak akiferi kirletir. Bu yüzden, sular doğal olarak arsenik içerir.
-Levent Pekcan (Hacettepe Üniveritesi Hidrojeoloji Mühendisliği)

köpa Viagra spanien

http://generalclad.com/?serebro=opzioni-binarie-simulatore-di-trading&8b9=ff opzioni binarie simulatore di trading

generika Sildenafil Citrate billig

Köp Viagra på nätet Goteborg (Göteborg) (Landvetter)


Burada görüntü var, göremiyorsanız http://www.youtube.com/watch?v=wrMqf8Eolrg

opzioni binarie professionisti Bangladeş’te 20 milyondan fazla insan arsenik zehirlenmesi nedeniyle ağrılı ve acı içinde erken ölüm riski taşıyor. Bu sonuç, iyi niyetli ama kötü planlanmış bir su projesinin mirası, tam anlamıyla bir sağlık felaketi.

http://thegobblersknob.com/?savikshyster=la-verdad-sobre-opciones-binarias&691=3f la verdad sobre opciones binarias Uluslararası destekli bir hareketle ülke çapında açılan derin kuyuların 40 yıl sonraki zararlı etkileri ortaya çıktı. Bölgede yaşayan çok sayıda insanın kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma riski taşıyor ve bu risk oranı çok yüksek. İçme suyundaki kirlilik, tahmin edilemeyecek sayıdaki çocuğun zihinsel gelişimini engelliyor. Yetersiz beslenme de bu durumu içinden çıkılmaz bir hale sokuyor.

simulazione opzioni binarie Bangladeş’te yaşanan arsenik sorunu 1970’lere kadar uzanıyor. O zamanlar, dünyanın en çok çocuk ölümlerinin görüldüğü bu ülkede, içme suyunun kalitesinin arttırmak ve ishale karşı çözüm bulmak için uluslararası çok büyük yatırımlarla derin kuyular açıldı. Bu kuyuların ailelerin güvenli su içmesini sağlayacağına inanılıyordu. Bu kuyular açılmadığı takdirde kirli yüzey suyundan dolayı her yıl 250.000’den fazla çocuk yaşamını yitirecekti.
BM ve Dünya Bankası’nın (DB) başını çektiği yardım hareketi en başından ölümcül bir hataydı. Yeni su kaynağından alınan örneklerde kirlilik denetlemesi yapılmasına rağmen Ganj ve Brahmaputra deltalarının doğal olarak içerdiği arsenik gözden kaçmış ve arsenik içeriğini saptamak için deney de yapılmamıştı. 1990’ların başında 10 milyondan fazla derin kuyuda arseniğe bağlı kirlilik saptanmış ve Bangladeş bu devasa sorunla uğraşmak zorunda kalmıştı. Dünya Sağlık Örgütü bu durumu “1984 Bhopal Felaketi ve 1986 Çernobil Felaketi‘nin ötesinde, tarihte bir nüfusu etkileyen en geniş zehirlenme olarak tanımlamış ve bu çapta bir çevre felaketinin daha önce görülmediğini” belirtti. (Daha fazlası için http://www.who.int/inf-pr-2000/en/pr2000-55.html)

piattaforme inglesi azioni binarie
Büyütmek için tıklayın! Present groundwater arsenic condition of GMB Plain (January 2007)

För Viagra 100 mg ingen recept Bu gelişmelerden sonra yapılan bazı çalışmalar, kuyulardan gelen arsenikli suyu içen her 10 kişiden 1’inin akciğer, mesane ya da deri kanserinden öleceğini öngörüyor. Bu hastalıkların gelişmesi için onlarca yıl gerekse de, 2004’te yılında, yılda yaklaşık 3.000 kişi arseniğe bağlı kanser oluşumundan dolayı öldüğü görüldü.

arquitectura de un sistema de comercio electronico 1990’lardan beri Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) gibi kuruluşlar başka su kaynakları sağlamak amacıyla çaba gösterdi. Bu çalışma doğrultusunda örneğin yağmur suları toplandı ve mevcut yüzey suları süzülme işlemlerinden geçirildi. Bu iyileştirme girişimlerinin sonucu yavaşta olsa kirlenmiş suya maruz kalan ailelerin yüzdesi düştü. Ama UNICEF tarafından geçen sene yapılan bir anket sonucu nüfusun %13’ünün hâlâ kirlenmiş su kullandığı ortaya koydu. Dakka’dan (Bangladeş) UNICEF arsenik uzmanı Yan Zheng, “Bu oranın 20.000.000 insan olduğunu” söylüyor ve ekliyor “Arsenik sağlığı çok değişik şekillerde etkiliyor. Köylülerde arsenik yüzünden deride doku bozukluğunun oluştuğu görüldü. Ama kanser ve kardiyovasküler (kalp ve kan damarları veya dolaşım sistemi) hastalıkları, köylüler ve bazı sağlık uzmanları tarafından hâlâ tam olarak teşhis edilemedi”. Son çalışmaların sonucu, ölüm oranlarının büyük bir bölümü arsenik zehirlenmesine bağlı gerçekleştiğini belirten Zheng “O yüzden karşı karşıya olduğumuz bu durumun etkisi arttıkça, riskinde artmasını bekliyoruz” diye ekledi.

opzioni binarie chi e affidabile Bangladeş Hükümeti ve BM yetkilileri yarın yeni bir rapor yayınlayacak. Bu raporda devasa kirlilik sorununun çözümü için acil eylem planı açıklanacak. Ayrıca içme suyundaki kirlilik dışında kirlenmiş olan suyla yapılan sulama sonucu üretilen pirinç gibi tarım ürünleri de ele alınacak. Raporada arseniğin nüfusun önemli bir oranının sağlık durumu üzerinden oluşturduğu sorunlar ve özellikle çocukların ilerde karşı karşıya kalacakları kötü tablo, tüm dikkatleri çekmek için Dünya Su Günü’ne rastlayan 22 Mart günü sunulacak.

http://pelicanhouse.nl/?nsover=opzioni-binarie-investimento-minimo opzioni binarie investimento minimo
Dorsal Keratosis (Daha fazla bilgi için http://www.soesju.org)

Uzun süredir çözüm getirilememiş içme suyundan kaynaklı arsenik zehirlenmesi (arsenicosis) olası birçok ölümcül sağlık sorununa neden olduğu gibi insanların derisinde oluşan doku bozukluğu ile belirgin bir şekilde görülüyor. Bu belirti sosyal açıdan da birçok Bangladeşlinin belası olmuş durumda. Çünkü bölgedeki yaygın inanışa göre birçok insan lanetlendiğini düşünüyor.

BM Bangladeş’in en tepesindeki yetkili olan Renata Lok Dessallien, “Acil eylem planında, bütün ulusun dikkatli bir şekilde güvenli arsenik sınırına doğru tekrardan odaklanması gerektiğini” söylüyor. “Bangladeş Hükümeti ve konunun tüm muhatapları ile birlikte ortaya çıkan tehlike üzerinde kapsamlı bir araştırma yapmayı amaçlıyoruz ve bu doğrultuda zararlarını azaltmak için arsenik izleme ağını güçlendirmemiz gerekli” diye ekliyor.

Bangladeş’in sularında zaten doğal bir biçimde arsenik bulunuyor. Bu kirlilik, yüz milyonlarca insanın hayatta kalmasını sağlayan nehirler yardımıyla nehirlerin izlediği yol boyunca da yayılıyor. Dünyadaki birçok yeraltısuyunun kaynağı olan akiferler (suverenler) arsenikle kirleniyor ve bu zehirli sular Arjantin’den Tayvan’a ve oradan da Hindistan’a kadar geniş bir alanda yaşayan insanların sağlıklarında sorun oluyor. Hatta Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bazı alanlarında de kayda değer ölçüde arsenik kirliliği var.

Bangladeş’teki büyük kirliliğin sorumluluğu ile ilgili hararetli kavgalar devam ediyor. Diğer taraftan tartışmalar özellikle bölgenin yerel yerbiliminin (jeolojisinin) ve topoğrafyasının tam olarak anlaşılmadığı üzerinde yoğunlaşırken, hedefteki gruplar ve BM kuyuların açıldığı zamanlarda uluslararası standartlara uygun deneyler yaptığında ısrar ediyor. Bu söylenenler gösterdiği gibi hem BM hem de DB bu trajedi de üstüne düşen sorumluluğu çokta farketmemiş durumda.

Batı Bengal’deki Jadavpur Ünivesitesi’nden başuzman Dipankar Chakraborti, Bangladeş’teki arsenik kirliliğine ait seviyenin Dünya’daki benzerlerinden daha tehlikeli olduğunu söylüyor. Chakraborti’ye göre, uluslararası topluluklar, bu krizdeki sorumluluklarını hiç mi hiç kabul etmiyor. Yıllar sonra bu inkâr politikasının da modası geçecek. Chakraborti “Bu çok büyük bir sorun” diyor ve “15 yıl önce bu konu için görüştüğümüz bölge halkının teninde doku bozukluğu olduğunu gördük ve bu insanların yaklaşık %30 da bir tür kanser hastasıydı” diye ekliyor.

Geçen sene biliminsanları derin kuyulardaki suyun içerdeği arseniğin nereden karıştığını bir sonuca bağladılar. Taşkınlardan korunmak için Bangladeş genelinde kazılan binlerce havuzdan alınan toprak örnekleri bunun fark edilmesini sağladı. Tortul malzemeden süzülerek gelen arseniğin, zemindeki (topraktaki) organik karbon içinde dağılım sergilediği ortaya koyuldu. Boston’da (ABD) bulunan Masaçusets Teknoloji Enstitüsü’nden biliminsanları bu sorunun tek bir çözümü olacağını belirterek “suyun arsenikten etkilenmemesi için havuzlardan aşağıda, daha derinde içme suyu kuyularının açılması gerektiğini” söylediler.

Bu arada, halk arasındaki yaygın inanışlardan zehirlenen kişinin lanetlendiği ya da bu etkinin bulaşıcı olduğu gibi düşüncelerden insanları vazgeçirmek için toplum arsenik zehirlenmesinin tehlikeleri hakkında eğitiliyor. Bangladeş Sağlık Bakanı Dr. A. F. M. Ruhal Haque “İnsanlar arseniğin tehlikeleri hakkında bilinçlendi ve temel tehlikenin farkına varanların oranı giderek artıyor” diyor. Ayrıca Haque, “Bangladeş Hükümeti sağlık taraması ve arsenikten zehirlenen hastaların tedavisi için yatırım yapmaya devam ediyor. Bir yanda da sağlık çalışanları mahallelerde hastalığın etkileri hakkında doğru bilgilendirmelerde bulunuyor” diye ekledi.

fabio longo opzioni binarie migliori trader İngiltere’de Zehirli Bira
Arsenik, 19 yüzyılda ABD ve Britanya’da yayılan bir kirletici oldu. Arsenik duvar kâğıdında, kumaş boyasında hatta şekerleme imalathanelerinde bile kullanıldı.

İnsan eliyle gerçekleşen en kötü zehirlenme örneği, 1900’lerin sonunda Lancashire’den (İngiltere) yayıldı. Göz yumulan bu durum sonucu, Manchester ve Salford’daki yaşayan çok sayıda insanda bazı belirtiler ortaya çıktı. Ama olayların büyümesi, insanların derilerinde oluşan kararmalar, olasılık dışı diğer işaretler bunun arsenik zehirlenmesi olduğu şüphesini arttırdı. Sonunda arseniğin izi sürüldü ve bir firmada üretilen biranın yapımında kullanılan şekerde arsenik olduğu saptandı.

Zehirlenmeden önce sınırı aşan kullanımdan dolayı 6.000’den fazla insan bu zehirli maddeden etkilendi ve zehirlenenlerden 80’i yaşamını yitirdi. Bu olay, gıda güvenliğinde daha sert kanunların çıkarılmasında etkili oldu.


In the 1970s, up to 250,000 children a year died in the country from drinking dirty water; today water can still be fatal.

truffa opzioni binarie How the West poisoned Bangladesh
A UN project aimed to help millions – but it brought them water contaminated with arsenic

Up to 20 million people in Bangladesh are at risk of suffering early deaths because of arsenic poisoning – the legacy of a well-intentioned but ill-planned water project that created a devastating public health catastrophe.

Four decades after an internationally funded move to dig tube wells across the country massively backfired, huge numbers of people still remain at higher risk of contracting cancer and heart disease. The intellectual development of untold numbers of children is also being held back by the contamination of drinking water. Poor diet exacerbates the risk.

Bangladesh’s arsenic crisis dates back to the 1970s when, in an effort to improve the quality of drinking water and counter diarrhoea, which was one of the country’s biggest killers of children, there was large-scale international investment in building tube wells. It was believed the wells would provide safe supplies for families, otherwise dependent on dirty surface water which was killing up to 250,000 children a year.

Yet the move, spearheaded by the UN and the World Bank, was fatally flawed. Although checks were carried out for certain contaminants in the newly sourced water, it was not tested for arsenic, which occurs naturally in the Ganges and Brahmaputra deltas. By the early 1990s, when it was found that up to half of 10 million tube wells were contaminated with arsenic, Bangladesh was confronting a huge problem. The World Health Organisation called it “the largest mass poisoning of a population in history… The scale of the environmental disaster is greater than any seen before; it is beyond the accidents in Bhopal, India, in 1984, and Chernobyl, Ukraine, in 1986”.

Some subsequent studies predicted that, ultimately, one person in 10 who drinks water from the arsenical wells would go on to die from lung, bladder or skin cancer. Even though some of these conditions take decades to develop, by 2004, about 3,000 people a year were dying from arsenic-related cancers.

Since the 1990s, organisations such as Unicef have led the effort to develop and provide alternative sources of water, such as collecting rainwater and filtering surface water. Slowly, the percentage of families exposed to contaminated water has fallen. But a survey conducted by Unicef last year found that 13 per cent of people are still using contaminated water. “That equates to 20 million people,” says Yan Zheng, a Unicef arsenic specialist based in Dhaka. “The health impacts vary. The skin lesions that arsenic causes are well recognised by the villagers. But the cancer and cardiovascular diseases are still not fully recognised by the villagers and some health professionals.” Ms Zheng says a recent study showed significantly higher death rates for those exposed to arsenic: “It was as you would expect – the higher the exposure, the higher the risk.”.

Government and UN officials will publish a new report tomorrow calling for urgent action to tackle what remains a huge problem of contamination, both from drinking water and from crops such as rice that are irrigated with contaminated water. According to the report, being released to coincide with World Water Day, arsenic poses health risks to a significant proportion of the population, though children are particularly vulnerable.

The skin lesions caused by arsenicosis are just the first sign of many possibly fatal health problems. The lesions still attract widespread social stigma in Bangladesh, with many people until recently believing they were the result of a curse.

“Urgent action is needed to refocus the attention of the nation towards an arsenic-safe environment,” says Renata Lok Dessallien, the UN chief in Bangladesh. “Concerted efforts by the government and all stakeholders are necessary to reinvigorate arsenic monitoring and mitigation efforts, and to conduct comprehensive research on emerging threats.”

The arsenic contaminating so much of Bangladesh’s water occurs naturally in the water courses of the rivers that sustain hundreds of millions of people. Many underground sources around the world suffer from arsenic contamination and there have been health issues in countries ranging from Argentina to Taiwan and India. There is also considerable arsenic contamination in parts of the US.

In Bangladesh, a fierce row continues to rage over the responsibility for the massive contamination. While aid groups and the UN insist their testing at the time met international standards, others have argued that there should have been a more thorough awareness of the local geology and topography. Yet more have said that the UN and the World Bank were slow to acknowledge their role in the tragedy.

Dipankar Chakraborti, of the Jadavpur University in West Bengal and a leading expert, says the level of arsenic contamination in Bangladesh is worse than anywhere else globally. He says the international bodies have never fully acknowledged their role in a crisis that will be played out for years to come. “It is a major problem,” he says. “We have found that when we went back to people with skin lesions whom we interviewed 15 years ago, about 30 per cent of them had developed some sort of cancer.”

Last year scientists concluded that arsenic entered the water in tube wells as a result of thousands of ponds that were dug across Bangladesh to provide soil for flood protection. Disturbing the ground released the organic carbon, which in turn causes arsenic to leach from sediments. The scientists from MIT in Boston concluded that one solution would be to dig “deeper drinking-water wells, below the influence of the ponds”.

Meanwhile, educating the public about the dangers of arsenic poisoning, and disabusing them of the widespread idea that its effects are the result of a curse, or infectious, is essential. “Raising awareness among people on the danger of arsenic is essential,” says Bangladesh’s minister of health, Dr A F M Ruhal Haque. “Health workers can disseminate this message, while the government will continue to invest in screening and treatment of arsenicosis patients in affected districts.”

trade max iqoption Britain’s toxic beer
Arsenic was a pervasive contaminant in Britain and the US in the 19th century. It was used in wallpaper, fabric dyes, and even as a colouring in confectionery.

One of the worst instances of man-made arsenical poisoning came in Lancashire in late 1900. Large numbers of people in the Manchester and Salford areas displayed symptoms of what was thought to be simple over-indulgence. But, as the cases mounted, and people began to turn up with blackened skin and other tell-tale signs, arsenic poisoning was suspected. This was confirmed, and eventually traced to the firm that supplied sugar used in brewing.

Before the poisonings had run their course, more than 6,000 people had been affected, and 80 of these died. The episode was instrumental in securing more rigorous legislation on food safety.

Kaynakça
Buncombe, A. 2010. How the West poisoned Bangladesh, Asia, World, News, Independent, London, England, http://www.independent.co.uk/news/world/asia/how-the-west-poisoned-bangladesh-1924631.html, accessed at March 24nd 2010.

Yazar adı ve yayın adı kaynak belirtilerek özgürce kullanılabilir.
Buncombe, A. 2010. Batı Bangladeş’i Nasıl Zehirledi?, çev. Güler, B. http://www.yerbilimleri.com/bati-bangladesi-nasil-zehirledi

“Batı, Bangladeş’i Nasıl Zehirledi?” üzerine 2 düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir