Ordu’daki Maden Ocağının Atıkları Dereye Karıştı

Sağanak yağışın etkili olduğu Ordu’da yağmur, Kurşun-Çinko-Bakır maden ocağının atıkların depolandığı havuzların taşmasına sebep olmuş. Taşan atıklar şehrin içme suyunun sağlandığı Melet Irmağı’na karışmış. Irmaktaki suda yapılan çözümlemeler sonucu kurşun miktarı 338 miligram olarak saptanmış. İçme suyu standartlarına göre, suyun 1 metreküpünde en çok 3 miligram kurşun bulunabilir. Haliyle Melet Irmağı’ndan su alımı durduruldu. Kentin 1 günlük suyu kaldığı için keson kuyulardan içme suyu sağlanacak. Daha fazlası için Ordu Belediyesi başkan yardımcısının NTV’deki açıklamaları..

Burada görüntü var, göremiyorsanız http://www.youtube.com/watch?v=BJEFy-2aLr8

Ordu’nun Kabadüz ilçesi Akgüney Köyü’nde bulunan ve Zamantı Madencilik (Nesko Maden) firmasına ait kurşun, çinko, bakır üretimi yapılan maden ocağından çıkan pasaların bulunduğu havuzlarda ilk olarak 29 Temmuz 2009 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle içme suyunun sağlandığı Melet Irmağı kirlenmiş. Bu olaydan sonra firma hakkında Çevre Kanununa muhalefet suçundan 07 Ağustos 2009 tarihinde 77.656 TL idari para cezası verilmiş. Ayrıca 31 Temmuz 2009 tarihli Valilik Olur’u ile firmanın faaliyeti durdurulmuş.

Fakat faaliyette olmayan maden tesisinde, 23 Eylül 2009 Çarşamba günü sabah erken saatlerde meydana aşırı yağışlar nedeniyle pasa havuzunun üst seviyesine kadar dolan yağmur suyu, ikinci emniyet havuzunun üst kısmında sedde yıkımına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle daha önceki işletme sürecinde depolanan pasanın (artık madde) bir kısmı gene Melet Irmağı havzasına karışmış.

Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun, “Dereden su almayı kestik, sadece derin kuyuları çalıştırıyoruz. Şu anda sadece 1 günlük su ihtiyacını karşılayacak suyumuz depolanmış durumda. Derenin akan suyun içindeki kurşun oranı tehlike arz etmeyen sınıra düşene kadar su almayacağız. Derin kuyularla şehrin suyunu besleyeceğiz. İki gün en azından gereksiz su kullanımını engelleyelim. Gereksiz yere su kullanmayalım. Eğer deredeki kirlilik istediğimiz pariteye kısa süre içinde düşmezse bir sıkıntıyla karşılaşacağımız bir gerçek” dedi.

Şu anda faaliyette olmadıklarını belirten Nesko Maden Genel Müdürü Veli Sulhi Uysal: “Belediye başkanımız da anlatmaya çalıştı, biz bu tesisi 2008 yılının ekim ayında devraldık ve o tarihten beri bu tesiste herhangi bir faaliyette bulunmadık. Bu tesis 2004 yılında atıl bırakılmış ve hiçbir faaliyet olmamış. Biz tüm makinelerimizi ve işçilerimizi yığarak hazır vaziyette bekliyoruz. Bizim amacımız derenin yönünü değiştirmek, bunun için de gerekli projelerimizi hazırladık. Deşarj yönünü değiştireceğiz, başka yapılacak bir şey yok. Bu tamamen bizim dışımızda gelişmiş bir olay. Elimizden gelen her şeyi değiştiriyoruz” dedi. Firma tarafından işletilmeyen maden ocağının yerbilimsel özellikleri.. Ayrıca maden ocağını yanında cevher zenginleştirme işlemi için flotasyon tesisi de mevcutmuş.

Maden Yatağının Genel Özellikleri
Maden sahası, Doğu Pontilerin orta kesiminde yer almakta ve yakın çevresinde, Üst Kretase-Eosen devirleri arasında oluşmuş volkano-sedimanter kayaçlar ile farklı yaşlardaki derinlik kayaçları (granodiyorit, diyorit, monzoit) izlenmektedir. Cevherleşmenin yan kayacını oluşturan andezitler, gri olup yer yer kahve ve yeşil renkli, küçük kristallidir. Cevher damarları boyunca hidrotermal ayrışmaya uğramışlardır. Burada hidrotermal ayrışma sonucu oluşan, başlıca kil mineralleri, daha az kuvars, karbonatlar (kalsit-dolomit) ve pirit izlenmektedir.

Cevher damarları, hidrotermal kökenli, damar tipi cevherleşmelerdir. Damarlar, kuzey ve güney damar olarak tanımlanmaktadır. Kuzey damarı, yaklaşık K70°B yönlü, Güney damarı ise K50°B/K60°B yönlüdür. Geniş ve aramaya muhtaç bir sahadır. 1998–2007 yılına kadar toplam yaklaşık 230.000 ton cevher üretimi yapılarak işlenmiştir. Halen 20.000-25.000 ton arasında üretilebilecek cevher bulunmaktadır.

Cevher mineralleri, kuzey ve güney damarlarda nicelik bakımından biraz farklılık göstermektedir. Kuzey damarda başlıca galenit, sfalerit, çok daha az kalkopirit ve pirit izlenmektedir. Güney damarda ise, aynı mineraller izlenmekle birlikte, kalkopirit kuzey damara göre daha fazladır. Gang minerallerini ise başlıca kil mineralleri, karbonatlar ve daha az kuvars oluşturmaktadır.

Kaynakça
Nesko, 2009. Ordu Kabadüz Maden İşletmesi, Nesko Maden Tic. San. AŞ, İstanbul, Türkiye, http://www.nesko.com.tr/tr/Ordu_Kabaduz_Maden_Isletmesi.html, 26 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
NTVMSNBC, 2009. Ordu’nun 1 günlük suyu kaldı, NTVMSNBC, Ordu, Türkiye, http://www.ntvmsnbc.com/id/25003593, 26 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
OV, 2009. 23 Eylül 2009 tarihli Basın Bülteni, Ordu Valiliği, Ordu, Türkiye, S. 24, http://www.ordu.gov.tr/tr/index.php?option=com_content&task=view&id=1004&Itemid=2, 26 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
TRT, 2009. Ordu’nun 1 Günlük Suyu Kaldı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Ankara, Türkiye, http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=f0424d15-ba18-4d3b-a8f0-d3c27eec5f22, 26 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.

“Ordu’daki Maden Ocağının Atıkları Dereye Karıştı” üzerine 12 düşünce

  1. Belediye başkan yardımcısının söylemi gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu tesisin her türlü yasal izini vardır. Tesisin kurulduğu yerde herhangi bir heyelan tehlikesi de yoktur. Hele hele NTV haber spikerinin söylediği “gözden ırak, sizden kaçak” ifadesi tamamen spekülasyondur. Karadenizde son yağışlarla birlikte bir çok afet olmuştur. Bunların hiçbirinde benzer yaygara çıkartılmamıştır. Neden acaba madencilik düşmanlığı yapılmaktadır?

  2. Eğer belediye veya valilik yanlış beyan veriyorsa ve yasal izin varsa bu izni verenlere bir yaptırım uygulanmalıdır. Aynı ocak birkaç ay önce ceza almış. Şimdiyse bu ocak yüzünden bir ırmak kirlenmiş ve bu ırmaktan beslenen kentin 1 günlük su stoğu kalmış. Trakya’da sel oldu yer yerinden oynadı, burada bütün fatura sadece bu madene kesildi derseniz haklısınız.

    Koca maden ocağı ve flotasyon tesisinin gözden ırakta bile olsa görülmeyecek bir yapı olmadığı ortada. Şaka gibi; ama şehrin acil durumlar için su depolamadığı da ortada. Madencilik düşmanlığı ayrı şey sağlıklı içme suyu ayrı şey. Litre’de en fazla 3 mg olması gereken zehirli bir madde yaklaşık %113 oranda artmış ve 338 mg olmuş. Bu ocağın ÇED raporu yapanda buna izin verende suçlu. Bu mu madencilik düşmanlığı. Yapmayın etmeyin, Ordu’da insan hayatı bu kadar ucuz mu.. Bütün suç yağan yağmurda mı..

  3. Bakın, bu tesisin atık barajı vardır ve yasal prosedürü de tamdır. Atık barajı 3 kademeli olarak yapılmıştır. Ana gövdenin önünde emniyet için 2 gövde daha vardır. Ve de çok akan bir dere üzerinde de yapılmamıştır. Bu tür barajlar tasarlanırken belli bir yağış hesabına göre yapılır. Bu değerlerde Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve DSİ’ den alınır. Bir mühendislik tasarımı sonucu boyutlandırılır. Emniyet katsayısının üstünde yağan yağmur sonucu oluşan sel tüm karadeniz için sorun olmuştur. Bahsettiğiniz değerlerde kalıcı değil ani değerlerdir. Çok kısa bir süre sonra da normal değerlere tekrar düşer. Mal bulmuş zafer magribi gibi bu olaya atlayıp madenciliğe karşı çıkmaktır karşı çıktığım. Elbette tüm teknik girişimler yasal sürece ve tekniğe uygun olmalı ve ekolojik çevreyle barışık olmalıdır. Bu ciddi ve teknik madencilik yapmak isteyenlerin de katıldığı bir ilkedir.

  4. saygılar .kişilerin kendi yaşam haklarına sahip çıkmasından doğal bir şey yoktur.maden tesislerinin akgüney köyüne ilk kurulduğu zaman oraya yapılmış plansız projesiz olan öncede n demir takviyeli olarak yapılan beton barajda yağışlar sonucu çökmüş ve atık barajlarındaki atıklar melet ırmağına karışmıştı hiçte gündeme gelmemişti..geçmişten ders alınarak yeni yapılan barajın ve barajların daha güçlü, plan ve projeye bağlı olarak sel ihtimali nin azami olarak hesaplanarak yapılması işin doğru kısmıdır insan ve çevre sağlığndan daha önemli ne olabilirki.kimsenin maden ve madenci düşmanlığı yaptığını zannetmiyorum bir şehrin içmesuyuna zehirli maden atıklarının karışması sonucunda engellenmesi ve tedbialıması için duyarlı olan herkese saygı göstermek gerektir.ordulu ve akgüney köyünde oturan bir kişi olarak yazmak gereği duydum teşekkür ederim

  5. İlk yapılan ve yıkılan baraj da projeliydi. Projesi olmasaydı ÇED olumlu raporu alamazdı. İnsanlar yaşam haklarını elbette savunacaklar. Dere yataklarına ev yapan insanların yaşam hakkını savunması bir tezettır. Çünkü yaşam hakkını kendisi yok etmektedir. Doğu karadeniz bölgesindeki yağışlar ve oluşan seller bütün mühendislik tasarımlarını yıkmaktadır. Son bir kaç yılda olan seller buna en güzel örnektir. O zaman hiç bir teknik çalışma yapmayalım.

  6. saygılar;çernobilinde projeli olduğuna eminim.ilgili devletin çeşitli organlarıda belli raporlar vermişlerdir ama sonuç kıtayı etkileyen bir çevre faciası olmuştur. girasun ilindeki sel felaketinden ordu ilinde melet ırmağı ve civil dere yataklarına imar izni verenlerin gerekli özeni göstereceklerine eminim.istanbuldaki sel olayında mimar sinanın yıllar önce yaptığı köprünün ayakta kalması teknik hesaplar konusunda bayağı düşündürücüdür.tuna nehrindeki maden pasa barajlarının çökmesi sonucunda oluşan kirlilik hemde avrupanın göbeğinde düşündürücüdür.Genelleme yaparsak bizim neslimiz gelecek nesillerden çok şeyler alıyoruz. köyümüzde böyle bir tesisin olması bizler için çevremiz için çok güzel bir olaydır.faydalıdır.iş sahasının olması kriz ortamında çalışması memnuniyet vericidir.akgüney köyünde yaşayan kişi olarak ilgililerce gerekli özenin gösterildiğini olayın tekrarlanmaması için önlemlerin alındığını elde mevcut olan imkanların seferber edildiğini gerekli çalışmaların yapıldığını görüyoruz .köyümüzde bulunan maden ocaklarını tesisleri açık tutanlara çalıştıranlara köylü olarak teşekkür ederim.

  7. Çernobil faciası, insan faktörü sonucu olmuştur proje sorunları nedeniyle değil. Kaldı ki proje sorunu dsa olabilirdi. Önemli olan sonuçlardan ders almaktır. Her kötü sonuçlanan şeye karşı çıksaydık bugün teknolojik olarak hala ortaçağda kalmış olurduk. Mimar Sinan iyi bir mimardı ama kötü bir mühendisti. O duvar kalınlılarıyla yapıyı ayakta tutmaya çalışısanız maliyet kendini geçer. Şimdi sorun ihale yasasıyla ilgilidir. Yoksa teknik yetersizlikle ilgili değildir.

  8. Sinan Bey

    Söyledikleriniz konularda haklısınız ama şirket genel müdürü devraldıktan sonra çalışmadık ifadesinde bulunuyor ayrıca devir ekim değil daha önce oldu yönetim Haziran ayından ihtibaren kendilerindeydi sende biliyorsun bende biliyorumki devir sonrası çalıştı.Şirketlerin ve Yöneticilerin çevreye bakış açısıda önemli

  9. Doğan Bey, bildiğiniz üzere Zamantı Madencilik Ltd Şti’nin bağlı olduğu Nesko Maden A.Ş. Haziran 2008 başlarında şimdiki şirket tarafından devir alındı ve devirden kısa bir süre sonra bu işletmede teknik kadroları bulunmaktaydı. Sorunu o zaman görüp önlem almaları devir alan şirket yönetiminden beklenirdi. Olay olduktan sonra, hem de yaklaşık 1 sene sonra devir aldıkları şirketi suçlayıcı açıklamalarda bulunmaları yanlıştır. Niye yapmadıklarının cevabını ise Nesko Maden A.Ş.’nin genel müdürüne sorulmalıdır. Burada kimseyi suçlamak ya da eleştirmek istemiyorum.

  10. saygılar

    şirket devrinden bahsediyorsunuz ama şu andaki köyümüzdeki maden şirketinin işçi taşıma ihalesinde zamantı madencilikLtd Şti tarafındayapıldığı ayrıca servis aracının ön kısmında aynı şirket adı yazmakta ve işçileri ordu ilinden maden işletmesine taşımacılığını şuanda yapmaktadır anlayamadım hangi şirketin devredildiğini akgüney köyünde yaşayan birisi olarak şaşırdım bilgi kirliliğimi oluyor acaba

  11. Bir şirket devr edildiğinde hisseleri devr edilir. Yani hisse sahipleri değişir. İsminin değişeceği gibi de bir kural yoktur. Şirket ismini, şirket sahipleri her zaman değiştirebilirler. Zamantı Madencilik Ltd Şti’ nin yeni sahipleri Yıldızlar SSS Holding olup 2008 yılının haziran ayında şirket devirleri yapılmıştır.

  12. doğrudur elbetteki sizler daha doğrusunu bilirsiniz. inşallah bir daha öyle felaketlerle karşılaşmayız işletme sahipleri gerekli önlemleri alırlar.teknik hesaplamalarını isabetli yaparlar geçmiş hatalardan ders alınırşu anda gerekli özen gösteriliyor gibi görülüyor detayların sizler tarafından bilindiği aşikardır.yalnız mimar sinan hakkında yazdığınız iyibir mimar ama kötü bir mühendistir demenizi anlayamadım. aydınlatırsanız memnun olurum saygılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir