Bu seçenek ile ana sayfada kaldırmış olduğunuz nesneler geri gelir. Özetle; sayfa ilk durumuna döner.

Hadi sıfırla da görelim!

10-11 Eylül 2009 Konya Depremleri

Birkaç gündür Marmara bölgesinde etkili olan yağışlar Trakya’da sellere sebep oldu. Birden gözler birkaç saniyeliğine Konya’ya çevrildi. Konya’da 10 ile 11 Eylül 2009 tarihlerinde aynı merkez üssünde 4.5 ve 4.7 büyüklüğünde, bir başka merkez üssünde 3.5 büyüklüğünde 3 deprem meydana geldi. 10 tane artçı şok yaşandığı belirtiliyor. Depremlerde can kaybı olmazken; panik nedeniyle baygınlık geçiren ve hafif yaralanan yüzlerce kişi hastanelere koşmuş, sonra deprem olacak söylentisiyle hastanelerden kaçmış. Kulaktan kulağa deprem olacak haberleri ile evler boşaltılmış. Aslında sorunun temeli Konya’da depremden çok insanların yaşadığı korku ve panik.. Daha fazla bilgi için kaynakçaya bakmanız yeterli..

Burada AA’dan 10-11 Eylül 2009 Konya Depremleri’nde yaşananlara ait görüntüler var. Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=dTiIF-6aWFo

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Mehmet Ceren, Konya’nın zemininin alüvyon, yani pekişmemiş olduğunu söyledi. Bu durumun, depremin şiddetli hissedilmesinde çok önemli etkisi olduğunu ifade eden Ceren,”Ayrıca depremin merkez üssünün kent merkezi olması ve yüzeye yakın noktalarda meydana gelmesi de şiddetli hissedilmesinde önemli bir etkendi. Merkeze yakın olması nedeniyle sarsıntılar aşağı yukarı yönünde oldu, bu da daha güçlü sarsıntılara yol açtı. Bu yüzden orta şiddette bir deprem olmasına karşın insanlar aşırı derecede korku ve paniğe kapıldı. Bu nedenle birçok insan balkon ve pencerelerden atladığını düşünüyorum” diye konuştu.


Tarih: 10.09.2009 | Saat: 21.29:52 | Konum: 37.953 K, 32.483 D | Derinlik: 5.0 km | Büyüklük: 4.5 | Yer adı: Sille-Selçuklu-Konya-Türkiye
Tarih: 11.09.2009 | Saat: 04.58:30 | Konum: 37.936 K, 32.438 D | Derinlik: 5.4 km | Büyüklük: 4.7 | Yer adı: Sille-Selçuklu-Konya-Türkiye

MTA, 10-11 Eylül 2009 Sille-Selçuklu (Konya) depremlerinin dışmerkez konumlarını yukarıdaki 1/250000 ölçekli Türkiye Diri Fay Haritası’nda (Emre ve diğerleri, 2009) belirtmiş. Buna göre haritada gösterilen fay KD-GB doğrultulu, yaklaşık 16 km uzunluğunda ve GD’ye eğimli normal bir fay karakterindeymiş. Haritalanan bu fay üzerinde yapılan deprem odak mekanizma çözümü EMSC’den (Avrupa-Akdeniz Deprembilimsel Merkezi) ve deprem merkez yerleri de Kandilli’den alınarak, yukardaki görünütü oluşturulmuş.

İlk Deprem
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü’nden aldığı bilgiye göre ilk deprem 10 Eylül 2009 akşamı saat 21.29′da 5 km derinlikte kaydedildi.

Merkez üssü Selçuklu ilçesine bağlı Sille Mahallesi olan 4,5 büyüklüğündeki deprem kent merkezinin yanı sıra Konya’nın Sarayönü, Kadınhanı, Beyşehir, Çumra ilçeleri ile bağlı yerleşim birimlerinde hissedildi. Ramazan ayının 22. günündeki teravih namazına rastlayan deprem şehirde korku ve paniğe neden oldu. Deprem nedeniyle şehir merkezinde yaklaşık 10 dakikalık elektrik kesintisi yaşandı, yüksek binalarda oturan çok sayıda vatandaşlar sokaklara çıktı. Uzun süre cep telefonu iletişiminde sorun yaşanması nedeniyle yakınlarını merak eden vatandaşların araçlarıyla trafiğe çıkması sonucu kent merkezinde ana yollarda trafik tıkandı.

Başta Konya Numune Hastanesi olmak üzere bazı sağlık kurumlarının acil servisleri panik atak ve korku yaşayan, baygınlık geçiren çok sayıda vatandaşla doldu. Konya Numune Hastanesi acil servisindeki boş yatak kalmaması üzerine depolardan takviye yatak getirildi, Acil Servis koridorlarında hastalara müdahale edildi. Aynı hastanenin Fizik Tedavi Servisi’nin bulunduğu eski binanın duvarında çatlak oluşması üzerine, serviste tedavi gören 26 hastadan durumu iyi olanlar evlerine gönderildi, kalanlar ise Ortopedi Servisi’ne taşındı. Yoğunluğun en fazla olduğu Numune Hastanesinde daha fazla kişiye hizmet verebilmek için durumu iyi olanlar kayıt işlemi yapılmadan tedavi edildi. Hastaneye gelenlerin çok azının panik nedeniyle yüksekten atlayanlar, düşerek veya çarparak hafif yaralananlar olduğu gözlendi.

Depreme bağlı yaralanma olayının olmadığı ancak hastanelerde yaşanan yoğunluk nedeniyle tüm acil sağlık personeli ile ilgili uzmanların çalıştıkları sağlık kurumlarına çağrıldığı bildirildi. İl Sağlık Müdürü Hasan Küçükkendirci, Konya Numune Hastanesi Fizik Tedavi Servisi binasının oldukça eski bir yapı olduğunu, duvarda oluşan çatlağın da bugün Bayındırlık Müdürlüğünden gelen uzmanlar tarafından incelenerek rapor hazırlanacağını söyledi.

Öte yandan, Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde yatan bazı hastalar ”Yarım saat sonra tekrar deprem olacak” söylentileri üzerine hastane bahçesine çıkarak, tedavi olmak istemedi. Panik yaşayan hastalar, görevlilerin uyarıları sonrası hastanedeki yataklarına tekrar döndü. Başhekimi Adnan Tekin, ”Tekrar deprem olacak dedikoduları nedeniyle hastalar tedavileri tamamlanmadan yakınları tarafından evlerine götürülüyor. Çalışanlarımız ve bizler hem anonslarla hem de birebir görüşerek hastalarımızı yatıştırmaya çalışıyoruz. Hastanemizde hizmeti etkileyici bir durum söz konusu değil” dedi.

Ayrıca, yaşanan deprem sonrası Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’ne düşme ve paniğe bağlı bayılma sonucu 13 kişinin başvurduğunu, tedavileri tamamlanan 10 kişinin taburcu edildiği, kalça kırığı ve vücutlarının değişik yerlerinde kesik olan 3 kişinin ise tedavilerinin devam ettiği öğrenildi.

İkinci Deprem
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsünün verilerine göre saat 04.58′de 4,7 büyüklüğünde kaydedilen bu depremin ardından da ilkinde olduğu gibi şehir merkezinde kısa süreli elektrik kesintisi yaşandı.

Konya’da meydana gelen ikinci depremin merkez üssü de yine Selçuklu ilçesi Sille Mahallesi oldu. Gazetecilere açıklama yapan ve yerel televizyonda konuşan bir akademisyenin “korkulacak bir şey olmadığı ve artçı sarsıntının yaşanmayacağına” ilişkin sözlerinin aksine birinciden 7,5 saat sonra daha büyük ikinci bir orta şiddette depremin meydana gelmesi yine vatandaşları sokağa döktü.

İkinci depremin, Ramazan ayının 23. gününde sabah ezanına yakın bir vakitte yaşanması nedeniyle çok sayıda kişi, bu depremi sahur için kalktığında hissetti. İlkinden daha uzun süren bu depremin 5.4 km derinlikte meydana geldiği bildirildi. Battaniyeleri ile sokaklara çıkan çok sayıda vatandaş hava aydınlanana kadar evlerine gitmedi, apartmanların bahçelerinde veya araçlarında sabahladı.

Öğretmenevi Semti’nde incelemelerde bulunan Konya İl Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, vatandaşlarla konuşarak, sakin olunmasını istedi. Öğretmenevi Semti Gazdeposu Sokak’taki hasar gören bir evin çevresine yıkılma ihtimaline karşın güvenlik şeridi çekildi.

Selçuklu’da Büyükşehir Belediyesi’nin arkasında bulunan Belediye Cami’nin minaresinden taş parçaları düştü. Minarenin yıkılma ihtimaline karşı cami çevresine şeritler çekerek güvenlik önlemi alan yetkililer, cami önündeki yolu da trafiğe kapattı. Kent merkezindeki minarelerinden taş parçaları düşen diğer camilerin çevresinde de güvenlik önlemleri alındı.

İkinci depremin ardından sadece Konya Numune Hastanesi’ne yine çoğu panik atak, korku ve baygınlık nedeniyle 200′e yakın kişinin geldiği bildirildi. Konya İl Sağlık Müdürü Hasan Küçükkendirci, dün akşam yaşanan tecrübe nedeniyle bu sefer ciddi bir sorun yaşamadıklarını ve hastalara seri bir şekilde hizmet verildiğini söyledi. İkinci bir deprem olasılığına karşı acil servise personel ve ekstra yatak takviyesi yapıldığını, bu nedenle ikinci depremde hastaneye çok daha fazla kişi gelmesine rağmen sorunsuz bir yoğunluk yaşadıklarını kaydetti.

Deprem Olacak!
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, dün (10 Eylül 2009) yerel saatle 21.29′da ve bugün (11 Eylül 2009) sabah 04.58′de merkez üssü merkez Selçuklu ilçesine bağlı Sille Mahallesi olan 4,5 ve 4,7 büyüklüğündeki iki orta şiddette depremin ardından merkez üsleri Karatay ve Selçuklu ilçeleri olan, büyüklükleri 2,6 ile 2,8 arasında değişen çok hafif şiddetli 10 artçı sarsıntı kaydedildi.

Depremlerin ardından toplam 695 kişinin sağlık kurumlarına başvurduğu bildirildi. Konya Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, İl Kriz Yönetimi Merkezi’nin, Valilik Toplantı Salonu’nda, Vali Yardımcısı Mustafa Karabacak yönetiminde toplandığı belirtildi. Kandilli Rasathanesi raporuna göre, depremlerin şiddetinin giderek azaldığı, bu büyüklükteki depremlerin genel olarak hasara ve can kaybına neden olmayacağı ifade edilen açıklamada, halkın artçı depremlerde panik yapmamaları ve olağan günlük yaşamlarına devam etmeleri gerektiği vurgulandı. Toplantıda, depremler sırasında meydana gelen olayların değerlendirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Haberleşme, elektrik, şehir şebeke suyu, sağlık, eğitim bakımından herhangi bir sorun yaşanmadığı, can ve mal kaybının söz konusu olmadığı, ilgili kurumların bütün tedbirleri aldıkları tespit edilmiştir. Hasarlı binalarla ilgili ekipler oluşturulmuş ve hasar tespit çalışmalarına başlanmıştır. Ayrıca depremle ilgili olarak 695 kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğu, bunlardan 13 kişiye atel yapıldığı, 8 kişinin de yatarak tedavi gördüğü tespit edilmiştir”.

Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediye görevlilerince, “Deprem sarsıntılarının süreceği ve herkesin evlerinden çıkması istendiği” şeklinde bir anons yapılmadığını bildirdi. Merkez Selçuklu ve Meram ilçelerinde, belediyenin, “yeni depremler olacağı, bu nedenle evlerin boşaltılması gerektiği” yönünde anonslar yaptığı söylentisi yayıldı. Kimler tarafından yapıldığı tespit edilmeyen bu anonsların belediye görevlileriyle ilgisi olmadığı, vatandaşların belediye zabıta müdürlüklüklerine başvurması ile ortaya çıktı. Selçuklu ilçesi sınırları içindeki birçok semtte vatandaşlar bu uyarıları ciddiye alarak oturdukları binaları terk etti. Kent merkezinde bulunan Alaaddin Tepesindeki parklar ve çim alanları geceyi uykusuz geçiren çok sayıda insanın da mekanı oldu. Deprem olacağı korkusu nedeniyle battaniyeleri ile Alaaddin Tepesine yüzlerce aile uyumaya ve dinlenmeye çalışıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, depremlerin ardından, vatandaşlar arasında kulaktan kulağa ”Bugün saat 14.00′e kadar yıkıcı bir deprem olacak” söylentisi hızla yayıldı. Aynı zamanda büyük deprem olacağına ilişkin belediye tarafından anons yapıldığı söylentisinin de etkisiyle vatandaşlar birbirlerini arayarak, birbirlerini kapalı mekanlarda bulunmamaları konusunda uyardı.

Kendilerini polis olarak tanıtarak vatandaşlardan evlerini boşaltmalarını isteyen kişiler olduğu yönünde 155 polis imdat hattına iki binin üzerinde ihbar geldi. Polis yetkilileri, kesinlikle böyle bir uygulamaları olmadığını, bunun hırsızlık amacı taşıyan kötü niyetli kişilerce vatandaşlara söylendiğini düşündüklerini belirtti. 155 Polis İmdat hattını arayan vatandaşlara sakin olmaları, evlerini boşaltmalarını isteyen kişilere ise inanmamaları söylendi. Öte yandan, kent merkezindeki önemli işhanlarındaki dükkanlar ve büroların çoğu, deprem olacağı söylentisine inanıldığı için boşaltıldı.

Artçı Sarsıntılar
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Akyürek, çeşitli söylentiler ile yalan-doğru ayırt edilemeyen beyanların kamuoyunda gündeme geldiğini, bu konuda insanların doğru bilgiye sahip olması için böyle bir bilgilendirme toplantısı yapmaya gerek duyduklarını belirtti.

Konya’nın bir deprem bölgesi olmadığını, tarihi seyir açısından da bakıldığında 100 yıllık bir periyotta 4.7′nin üzerinde bir deprem tespit edilmediğini anlatan Akyürek, “100 yıllık periyotta tespit edilen en şiddetli depremi biz bu sabah yaşamış olduk. Sevindirici husus şu ana kadar depremden kaynaklanan can kaybımız veya herhangi bir yaralanma yok. Bina yıkılması gibi bir hadise de olmadı” dedi.

Akyürek,”Şu ana kadar 12 sarsıntı oldu, bunların çoğu hissedilmedi. Arkadaşlarımız, Kandilli Rasathanesi’nin verdiği bilgiye göre, artçı sarsıntıların azalarak bitme aşamasına geldiğini ifade ediyorlar. Öte yandan bazı camileri, minarelerde taş oynaması olduğu için cuma namazında ibadete kapalı tuttuk. Belediyeler ve diğer kamu kurumları olarak teyakkuzdayız ve müdahaleye hazır durumdayız”.

Burada, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Naci Görür’ün NTV’de yaptığı yaptığı açıklamalara ait görüntüler var. Göremeyenler için http://www.youtube.com/watch?v=_z-0xdU1t6Q

Konya Ovası gibi tamamına yakını, depremin şiddetini artıran alüvyon tabanlı olan yerlerde, yüksek katlı bina yaparken iki kez düşünülmesi gerektiği vurgulandı. Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Eren, “Konya’da 20-30 yıl gibi kısa aralıklarla deprem olmadığını, daha uzun aralıklarla deprem olduğunu, Konya ve çevresinde bulunan fay hatlarının 6,5 şiddetinde bir depreme yol açabileceği” belirtti. Eren, bu nedenle kimsenin bu kentte yaşayanlara, “Konya’da yıkıcı deprem olmaz ya da Konya’da yıkıcı deprem olur” diyemeyeceğini söyledi. Eren, bu konuda en büyük sorumluluğun belediyelere ve vatandaşa düştüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Konya’daki yapılar, Akşehir Fayı’nda oluşabilecek depremlerden de etkilenir. Konya Ovası gibi, depremin şiddetini artıran alüvyon (Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil ve benzeri çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın) tabanlı olan yerlerde yüksek katlı bina yaparken iki kez düşünmeli. Yani depremin şiddeti, altı sağlam kayaç olan yerlere göre alüvyon tabanlı yerlerde daha fazla oluyor. Amerika’da örneği var, Konya gibi alüvyon zemine oturmuş Meksiko City, merkezi 400 kilometre ötede olan 8.1 şiddetindeki bir depremden yıkıcı şekilde etkilendi. Aynı zamanda son Gölcük Depremi’nin merkezine yaklaşık 100 kilometre mesafedeki Eskişehir’de yıkıcı etki oluşmuştu. Yani bu tür alüvyon tabanlı yerleşim yerlerinde yüksek katlı binalar, mesafe uzak da olsa yıkıcı şekilde etkileniyor”. Kent merkezinin tamamını içine alan Konya’nın ova kısmına, bina yapmanın zaten doğru olmadığını savunan Eren, Konya gibi olan yerlerde 6 kat ve üstündeki binaların depremden daha fazla etkilendiğini belirtti.

Kaynakça
AA, 2009. KONYA DEPREMLERLE SARSILDI, Türkiye, Anadolu Ajansı, Konya, Türkiye, http://www.aa.com.tr/tr/konyada-orta-siddette-deprem-2.html, 11 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
Aslan, M., 2009. DEPREM ALÜVYON TABAN SEVİYOR, Yaşam, Anadolu Ajansı, Konya, Türkiye, http://www.aa.com.tr/tr/deprem-aluvyon-taban-seviyor-2.html, 15 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
Kandilli, 2009. SILLE-SELÇUKLU (KONYA) 10.09.2009 21:29:52 , Ulusal Deprem İzleme Merkezi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye, http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/tr/20090910212952.html, 11 Eylül tarihinde 2009 ulaşılmıştır.
Kandilli, 2009. SILLE-SELÇUKLU (KONYA) 11.09.2009 04:58:30, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul, Türkiye, http://www.koeri.boun.edu.tr/sismo/map/tr/20090911045830.html, 11 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
MTA, 2009. 10-11 EYLÜL 2009 SİLLE-SELÇUKLU (KONYA) DEPREMLERİ BİLGİ NOTU, Aktif Tektonik Araştırmaları Birimi, Yer Dinamikleri Araştırma ve Değerlendirme Koordinatörlüğü, Jeoloji Etütleri Dairesi, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Ankara, Türkiye, http://www.mta.gov.tr/v1.0/duyuru/duyurular/sille_depremi.pdf, 13 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.
NTVMSNBC, 2009. Konya 4,5 ve 4,7′lik iki depremle sarsıldı, AA, Ankara, Türkiye, http://www.ntvmsnbc.com/id/24999373, 11 Eylül 2009 tarihinde ulaşılmıştır.

2

  1. ahu özkaplan says:

    yaşadığımız depremleri biliyoruz artık yeni olacak bir deprem izleni mivarmı varsa tahmini büyüklük kaç bizleri bunlarla bilgilendirin
    lütfen……

  2. nazar says:

    depremın ardından uzun zaman gecmesıne ragmen tedırgınlıgımız hala devam edıyor :(:(:(

Yorum yaz!