Levha Tektoniği Kuramı

opcje binarne w polsce

opcje binarne trader

estrategia opciones binarias sin indicadores

buy Requip shipped cod

http://vaneeuwijkadvocaten.nl/?nl=binaire-opties-option-navigator binaire opties option navigator

e possibile perdere la somma investita in opzionebinarie

http://restauracefantasy.cz/?kljaksade=binary-options-trading-demo-account-without-deposit binary options trading demo account without deposit

opzioni binarie facili

plus500 oder bdswiss

Levha tektoniği haritası. Görüntü: USGS (http://pubs.usgs.gov/gip/dynamic/slabs.html)
Levha tektoniği haritası. Görüntü: USGS (http://pubs.usgs.gov/gip/dynamic/slabs.html)

trading binario quanto si guadagna

opcje binarne mt4

فوركس اليورو

http://peppermintenergy.com/?nuf=bin%C3%A4re-optionen-einfache-strategie&dd7=d5 binäre optionen einfache strategie

http://arizonapleasureway.com/?sevas=tipps-zum-handeln-mit-binären-optionen tipps zum handeln mit binären optionen

http://uppercreditfieldnaturalists.org/?piter=bin?¤re-optionen-app-demo bin?¤re optionen app demo

Köp Strattera 18 mg visum

Kanadalı olan John Tuzo Wilson 1960’lı yılların ilk yarısında o zamana kadar gerek Kanada kalkanı üzerinde ve gerekse Kanada’daki buzullaşma hakkında yaptığı çalışmalarla kendine haklı bir şöhret yapmış bir jeofizikçiydi. Aynı sıralarda Lamont Jeofizik Rasathanesi’nde, New York’ta radyoculuk yapmaktan bıktığı için bir gecikmiş bir doktora öğrencisi olarak gelen Walter C. Pitman ise sadece fizik eğitimi görmüş olup kendi deyimiyle kayaları kaldırım taşından ayıracak kadar dahi jeoloji bilmiyordu.

Pitman’ın jeoloji konusundaki bilgisizliği aslında kendisinin en büyük avantajı oldu. Pitman, Vine ve Matews’un makalesini tesadüf eseri okuduğu zaman jeolojide bilgi sahibi arkadaşlarının tersine o makalede ileri sürülen fikirleri son derece akla yatkın buldu. Bunun sonucu olarak Lamont’un veri bankalarında bulunan manyetik verileri kontrol ederek Vine ve Matews’un dolaysıyla Hess’in haklı olduğunu gösterdi. Sadece kıtalar değil okyanus tabanları da küre sathında binlerce ve binlerce kilometrelik mesafeler kat ediyorlar orta okyanus sırtında doğup derin deniz hendekleri boyunca tekrar mantoya dönüyorlardı.

Bu arada T. Wilson probleme tamamen değişik bir açıdan yaklaşıyordu. Wilson, Hess’den sonraki en önemli adımı attı ve orta okyanus sırtları ile hendeklerin bittikleri yerlerde aslında hareketin büyük yanal atımlı faylarla başka bir şekle “transforme” edilerek devam ettiğini gösterdi. Böyle sırtları ve hendekleri birbirine bağlayarak hareketin devamını sağlayan yanal atımlı faylara Wilson, hareketi transforme ettikleri için transform fay adını verdi. Wilson 1965’de tüm sırtları ve hendekleri birbirine bağlayan küre üzerindeki hareketli kuşakları ilk defa tam olarak tasvir etti ve bu kuşaklar boyunca birbirlerine göre hareket etmekte olan dâhilî olarak asismik ve yüksek bir burulma rijitidesine sahip olan litosfer parçalarına “Levha” adını verdi. Bu suretle levha tektoniği tüm öğeleriyle ortaya çıkmış oluyordu.

Levha tektoniğinin gelişmesinde, 1967 yılında yayınlanan iki makale çok önemli bir rol oynadı. Bunlardan biri Lamont’un jeofizikçilerinden Lynn R. Sykes tarafından yayınlandı. Sykes, o zamanlar hayli gelişmiş olan depremlerin fay mekanizmalarının çözümleri yönteminden yararlanarak Wilson’un transform fay kavramını ve onunla birlikte Hess’in deniz tabanı yayılması hipotezini kontrol etmek niyetiyle orta Atlantik sırtını öteleyen kırık zonları boyunca bir seri fay düzlemi sonucu elde etti. Sykes yaptığı bütün çözümlerde kesinlikle Wilson’un yorumunun doğru olduğunu buldu.

Levha tektoniği bu şekilde her tabi tutulduğu testten başarıyla çıkınca bu teoriyi tüm küre üzerinde ve ayrıntılı bir şekilde kontrol etmek lüzumu doğdu. Önce 1967’de genç jeofizikçi Dan McKenzie ile uygulamalı matematikçi Robert Parker levha tektoniğinin küre üzerinde nasıl uygulanması gerektiğini göstererek levha hareketlerinin kinematiğinin türetilmesinde deprem kayma vektörlerinin önemine dikkati çektiler.

1969 yılında dar anlamda levha tektoniğinin son önemli öğesini oluşturan üçlü eklem sorunu da McKenzie ve Morgan tarafından ortaya atılıp çözülerek bu teorinin kendi içinde tutarlı ve tamamlanmış bir sistem haline gelmesini sağladılar.

1969 yılından itibaren levha tektoniği, ada yayları, kenar denizleri, orejenik kuşaklar, geçmişteki fauna vefloranın dağılımı, mantonun evrimi ve konveksiyon ve yer bilimleri kapsamına giren pek çok konuda bu prensiplere dayalı veya bu prensiplere dayandığını iddia eden pek çok hipotezin atılmasına neden olmuş ve onlarla birlikte dünya çapında yeni bir tektonik model oluşturmaya başlamıştır.

Bu metin, İstanbul Üniversitesi Yerküre Kulübü’nden (istanbul.edu.tr/yerkure) değiştirilmeden alınmıştır.

“Levha Tektoniği Kuramı” üzerine 9 düşünce

  1. Ben maden işleri ile ugraşan bir mühendisim, bu madenler nasıl oluşuyor diye düşünürken dogal olarak olay jeolojiye oradanda depremlere,dag oluşumuna ve pek tabiiki var oluş nedenine geliyor.
    Kafamdaki bu soruların bir kısmına okudugum bu makale ışık tutuyor,çok faydalı buluyorum, yazanları, derleyenleri candan tebrik ediyorum.

  2. site çok güzel herşey çok güzel de thank you ne ozan bey.Abi lütfen yabancı kelimeleri türkçemize sokmayalım.

  3. yani kısaca eskiden kıtalar birleşikti ve yüzyıllar sonra birbirlerinden uzaklaştılar ve yüzyıllar sonra inanıldığı gibi kıtalardaki kayma hareketi kıtaları tekrar birleştirecek umarım bu yorumum kısa bilgi arayanların işine yarar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir