Beypazarı’nda ETİ Soda AŞ Soda Külü Üretim Tesisleri Kuruldu

البيسبول المخصصة للمهمة

video autopzionibinarie Açılıştan bir kare. Kaynak: haberturk.com

primer paso en la implementación de un sistema de comercio electrónico

celexa 40 mg heart Dünyanın en büyük ikinci soda külü yatağı Ciner Grup bünyesindeki ETİ Soda tarafından işletilmektedir. Soda külü endüstride dünyada en çok kullanılan ilk on elementin arasında yer almaktadır. 1979 yılında MTA tarafından yapılan kömür arama sondajları sırasında bulunmuş olan Beypazarı Trona Yatağı (tabii soda külü), Wyoming’deki (Vayoming/ABD) rezervlerden sonra dünyanın ikinci büyük rezervine sahiptir. Madenin çıkartılıp, işletilmesi ve ekonomiye kazandırılması maksadıyla 1998 yılında ETİ Soda AŞ kurulmuştur.

http://www.selectservices.co.uk/?propeler=iq-option-come-funziona&818=67 iq option come funziona

chiusura iq option Soda Külü Üretim Tesisi ve Entegre Atık Barajı. ETİ Soda AŞ Soda (Beypazarı-ANKARA) Trona Tesisleri Mevzii İmar Planı. Kaynak: platoproje.com


Soda Külü Üretim Tesisi ve Entegre Atık Barajı. ETİ Soda AŞ Soda (Beypazarı-ANKARA) Trona Tesisleri Mevzii İmar Planı. Kaynak: platoproje.com

Kimya ve cam endüstrisinde yoğun olarak kullanılan soda külü çıkaracak tesisin, Haziran ayına kadar 500 bin ton üretim yapacak, yıl sonuna doğru tam kapasite rakamlarına ulaşacağı belirtildi. Üretim, Derince Limanı’ndan (Kocaeli) Ortadoğu, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika ülkelerine ihraç edilecek. Dünyada tüketimin 42 milyon ton olduğunu belirten ETİ Soda Genel Müdürü Akın KARABEYOĞLU, toplam tüketimin yüzde 2,5’ini karşılayacaklarını söyledi. Dışarıda, Henkel, Unilever, Procter & Gamble gibi kimya devlerinin kuyrukta beklediğini belirten KARABEYOĞLU, ‘Bizden numune bekliyorlar. İstediğimiz kaliteyi yakaladığımızda, numunelerimizi göndereceğiz. İç pazarda müşteri olarak sadece Şişe Cam var. O da, Mersin’de kendi fabrikasından ihtiyacını karşılıyor.” diye konuştu. Yatırımın 3,8 yılda kendisini amorti edeceğini belirten KARABEYOĞLU, yıllık 300 milyon amerikan doları ciro ve 150 milyon amerikan doları kar hedeflediklerini sözlerine ekledi. AYDIN, ” Projenin orijinalliği zorluğundan kaynaklanıyor. Doğrudan doğadan alınan bir cevher son derece komplike bir tesiste rafine edilip, mamüle dönüşüyor. Projenin başarısı, doğadan cevheri kazanmanın performansına yer üstünde kurulmuş olan tesisin randımanlı çalıştırılmasına bağlı. Doğayla birebir bağlantılı bir süreç olması nedeniyle zor olan birçok parametrenin üst düzey teknoloji kullanılarak kontrol altına alınma zorunluluğu var. Bu nedenlerden dolayı tesisimiz, standart bir sanayi tesisi olarak nitelendirilemez. Dünyada örneği çok az olan üretim kapasitesi yönüyle de, dünyanın önde gelen tesislerinden biri olması özelliğindedir. Önümüzdeki yıllarda da bu tesis sektörde izlenecek ve yol gösterici olacaktır.”

Dünyada sadece üç yerde doğal soda külüne esas teşkil eden trona cevheri bulunuyor. En büyük trona rezervi ABD’de, ikincisi Türkiye’nin Beypazarı bölgesinde, üçüncüsü ise Çin’de bulunuyor. Beypazarı bölgesi, kıta Avrupa’sına yönelik tek doğal kaynak olarak biliniyor. Sodyum karbonat ve sodyum bikarbonaın yeraltında cevher olarak bulunduğu şekle Trona madeni deniyor. ETİ Soda AŞ, sıvı madencilik tekniğini kullanarak yer altından çıkarıp sodyum Karbonat (soda külü) ve Sodyum Bikarbonat olarak üretecek. Şu anda Soda Külü’nün en büyük üreticisi ve aynı zamanda tüketicisi Çin. Verilere göre, soda külünün dünya çapında 42 milyon tonluk üretimi, 45 milyon tonluk tüketimi mevcut. Soda külü dünyada en çok cam üretim endütrisi ile kimya ve detarjan sanayinde kullanılıyor. Sodyum Bikarbonat ise daha çok hayvan yemi, baca gazı tribünleri üretiminde kullanılıyor. Beypazarı’nda Sodyum Bikarbonat üretiminin gıda koteksine uygun yapılacağı belirtildi.

binäre optionen handel Kısaca ETİ Soda AŞ
-Eti Soda Kamu ve özel ortaklığıyla kurulan bir şirket; Yüzde 74’ü Ciner Grubu‘na, yüzde 26’si Eti Maden İşletmeleri‘ne ait.
-Soda külü, sodyum karbonat, sodyum bikarbonat ve sudan oluşan endüstriyel bir mineral.
-Beypazarı bölgesinde toplam 240 milyon tonluk trona rezervi bulunuyor. Rezervin ömrü ise 43 yıl.
-Tesisin yıllık 1 milyon ton soda külü, 100 bin ton sodyum bikarbonat üretim kapasitesi var.
-Soda külü, cam, kimya ve detarjan sanayinde kullanılıyor.
-Sodyum bikarbonat ise gıda ve ecza sanayinde kullanılıyor.
-Eti Soda Sanayi Üretim Tesisi, soda külünü çıkararak dünyaya ihraç edecek ve dünya talebinin yüzde 2,5’ini karşılayacak.
-600 kişinin istihdam edildiği tesis dolaylı olarak 3 bin kişiye aş sağlayacak.
-Ekonomimize yıllık katkısı 300 milyon doları bulacak.

Bu haber, AA (Murat MURATOĞLU), HaberTürk (Aslı IŞIK), CinerGrup ve PlatoProje sitelerinden derlenmiştir.

TBMM’de “Maden, Jeoloji, Jeofizik Mühendisleri İşsizlik Sorunu Yazılı Soru Önergesi” Verildi

http://markmymusic.com/?u=%D8%BA%D8%B1%D9%81%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%AA%D8%AF%D8%A7%D9%88%D9%84-%D8%A7%D9%84%D8%AD%D9%8A%D8%A9-%D9%84%D9%84%D9%81%D9%88%D8%B1%D9%83%D8%B3&dd3=23 غرفة التداول الحية للفوركس TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

03.03.2009

Ufuk URAS
İstanbul Milletvekili


Boş Koltuklar – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) bir kare.

İnsan kaynakları planlaması yapılmadan, yetişen nitelikli işgücü işsizlikle karşı karşıyadır. OECD ülkeleri arasında en fazla üniversite mezunu işsiz Türkiye’de bulunmaktadır. TÜİK kayıtlarına göre yerbilimleri mühendislik bölümü mezunlarının % 35’i işsiz görünmektedir. Genç mezunlar arasında bu oran çok daha yüksektir.

MTA, TKİ, TTK, ETİ MADEN, EÜAŞ gibi madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumlarının yatırımları düşerken, madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli MİGEM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Valilik Özel İdare Genel Sekreterlikleri, Sanayi İl Müdürlükleri, TCK, DSİ ve diğer ilgili kamu kurumlarının maden, jeoloji, jeofizik mühendislikleri istihdamında bir artış yokken, üniversitelerde mevcut yer bilimi bölümlerine ilave yeni yer bilimi bölümleri açılmış, açılmaya da devam etmekte ve kontenjanlar da artırılmaktadır.

Mühendislik fakültelerinden yılda ortalama 1100 maden, 2000 jeoloji ve 600 jeofizik mühendisi mezun olmaktadır.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası başta olmak üzere diğer yer bilimleri TMMOB Odalarınca; yapılan istihdamın artırılmasına ilişkin girişimler de sonuçsuz kalmaktadır.

Bu verilere dayanarak;
1-İnsan kaynaklarının planlanması ülke ve sanayinin ihtiyaçlarına göre eğitim ve öğretimi planlaması zorunlu değil midir? Başta Maden mühendisleri olmak üzere jeofizik ve jeoloji mühendisliğindeki %35 olan işsizliğe rağmen mevcut bölümlere ilaveten yeni bölümlerin açılması ve kontenjanların artırılması rasyonel midir? Bu doğrultuda YÖK, DPT ve Devlet Personel Başkanlığının koordineli çalıştığını söylemek mümkün müdür?

2-Hükümetin; maden kaynaklarını sanayinin girdisi olarak değerlendirmek, Türkiye’nin ithal kaynaklara bağımlılığını azaltmak gibi hedefi var mıdır? Varsa bu doğrultuda yaptığı ve yapacağı yatırımlar nelerdir?

3-Maden mühendisi başta olmak üzere yer bilimleri bölümleri mezunlarının istihdamına ilişkin bir çalışma yapılmakta mıdır? 2009 ve 2010 yılı için kamuda istihdamı düşünülen personel sayısı kaçtır?

4-Madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumları ile madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli kamu kurumları ve ilgili kamu kurumlarda 2000 yılındaki maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri unvanlarına sahip personel sayısı ile bugün çalışan maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri unvanlarına sahip personel sayısı kaçtır?

5-Hükümetiniz döneminde; yıllık bazda madencilikle ilgili hangi kurumlara kaç personel yerleştirilmiştir? Yerleştirilen personelden kaçı mühendistir? Yerleştirilen mühendislerin mesleki dağılımları nasıldır?

6-Yukarıda adı geçen kurumlardan hükümetiniz döneminde kaç mühendis emekliye ayrılmıştır? Emekliye ayrılanların meslek dağılımları nasıldır? Bu kurumlardan emekli olan personelin kadrolarının kaçı iptal edilmiştir?

7-Yaşanan “Dünya Kapitalist Kriz”inde başta madencilik sektörü olmak üzere kamunun bir denge unsuru olarak ekonomik faaliyet içinde olması gerekliliğine inanıyor musunuz? Kamu madencilik kurumlarını güçlendirmek ve tekrar üretimin içinde önemli bir yere sahip olması için programınız var mı? Eğer programınız var ise bu programın ana hatları nelerdir?

Bu haber, Buket YARARBAŞ ECEMİŞ (Jeoloji Mühendisleri Odası 21. Dönem 2. Başkanı) tarafından jeogenc(et)jmo.org.tr’ye atılan e-posta ile öğrenilmiştir.

Dikili’deki Jeotermal Suyunda 4.9 mg/l Altın Var

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Araştırma Merkezi tarafından yapılan inceleme sonucu, Dikili Belediyesi’nin Kaynarca bölgesinde işlettiği jeotermal enerji kaynağındaki suyun litresinde yaklaşık 5 miligram (4.9 mg!) altın olduğu belirlendi.


Jeotermal Enerji Santrali. (Yer adı bilinmiyor.)

Uluslararası bilim çevreleri jeotermal akışkandan biyolojik yöntemlerle, siyanür kullanmadan altın elde edilebildiğini ortaya koyuyor. Kaynarca bölgesi Türkiye’nin en büyük jeotermal enerji sahalarından birisi olarak kabul ediliyor. Önceki deneyimler Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Japonya’da, Dikili’dekine benzer gelişmelerin yaşandığını gösteriyor. Nevada’da (Amerika Birleşik Devletleri) ve Japonya’da göllerden, denizden, jeotermal sahalardaki su kaynaklarından siyanür kullanmadan altın elde edildiğine ilişkin örnekler bulunuyor.

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven gelişmeleri, “Demek ki, siyanür liçi yöntemi kullanmadan, çevreyi ve canlı sağlığını tehdit etmeden de altına ulaşılabiliyormuş” sözleriyle değerlendirdi. Özgüven, Kaynarca bölgesinde yer alan jeotermal kuyulardan aldıkları su örneklerini analiz ettirdiklerini belirterek “Dikili’deki jeotermal kuyulardan altın çıkıyor. Şimdi biz Koza Altın AŞ’ye diyoruz ki, siyanür kullanmadan da altın elde edilebiliyormuş. Hiç kimseyi zehirlemeden de altına ulaşılabiliyormuş. Biliminsanlarıyla görüşeceğiz ve Dikili’de, cazibe kaynağıyla ulaşılan altını ekonomimize kazandırmanın yollarını arayacağız” dedi. Özgüven, jeotermal kaynaktan elde elde edilen altının binlerce ton kayayı parçalamadan, siyanür liçi kullanmadan, zehirli atık havuzları oluşturmadan, ağaçları kesmeden doğada kendisini gösterdiğini vurgulayarak “Dikili’deki jeotermal kaynakta, bir litrede bulunan altın oranı adı geçen ülkelerdekinden fazla. Amaç çevre ve insan sağlığına zarar vermeden, geriye zehirli atık depoları, siyanür barajları bırakmadan altın çıkarmak ve halkın zenginliği olarak kullanmak” diye konuştu.

Bu haber, Dikili Belediyesi sitesinden derlenmiştir.